Prof. Dr. Baran Yıldız
Tarih: 18.07.2023 11:40
Günün yazısı
[27/6 20:46] Ömer Tarık Yılmaz: 17- İstinca Bâbı
629 - Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivâyet etti.
(Dedi ki): Bize Ebû Muâviye ile Vekî', A'meşten rivâyet ettiler H.
Bize Yahya b. Yahya da rivâyet etti. Lâfız onundur.
(Dedi ki): Bize Ebû Muâviye, A'meşten, o da İbrahim'den, o da Abdurrahman b. Yezid’den, o da Selman'dan naklen haber verdi. Selmana:
— Peygamberiniz (sallallahü aleyhi ve sellem) size her şey'i hattâ kaza-i haceti bile öğretti (değil mi?) demişler. Selman:
— «Evet, gerçekten Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kıbleye karşı kaza-i hacet veya bevl etmekten, sağ elle taharetlenmekten, üçten az taşla taharetlenmekten, hayvan tezeği veya kemikle taharetlenmekten bizi men etti.» demiş.
630 - Bize Muhammed b. el-Müsenna rivâyet etti.
(Dedi ki): Bize Abdurrahman rivâyet etti.
(Dedi ki): Bize Süfyân, A'meşle Mansurdan, onlarda İbrahim'den, o da Abdurrahman b. Yezid'den, o da Selman dan rivâyet etti. Selman Şöyle dedi:
— «Bize Müşrikler (den biri): Görüyorum ki; sahibiniz size herşeyi öğretiyor. Hatta kaza-i haceti bile öğretiyor.» dedi. Selman şu cevabı vermiş:
— «Evet. Hakikaten o bizden birimizin sağ elle taharetlenmesini ve kıbleye karşı kaza-i hacet etmesini men etti. Hayvan tersi ve kemiklerle taharetlenmekten de men etti. Hem:
«Hiç biriniz üçten aşağı taşla taharetlenmesin.» buyurdu.
631 - Bize Züheyr b. Harb rivâyet etti.
(Dedi ki): Bize Ravh b. Ubade rivâyet etti.
(Dedi ki): Bize Zekeriyya b. İshâk rivâyet etti
(Dedi ki): bize Ebû'z-Zübeyr rivâyet etti, ki Cabiri:
— «Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bizi kemik veya hayvan tezeği ile taharetlenmekten men etti» derken işitmiştir.
632 - Bize Züheyr b. Harb ile İbn Nümeyr de rivâyet ettiler. Dediler ki: Bize Süfyan b. Uyeyne rivâyet etti. H.
Bize Yahya b. Yahya da rivâyet etti. Lâfız onundur. Dedi ki Süfyân b. Uyeyne'ye: Sen Zühriyi Ata' b. Yezid el-Leysiden, o da Ebû Eyyûb'dan o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den naklen şu hadisi rivâyet ederken işitmişsin. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem):
— «Helaya geldiğiniz zaman küçük veya büyük abdest bozarken kıbleyi karşınıza veya arkanıza almayın. Lâkin şarka veya garba dönün.» buyurmuşlar.
Ebû Eyyûb:
— «Müteakiben Şama geldik (orada) kıbleye karşı yapılmış helalar bulduk. Artık onların içinde kıbleden dönüyor ve Allaha istiğfar ediyorduk demiş. (Öyle mi?) » dedim. Süfvan:— «Evet» cevabını verdi.
633 - Bize Ahmed b. Hasen b. Hıraş da rivâyet etti.
(Dedi ki): Bize Ömer b. Abdilvahhab rivâyet etti.
(Dedi ki): Bize Yezid yani İbn Zürey' rivâyet etti!.
(Dedi ki): Bize Ravh Süheyl'den, o da Ka'kaa'dan o da, Ebû Salih'den, o da Ebû Hüreyre'den, o da Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den naklen rivâyet etti. Şöyle buyurmuşlar:
«Sizden biriniz hacetine oturduğu vakit kıbleyi karşısına veya arkasına almasın.»
634 - Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivâyet etti.
(Dedi ki): Bize Süleyman yani İbn Bilâl Yahya b. Said'den, o da Muhammed b. Yahya'dan, o da amcası Vâsi' b. Habbân'dan naklen rivâyet etti. Vâsi' Şöyle dedi:
— «Mescidde namaz kılıyordum. Abdullah b. Ömer'de sırtını kıbleye doğru dayamış oturuyordu. Ben namazımı bitirince bulunduğum yerden (kalkarak) onun yanına gittim. Abdullah şunları söyledi:
— Bir takım insanlar, (tabiî) bir hacetini def için oturursan kıbleye ve Beyt-i Makdise karşı oturma diyorlar. Vallahi ben bir evin damına çıktım da Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) defi hacet için Beyt-ül makdese doğru iki kerpiç üzerinde otururken gördüm.»
635 - Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivâyet etti.
(Dedi ki) Bize Muhammed b. Bişr el-Abdî rivâyet etti.
(Dedi ki) Bize Ubeydullah b. Ömer, Muhammed b. Yahya b. Habban'dan, o da amcası Vâsi' b. Habban'dan o da İbn Ömerden naklen rivâyet etti. İbn Ömer Şöyle dedi:
«Kız kardeşim Hafsa'nın evinin üstüne çıktım, ve Resûlüllah (sallallahü aleyhi
[27/6 20:46] Ömer Tarık Yılmaz: 18- Sağ Elle Taharetlenmekten Nehy Bâbı
636 - Bize Yahya b. Yahya rivâyet etti.
(Dedi ki): Bize Abdurrahman b. Mehdi, Hemmamdan, o da Yahya b. Ebi Kesir'den, o da Abdullah b. Ebi Katade den, o da babasından naklen haber verdi. Şöyle dedi Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem):
«Sakın biriniz bevl ederken âletini sağ eliyle tutmasın, helada sağ eli ile silinmesin; kabın içine de solumasın.» buyurdular.
637 - Bize Yahya b. Yahya rivâyet etti.
(Dedi ki): Bize Veki’ Hişam ed-Destevai'den, o da Yahya b. Ebi Kesirden, o da Abdullah b. Ebi Katâdeden, o da babasından naklen haber verdi. Şöyle dedi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): «Biriniz helaya girdiği vakit zekerini sağ etiyle tutmasın.» buyurdular.
638 - Bize İbn Ebi ömer rivâyet etti
(Dedi ki) ; Bize Sekafi Eyyûb'dan, o da Yahya b. Ebi Kesir'den, o da Abdullah b. Ebi Katade'den, o da Ebû Katade'den naklen rivâyet etti ki Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) kabın içine solumaktan zekerini sağ eliyle tutmaktan ve sağ eliyle taharetlenmekten nehiy buyurmuşlar.
[27/6 20:46] Ömer Tarık Yılmaz: Ebu'l Hamra radıyallahu anh anlatıyor: 'Resulullah aleyhissalatu vesselam'ı, yanında bir kap içinde bir miktar zahire satan bir adamın yakınlarından geçtiğini gördüm. Mübarek elini kabın içine sokup (kontrol ettikten sonra) adama: 'Sen hile yapmışa benziyorsun. Bize hile yapan bizden değildir' buyurdu.'
Kütüb-i Sitte
[27/6 20:47] Ömer Tarık Yılmaz: 85. Allah'u Teâlâ kişinin namazda esnemesinden hoşlanmaz.Aksırmasından ise hoşnut olur.(Tirmizi,2893,Ebu Dâvud,5028)
[27/6 20:47] Ömer Tarık Yılmaz: Tarihte Bugün
• Türkiye BM’ye Üye Oldu 1945
• Harp Akademileri Günü
• Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü
Kuveyt Türk Dijital Takvim
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kuveytturk.dijital.takvim
[27/6 20:47] Ömer Tarık Yılmaz: Günün Ayeti
“Doğrusu biz sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.”
A’raf 10
[27/6 20:47] Ömer Tarık Yılmaz: Günün Hadisi
“Aciz kimse hevâ ve hevesinin peşinde koşup boş hevesleri için temennîde bulunandır.”
Tirmizî, Kıyâmet, 25/2459
[27/6 20:47] Ömer Tarık Yılmaz: Kimler kurban kesmekle yükümlüdür?
Kurban kesmek, akıl sağlığı yerinde, büluğa ermiş (ergen olmuş), dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve mukim olan her Müslümanın yerine getireceği malî bir ibadettir. Temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 80.18 gr altın veya değerinde para ya da eşyaya sahip olan kimselerin kurban kesmesi gerekir. Ayrıca kurban mükellefiyeti için aranan nisabın üzerinden, zekâtın aksine bir yıl geçmesi şart değildir.
Kurban keserken nelere dikkat edilmelidir?
Kurban keserken aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:
a) Usulüne göre bir kesim yapmış olmak için hayvanın yemek ve nefes borularıyla, iki atardamarından en az birinin kesilmesi gerekir. Bu şekilde yapılan bir kesim sırasında, hayvanın omuriliğinin kesilmesi mekruhtur. Bu konuda etlik kesim ile kurbanlık kesim arasında bir fark yoktur.
b) Hayvanın canı çıkmadan başının gövdesinden ayrılmamasına özen gösterilmelidir.
c) Kurban edilecek hayvana acı çektirilmemeli ve eziyet edilmemelidir. Bu nedenle hayvanlar ehil kişiler tarafından kesilmeli ve boğazlama işlemi süratli bir şekilde yerine getirilmelidir.
d) Çevre temizliği için gerekli tedbirler alınmalıdır.
f) Hayvanların bir diğerinin kesimini görecek şekilde yan yana bulundurulmamalarına azami özen gösterilmelidir.
Kuveyt Türk Dijital Takvim
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kuveytturk.dijital.takvim
[27/6 20:47] Ömer Tarık Yılmaz: Tarihte Bugün
• Kurban Bayramı Arefesi
• Sabah Namazını Müteakip “Teşrik Tekbirleri” Başlıyor
• Hicaz, Osmanlı’dan Ayrıldı 1916
Kuveyt Türk Dijital Takvim
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kuveytturk.dijital.takvim
[27/6 20:47] Ömer Tarık Yılmaz: Günün Ayeti
“Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın...”
A’raf 27
[27/6 20:48] Ömer Tarık Yılmaz: Günün Hadisi
“İki nimet vardır ki insanlardan çoğu bunların kıymetini yeterince değerlendirememektedir. Bunlar sağlık ve boş vakittir.”
Buhârî, Rikak 1
[27/6 20:48] Ömer Tarık Yılmaz: AREFE GÜNÜ
Zilhicce ayının dokuzuncu günü Arefe; onuncu, onbirinci, onikinci ve onüçüncü günleri Kurban Bayramı günleridir.
Arefe günü, sabah namazından, bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar, yirmi üç vakit, farz namazların arkasından “Teşrîk Tekbirleri” getirilir.
Arefe günü, yılın en fazîletli günüdür. Burada kastedilen, Kurban Bayramı arefesidir. Zîrâ Ramazan Bayramı arefesi yoktur. Resûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Arefe günü orucunu tavsiye buyurmuştur:
Ebû Katâde, Nebiyy-i Zîşân Efendimizin şöyle buyurduğunu rivâyet ediyor:
“Ümîd ediyorum ki, Allah Teâlâ, Arefe günü tutulan oruç sebebiyle geçmiş ve gelecek yılın günahlarını afv eder.” (Tâc Tercemesi II, 158, Müslim, Ebû Dâvud, Tirmizî, Neseî’den)
Yine İbn-i Abbâs hazretlerinden rivâyet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz Arefe günü oruç tutmuş ve iftar için Ümmü’l- Fazl’ı kendisine göndererek süt istetmiş ve içmiştir. (Tâc Tercemesi II, 158, Buhârî, Müslim, Ebû Dâvud, Tirmizî’den)
* * *
Hadîs-i şerîfte şöyle buyrulmuştur:
“Arefe günü tutulan oruç, geçmiş bir senenin ve gelecek senenin günahlarına keffaret olur.”
Kuveyt Türk Dijital Takvim
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kuveytturk.dijital.takvim
[27/6 20:48] Ömer Tarık Yılmaz: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: صَوْمُ يَوْمِ عَرَفَةَ يُكَفِّرُ سَنَتَيْنِ مَاضِيَةً وَمُسْتَقْبَلَةً. (حم)
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Arefe günü tutulan oruç, geçmiş ve gelecek olmak üzere iki senenin günahlarına keffâret olur.” (Müsned-i Ahmed bin Hanbel)
26 Haziran 2023
Fazilet Takvimi
[27/6 20:49] Ömer Tarık Yılmaz: TEŞRÎK TEKBÎRİ
İbrahim aleyhisselâm, oğlu Hazret-i İsmail’i kurban olarak kesmek üzere iken Cebrâîl aleyhisselâm; “Allâhü ekber, Allâhü ekber” dedi.
İbrahim aleyhisselâm bu tekbîri işitince, “Lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber” buyurdu.
İsmail aleyhisselâm da “Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd” buyurdu.
Teşrîk tekbîri, teşrîk günlerinde alınan tekbîr demektir. Mükellef olan her Müslümana vaciptir. Bakara Sûresi’nin “Sayılı günlerde Allâh’ı zikrediniz...” meâlindeki 203. âyet-i kerîmesi, teşrîk tekbîrine işaret etmektedir.
Zilhicce ayının dokuzuncu günü Arefe’dir.
Arefe günü sabah namazından başlayarak beş gün; Zilhicce’nin 13’üncü, yani bayramın dördüncü günü ikindi namazı dâhil -yirmi üç vakitte- her farz namazın arkasından “Allâhü ekber, Allâhü ekber, lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber, Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd.” diye tekbîr getirilir.
Farzı kılıp sol tarafa selam verildikten sonra ara vermeden, yerinden kalkmadan, mescidden çıkmadan ve dünya kelâmı konuşmadan tekbîr getirmek lâzımdır.
Teşrîk tekbîrini; münferid (namazını yalnız kılan), imam, cemaat, mukîm, müsâfir, kadın-erkek herkes okur.
AREFE VE BAYRAM GECELERİNİ İHYÂ
Arefe ve bayram gecelerinde, mümkünse Hatm-i Enbiyâ, Hatm-i İstiğfâr yapılır ve Tesbîh Namazı kılınır. (Hatm-i İstiğfâr, 1001 defa “Estağfirullâhe’l-Azîm ve etûbü ileyk” okumaktır.) (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)
26 Haziran 2023
Fazilet Takvimi
[27/6 20:49] Ömer Tarık Yılmaz: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ ضَحَّى طَيِّبَةً بِهَا نَفْسُهُ مُحْتَسِبًا لِأُضْحِيَّتِهِ كَانَتْ لَهُ حِجَابًا مِنَ النَّارِ. (طب)
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Kim gönül hoşluğuyla ve sevabını yalnız Allâhü Teâlâ’dan bekleyerek kurbanını keserse, (bu kurban) o kimse için Cehennem ateşinden (koruyan) bir perde olur.” (Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Kebîr)
27 Haziran 2023
Fazilet Takvimi
[27/6 20:49] Ömer Tarık Yılmaz: BAYRAM NAMAZI NASIL KILINIR?
Bayram namazının her iki rekâtindeki üçer adet fazla tekbîre “zevâid tekbîrleri” denir. Vacip olan bu tekbîrler, birinci rekâtte kırâatten önce, ikinci rekâtte kırâatten sonra alınır. Bayram namazı şöyle kılınır:
“Niyet ettim Allah rızası için bayram namazını kılmaya, uydum hâzır olan imama” diye kalben niyet edilir. “Allâhü Ekber” diyerek imam ile beraber iftitâh tekbîri alındıktan sonra eller bağlanır.
“Sübhâneke”den sonra imam sesli, cemaat sessiz “Allâhü Ekber” diyerek ellerini kulaklarına kaldırır ve yanlara salar; yine elleri kaldırarak ikinci tekbîri alır ve ellerini yanlara salar; üçüncü tekbîr alınınca eller bağlanır. İmam, açıktan Fâtiha-i Şerîfe ve zammı sûre (bir sûre veya en az üç âyet) okur, cemaat dinler. Rükû ve secdeden sonra da ikinci rekâte kalkılır.
İkinci rekâtte imam, önce Fâtiha-i şerîfe sonra zammı sûre okur. Sonra birinci rekâtin başında alınan tekbîrler, bu defa kırâatin sonunda üç defa alınır ve eller hep yanlara salınır, dördüncü tekbîr ile rükûa gidilir ve namaz tamamlanır.
Cuma namazında, hutbe namazdan evvel okunur, bayram namazlarında ise namazı müteâkip hutbe okunur. Hutbeye, tekbîr ile başlanır, cemaat de bu tekbîrlere hafif sesle iştirâk eder.
KURBAN KESEMEYENLER NE YAPMALIDIR?
Kurban kesmeye mâlî vaziyeti müsait olmayanlar, bayramın birinci günü öğleden sonra iki rekâtte bir selam vererek altı rekât namaz kılarlar. Namaza şöyle niyet edilir:
“Yâ Rabbi! Âciz kulun kurban kesemedi. Kurban yerine şu vücudumu huzurunda yere sererek kurban ediyorum, beni de kurban kesenler meyânına kabul eyle.”
1. rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 İnnâ enzelnâhü...,
2. rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 İnnâ a’taynâ...,
3. rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 Kul yâ eyyühe’l-kâfirûn...,
4. rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 İhlâs-ı şerîf,
5. rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 Felak Sûresi,
6. rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 Nâs Sûresi okunur. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)
27 Haziran 2023
Fazilet Takvimi
[27/6 20:49] Ömer Tarık Yılmaz: İlim, sana zarûri oldukça kazanmaya çalış, sana gerekli olmayan bilgileri elde etmeye uğraşma, zarûri bilgiyi kazandıktan sonra da, onunla amel etmekten başka bir şey isteme.[Molla Camî]
[27/6 20:49] Ömer Tarık Yılmaz: (Kıssadan Hisse)
YA ÖMER! ALLAH’TAN KORK, ÖLÜM VAR
Hz. Ömer (r.a.) halifelik görevini aldıktan sonra kendi para- sıyla bir adam tutmuştu. Bu adamın görevi her gün, günün belirli saatlerinde Hz. Ömer’in yanına gelerek ona; - “Ya Ömer Allah’tan kork, ölüm var!” demekti. Bu durum günlerce, aylar- ca, hatta yıllarca devam etti.
Bir gün Hz. Ömer (r.a.) aynaya bakarken saç ve sakalının ağar- dığını gördü, görevliyi yanına çağırdı ve ona;
“Aynaya baktığımda gördüğüm ağaran saç ve sakalım bana ölümün habercisi olarak yeter. Sen bana ölümü günün muay- yen saatlerinde hatırlatıyordun, bunlar ise her zaman hatırla- tıyor.” dedi.
DİNÎ KAVRAMLAR
MÜSTEHAB
Müstehab, beğenilen, hoşa giden amel. Peygamberimi- zin bazen yapıp, bazen terk ettikleri ibadet ve amel cin- sinden olan işlerdir.
Müstehab, yapılınca sevâb, yapılmayınca günâh olmayan eylemlerdir. Mendupla eş an- lamlıdır. Müekket olmayan sünnettir. Müstahab, men- dup, farz ve vacib üzerine ilave olarak yapıldığı için na- file; kesin bir emre dayanma- dığından sevap için tatavvu ismi verilmiştir.
ÖZLÜ SÖZ
İyiliği yalnız iyiler anlar, fenalığı herkes. (Cenap Şahabettin)
[27/6 20:50] Ömer Tarık Yılmaz: Hacda farz ve vâcipler dışında kalan diğer menâsik haccın sünnetleridir. Sünnetlerin yerine getirilmesi haccın sevabını arttırır. Mazeretsiz terki mekruhtur. Fakat sünnetlerin terkinde herhangi bir maddî ceza gerekmez. Haccın vâcipleri gibi sünnetleri de 'aslî' ve 'fer`î' olmak üzere iki kısımdır. Fer`î sünnetler ilgili menâsikle birlikte açıklandığı için burada sadece haccın aslî sünnetlerine yer verilecektir.
A) HACCIN SÜNNETLERİ
a) Kudüm Tavafı
Kudüm, 'geliş ve varış' anlamındadır. Buna göre kudüm tavafı, Mekke'ye geliş tavafı demektir. İfrad veya kırân haccı yapan Âfâkýler için sünnet olup Arafat vakfesine kadarki süre içinde eda edilir. Mekke'ye varınca geciktirilmeden yapılması müstehaptır. Haccın sa`yi bu tavaftan sonra yapılacaksa tavafta 'ıztıbâ`' ve 'remel' yapılır. Aksi halde yapılmaz. Âfâký olmayanların, yani haccetseler bile Harem ve Hîl bölgeleri halkının, temettu` haccı veya sadece umre yapanların, ifrad haccı yaptıkları halde Mekke'ye uğramadan doğrudan Arafat'a çıkanların ve özel halleri sebebiyle Arafat vakfesinden önce kudüm tavafı yapamamış olan kadınların kudüm tavafı yapmaları gerekmez.
b) Hac Hutbeleri
Hacla ilgili olarak üç hutbe vardır. Birinci hutbe Zilhiccenin 7. günü Mekke'de, Harem-i şerif'te öğle namazından önce okunur. İkinci hutbe, arefe günü Arafat'ta Nemîre Mescidi?nde zevalden sonra cem`-i takdîm ile kılınan öğle ve ikindi namazlarından önce, cuma hutbesinde olduğu gibi, arada oturularak iki hutbe halinde okunur. Üçüncü hutbe ise, bayramın 2. günü öğle namazından önce Mina'da Mescid-i Hayf'ta irad edilir.
c) Arefe Gecesini Mina'da Geçirmek
Zilhiccenin 8. terviye günü güneş doğduktan sonra Mekke'den Mina'ya gitmek ve o günkü öğle namazından ertesi günkü sabah namazı dahil, beş vakit namazı Mina'da kılıp geceyi de Mina'da geçirmek ve arefe günü sabahı güneş doğduktan sonra buradan Arafat'a hareket etmek sünnettir. Günümüzde kalabalık sebebiyle genellikle doğrudan Arafat'a çıkılmakta ve bu sünnet -düzeni ve emniyeti koruma zaruretinden dolayı- terkedilmektedir.
d) Bayram Gecesini Müzdelife'de Geçirmek
Arefe günü güneş battıktan sonra Arafat'tan Müzdelife'ye intikal edip geceyi burada geçirmek ve sabah namazını kıldıktan ve ortalık aydınlandıktan sonra buradan Mina'ya hareket etmek sünnettir.
e) Bayram Günlerinde Mina'da Kalmak
'Eyyâm-ı nahr' ve 'eyyâm-ı Mina' denilen Zilhiccenin 10, 11 ve 12. günlerinde Mina'da kalmak ve orada gecelemek, Hanefîler'e göre sünnet, diğer üç mezhepte ise vâciptir.
f) Muhassab'da Bir Süre Dinlenmek
Hac sonunda Mina'dan dönüşte, Mekke girişinde, Cennetü'l-muallâ civarında, Muhassab denilen vadide bir süre dinlenmek (tahsîb), Hanefîler'e göre sünnet-i kifâye, diğer mezheplerde ise müstehaptır. Bu yere 'Ebtah', 'Batha' veya 'Hasba' da denilmektedir. Bu vadi günümüzde Mekke'nin içinde kaldığından artık bu sünnet yapılamamaktadır.
B) HACCIN ÂDÂBI
1. Hac farîzası helâl kazanç ile eda edilmelidir. Hac sadece malî bir ibadet olmadığından, meşrû olmayan kazanç sarfedilerek yapılan hac şeklen sahih olursa da bu haccın sevap ve fazileti olmaz.
2. Üzerlerinde kul hakkı bulunanlar yola çıkmadan önce hak sahiplerinin haklarını ödeyerek onlarla helâlleşmelidir.
3. Bir daha işlememek azim ve kararı ile günahlara tövbe edilmelidir.
4. Kazâya kalmış ibadetleri mümkün olduğunca kazâ edilmeye çalışılmalıdır.
5. Hac yolculuğu konusunda bilgi ve tecrübesi bulunan kişilerle istişarede bulunulmalıdır.
6. Haline uygun, anlaşabileceği yol arkadaşları edinmelidir.
7. Yola çıkmadan akraba ve dostlarla vedalaşmalıdır.
8. Gösterişten ve böbürlenmekten sakınmalı, mütevazi ve ihlâslı olmalıdır.
9. Yola çıkarken ve eve dönüşte ikişer rek`at namaz kılmalıdır.
10. Gerek yolculukta gerek hac esnasında başkalarıyla tartışmaktan ve kırıcı davranışlardan sakınmalıdır.
11. Boş ve f
[27/6 20:51] Ömer Tarık Yılmaz: Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah'a biat etmektedirler Allah'in eli onlarin ellerinin üzerindedir Kim ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmus olur Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir (FETİH/10)
Andolsun ki o agacin altinda sana biat ederlerken Allah, o müminlerden razi olmustur Kalplerinde olani bilmis, onlara güven duygusu vermis ve onlari pek yakin bir fetihle ödüllendirmistir (FETİH/18)
Ey Peygamber! Inanmis kadinlar, Allah'a hiçbir seyi ortak kosmamak, hirsizlik yapmamak, zina etmemek, çocuklarini öldürmemek, elleriyle ayaklari arasinda bir iftira uydurup getirmemek, iyi isi islemekte sana karsi gelmemek hususunda sana biat etmeye geldikleri zaman, biatlarini kabul et ve onlar için Allah'tan magfiret dile Süphesiz Allah, çok bagislayandir, çok esirgeyendir (MÜMTEHİNE/12)
[27/6 20:51] Ömer Tarık Yılmaz: İFLÂS
954 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: 'Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: 'Bir kimse, iflâs edenin yanında malını aynen bulmuş ise, bu mala o, herkesten daha ziyâde hak sâhibidir.'
Buharî, İstikrâz 14; Müslim, Müsâkat 22, ( 559); Muvatta, Büyü 42, (2, 678); Tirmizî, Büyü 36, (1262); Ebu Dâvud, Büyü 76, (3519-3520, 3522); Nesâî, Büyü 95, (7, 311); İbnu Mâce, Ahkâm 26, (2358, 2359).
955 - Ebu Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh) anlatıyor: 'Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) zamanında, bir adamın satın aldığı meyveyi âfat vurdu. Bu yüzden adamın borcu arttı ve if1âs etti. (Kendisine dâva arzedilince) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) halka: 'Kardeşinize mal tasadduk (ederek yardım) edin' dedi. Bunun üzerine, halk ona tasaddukta bulundu, ama toplanan, borcunu ödemeye kâfı gelmedi. Aleyhissalâtu vesselâm Efendimiz, bu sefer alacaklılara: 'Bulduklarınızı alın, size bundan başka bir şey yok' buyurdu.
Müslim, Müsâkât 18, (1556); Tirmizî, Zekât 24, (655); Ebu Dâvud, Büyü' 60, (3469); Nesâi, Büyu'30 (7, 265), 96, (7, 312); İbnu Mâce, Ahkâm 25, (2356).
[27/6 20:52] Ömer Tarık Yılmaz: Muâz İbnu Cebel el-Ensârî (radıyallahu anh) hazretleri anlatıyor. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: 'Kimin (hayatta söylediği) en son sözü Lâ ilâhe illallah olursa cennete gider'
Ebu Dâvud, Cenâiz 20, (3116).
[27/6 20:52] Ömer Tarık Yılmaz: Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.
[Bakara Sûresi.42]
[27/6 20:52] Ömer Tarık Yılmaz: “Rabbimiz! Bizi sabırla donat, bize sebat ver ve inkârcı topluluğa karşı bize yardım et!” (Bakara, 2/250)
[27/6 20:52] Ömer Tarık Yılmaz: Akıllıya danışıp onu dinleyen, doğruyu bulur, dinlemeyen pişman olur.[Maverdi]
[27/6 20:53] Ömer Tarık Yılmaz: Oruçluya mekruh olan şeyler nelerdir?
1. Bir şey tatmak.
Ancak zorunlu hallerde bir şey yutmamak kaydiyle yemeğin tuzuna bakılabilir. O takdirde mekruh olmaz.
2. Gereksiz olarak bir şey çiğnemek. Çocuğu için bir şey çiğnemesi gereken kadın, bu işi yapacak başka bir yol bulamazsa küçük çocuğunu korumak maksadıyla çiğneyebilir.
3. Kendine güveni olmayan kimsenin hanımını öpmesi ve kucaklaması.
Bir boşalma olmaması durumunda böyledir. Eğer öpmek veya kucaklamakla boşalma meydana gelirse mekruh olmakla kalmaz, oruç bozulur.
4. Tükrüğünü ağzında biriktirip yutmak.
5. Kan aldırmak veya ağır bir işte çalışmak gibi kendisini zayıf düşüreceğine kanaat getirdiği bir iş yapmak. (Zayıf düşürmeyeceğine kanaat getirirse mekruh olmaz.)
[27/6 20:54] Ömer Tarık Yılmaz: AHDNÂME (Ahidnâme)
Devlet başkanının emriyle, bâzı devlet, topluluk ve şahıslara özel haklar tanımak maksadıyle hazırlanan belge. Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem, hıristiyanlarla ilgili olarak, hazret-i Ali'ye yazdırdığı ahidnâmenin bir kısmı şöyledir Her kim ki, bu ahidnâmenin aksine hareket ederse, ister sultan, ister başkası olsun, Allahü teâlâya karşı isyân ve dîn-i İslâm ile istihzâ (alay) etmiş sayılır ve Allahü teâlânın lânetine lâyık olur. Bütün hıristiyanlar benim himâyem (korumam) altındadır. Onlara zor kullanmayın. Onların dînî reislerini makâmlarından indirmeyin. Onları, ibâdet ettikleri yerden çıkarmayın. Bunların, manastırlarının ve kiliselerinin hiç bir tarafını yıkmayın. Onları, dâimâ merhamet ve şefkat kanatları altında himâye edin!.. (Feridun Bey-Mecmu'a-i Münşeâtüs-Salâtîn)
[27/6 20:55] Ömer Tarık Yılmaz: Akcan
T. İyi kalpli, samimiyetine inanılan
Kısaltmalar:
A. Arapça,
F. Farsça,
FR. Fransızca,
IB. İbranice,
İ. İtalyanca,
Moğ. Moğolca,
T. Türkçe,
Y. Yunanca,
E.T. Eski Türkçe
[27/6 20:56] Ömer Tarık Yılmaz: Maliki mezhebi hakkında bilgi verir misiniz?
Kurucusu İmam Malik’e nisbetle anılan Maliki mezhebi Medine merkezli ve Hicaz fıkhının sistematik bir hale getirilmesiyle ortaya çıkan fıkıh mezhebinin adıdır.
Maliki mezhebinin kusucusu İmam Malik 93/711 yılında Medine’de doğmuş 179/795 yılında aynı şehirde vefat etmiştir. Medine’de döneminin seçkin alimlerinden ders alan İmam Malik belli bir süre sonra Peygamber mescidinde dersler okutmaya başlamıştır.
Hayatı boyunca hep Medine’de kalan İmam Malik’in fıkhının yapısında bu şehrin çok önemli bir yeri vardır. O diğer mezheplerden ayrı olarak Medine halkının amelini hüküm çıkarmada bir delil olarak kullanır. Maliki mezhebinin oluşmasında İmam Malik’in Mescid-i nebi’de yaptığı derslerin büyük önemi bulunmaktadır. Derslerinde Ebu Hanife’nin ders halkasının aksine, öğrencileriyle meseleleri tartışma ve fikir alışverişinde bulunma yerine sadece bilgi verme anlatma metodunu uygulamıştır. Bu nedenle devrinde mezhep tam sistematik hale gelememiş, bunu öğrencileri yapmıştır.
İmam Malik’in, ders halkalarında ve Muvatta’ında takip ettiği metoda göre gittikleri yerlerdeki fıkhi problemleri çözmeye çalışan talebeleri Maliki mezhebini sistematik bir hale getirip, mezhebin görüşlerini ve usulünü kaleme almışlardır. Maliki mezhebi hadislerin yanında, maslahatı, istihsanı ve istıshabı da fıkhi meseleleri çözerken dikkate almıştır.
Sahnun’un el-Müdevvene isimli eseri Maliki fıkhındaki en önemli eserdir. Zira Muvatta’yı bizzat İmam Malik kaleme almış olmasına rağmen bu kitap fıkıh sistematiğine göre kaleme alınmamıştır. Bu nedenle bütün fıkhi konuları içermemektedir. Ancak el-Müdevvene İmam Malik’in ve mezhebin önemli müçtehit alimlerinin fıkhi görüşlerini sistematik bir tarzda işlemektedir.
Maliki mezhebi daha çok İmam Malik’in talebeleri vasıtasıyla Mısır, Kuzey Afrika ve Endülüs’te yayılmıştır. Bugün de Afrika’nın kuzeyi ve batısındaki Libya, Trablus, Tunus, Cezayir, Fas, Merakeş, Sudan ve Afrika sahillerinin çoğunluğu Maliki olup, Irak, Suriye, Hicaz ve yukarı Mısır’da da bu mezhebin bağlıları bulunmaktadır.
[27/6 20:56] Ömer Tarık Yılmaz: 2.
عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ خَطَبَنَا رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ « أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ فَرَضَ اللّٰهُ عَلَيْكُمُ الْحَجَّ فَحُجُّوا » . فَقَالَ رَجُلٌ أَكُلَّ عَامٍ يَا رَسُولَ اللّٰهِ فَسَكَتَ حَتَّى قَالَهَا ثَلاَثًا فَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ « لَوْ قُلْتُ نَعَمْ لَوَجَبَتْ وَلَمَا اسْتَطَعْتُمْ
Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor: Allah’ın Elçisi bize konuşma yaptı ve,- 'Ey insanlar! Allah size haccı farz kılmıştır, haccediniz' buyurdu. Bir sahâbî, - 'Ey Allah’ın Elçisi! Her yıl mı?' diye sordu. Peygamberimiz, sükût etti cevap vermedi. Sahâbî sorusunu üç defa tekrarladı, bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.s.), - 'Eğer ‘evet’ deseydim her yıl hac yapmak farz olurdu, buna gücünüz yetmezdi' cevabını verdi. ( Müslim, 'Hac', 412. bk. İbn Mâce, 'Menâsik', 2.)
[27/6 20:56] Ömer Tarık Yılmaz: 'Deki: 'Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.'
(İsrâ, 17/80)
http://www.duavesureler.com
[27/6 20:56] Ömer Tarık Yılmaz: 'Komşusu açlıktan kıvranırken tok yatan kimse, iman etmiş olmaz.'
(İbn Şeybe, Musannef, 'İman ve Rüya',6)
http://www.duavesureler.com
[27/6 20:56] Ömer Tarık Yılmaz: 'Allahım! Senden selim bir kalb ve daima doğru söyleyen bir dil niyaz ediyorum.'
null
http://www.duavesureler.com
[27/6 20:57] Ömer Tarık Yılmaz: • Kızılcık Fırtınası
'Kurtuluşun şu üç şeydedir; doğru yolda bulunmak, takva sahibi olmak, nefsin arzu ve isteklerini terketmek.' Hz. Hüseyin [radıyallahu anh]
Semerkand Takvimi
[27/6 20:57] Ömer Tarık Yılmaz: Nefis ile Mücadele
Nefis ile mücadele de büyük bir cihaddır. Bundan dolayı çok önemli ilâhî bir görevdir. İslâmiyet’in verdiği bir terbiye içerisinde nefsini korumayan kimse, ne kendisine ne de İslâm yurduna gereği gibi hizmet edebilir. Yüksek fedakârlıklar, yüksek bir İslâm terbiyesi sayesinde meydana gelir. Buna dünya tarihi şahittir. Bunun içindir ki Peygamber Efendimiz bir savaştan döndükleri zaman ashâb-ı kirâma şöyle buyurmuşlardı: Biz şimdi küçük bir cihaddan büyük bir cihada dönmüş bulunmaktayız (Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ). Bununla nefisle mücâhedeye işaret buyurmuşlardı.
Ne Zaman Uyanacaksın?
Hanım velilerden Râbia el-Adeviyye hazretlerinin hizmetinde bulunan bir kadın anlatıyor:
– Râbia el-Adeviyye bütün geceyi namaz kılarak, ibadet ederek geçirirdi. Sabah namazı vakti girdiğinde, ortalık biraz açılıp ağarıncaya kadar namaz kıldığı yerde birazcık uyur, dinlenirdi. Sonra yattığı yerden aniden sıçrayarak namaz için kalkar ve şöyle derdi:
– Ey nefsim, ne çok uyuyorsun, ne zaman kalkacaksın? Az bir şey uyumam seni batırıyor ondan kalkmak istemiyorsun. Yoksa dirilme günü sûra üfürülünce mi kalkacaksın?
Semerkand Takvimi
[27/6 20:57] Ömer Tarık Yılmaz: • Kurban Bayramı Arefesi
'Allah Teâlâ dünyaya emretti ki: Ey dünya! Bana hizmet edene, sen de hizmetçi ol! Senin peşinden koşana da zahmet ve sıkıntı ver.' İmam Cafer-i Sâdık [kuddise sırruhû]
Semerkand Takvimi
[27/6 20:57] Ömer Tarık Yılmaz: Yarın Kurban Bayramı
Kevser sûresinde yüce Allah, Rabb’in için namaz kıl, kurban kes buyurur.
Bu emre muhatap olan Hz. Peygamber [sallallahu aleyhi vesellem] ve müslümanlar, kurbanlarını kesmişlerdir. Resûl-i Ekrem [sallallahu aleyhi vesellem],
İnsanoğlu kurban bayramında, Allah için kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmış olamaz buyurarak bizleri teşvik etmiştir (Tirmizî).
Kurban, yüce Rabbimiz’in rızası için yerine getirilmelidir. İbadetlerde takva ve niyetimiz önemlidir. Âyette,
Onların (kurbanların) etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan sizin takvanızdır… (Hac 22/37) buyrularak, ibadetleri değerli kılan takvaya işaret edilmiştir.
Bu ibadetin yerine getirilmesinde dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır:
*Kurbanlıklar sağlıklı olmalı,
* Kesimleri temiz ve sağlıklı mekânlarda ehil kişilerce usulüne uygun olarak yapılmalı.
* Kesim öncesi ve sonrası temizliğine dikkat edilmeli,
* Özellikle muhtaçlarla paylaşılmalıdır. Kurban böylelikle kalplerde sevgi ve muhabbet filizlerini yeşertir.
Kur’an’dan Bir Dua
Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin (Âl-i İmrân 3/8).
Semerkand Takvimi
[27/6 20:57] Ömer Tarık Yılmaz: Bir Ayet
'Deki: 'Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.'
(İsrâ, 17/80)
Daha fazlası için Bir Ayet Hadis Dua uygulamasını hemen indir; Google Play: https://birayethadisdua.page.link/app?ayet=8Dx+7x1cx5I=
[27/6 20:58] Ömer Tarık Yılmaz: Bir Hadis
“Allahım! Açlıktan sana sığınırım. Çünkü açlık, ne kötü bir arkadaştır. Hainlikten de sana sığınırım. Çünkü hainlik, ne kötü bir sırdaştır.”
(Ebu Dâvûd, “Vitr”, 32; Nesai, “İstiâze”, 19,20; İbn Mâce, “Et'ime”, 53)
Daha fazlası için Bir Ayet Hadis Dua uygulamasını hemen indir; Google Play: https://birayethadisdua.page.link/app?hadis=8Dx+7x1cx5I=
[27/6 20:58] Ömer Tarık Yılmaz: Bir Dua
'Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur, hiç şüphesiz Sen işitensin, bilensin.'
(Bakara, 2/127)
Daha fazlası için Bir Ayet Hadis Dua uygulamasını hemen indir; Google Play: https://birayethadisdua.page.link/app?dua=8Dx+7x1cx5I=
[27/6 20:58] Ömer Tarık Yılmaz: Salih mü'minlerden dostlarınızı çoğaltınız. Çünkü Kıyamet günü her bir mü'min için şefaat hakkı vardır. Hadis-i Şerif
[27/6 20:58] Ömer Tarık Yılmaz: Günün Ayeti
Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim.
(Tâ-Hâ, 20/82)
[27/6 20:58] Ömer Tarık Yılmaz: Günün Hadisi
Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “İnsan ölünce üç şey dışında ameli kesilir: Sadaka-i câriye (faydası kesintisiz sürüp giden sadaka), kendisinden faydalanılan ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlât.”
(Müslim)
[27/6 20:58] Ömer Tarık Yılmaz: Günün Duası
Allahım! Günahlarımın küçüğünü büyüğünü, öncesini sonunu, açığını ve gizlisini, hepsini bağışla.
(Müslim)
[27/6 20:59] Ömer Tarık Yılmaz: Vaktin Esmaül Hüsnası
Er-Rahim
Ahirette, sadece müminlere acıyan, merhamet eden
[27/6 20:59] Ömer Tarık Yılmaz: Günün Hikayesi
O Sahibine Teslim Oldu
Sultan İkinci Murâd Hanın otuz bin akçe değerinde bir atı vardı. At, yanına kimseyi yaklaştırmıyordu. Birgün Sultan Murâd, Emîr Sultan'ı ziyâret için gittiğinde;
'Biz sizin için bir at almıştık. Siz nasıl isterseniz öyle yapalım. Atı getirecek birisini verin de atı size gönderelim.' dedi.
Bu arada Emîr Sultan'ın yanında bulunan talebelerinden, Hacı Baba denilen bir zât vardı. Sultânın sözü üzerine;
'Ah! Hocam bu hizmeti bize verse de, atı alıp gelsem, atın timar ve bakım işlerini yapsam.' diye kalbinden geçirdi.
Emîr Sultan hazretleri ona dönerek;
'Ey Hacı Babam! Gidin o ata, 'Senin şimdiki sâhibin, Allahü teâlânın emrine mutî olup, fermânına mahkûm olmuştur. Sen dahî sâhibine tâbi olup, Allahü teâlânın emrine itâat edip, kötü huylardan vazgeçer misin?' deyin. Bakalım ne işâret eder?' dedi.
O da hemen atın yanına gidip, hocası Emîr Sultan'ın dediklerini söyleyince, at üç defâ başını önüne eğip kaldırdı. O, hemen hocasının yanına gidip durumu arz etti.
Bunun üzerine Emîr Sultan;
'Hacı Baba, o kötü huylarını terk etti. Siz ondan kaçmayın, onu tımar edin.' dedi.
Bunun üzerine, Hacı Baba, hiç korkmadan atı alıp, eve getirdi. Emîr Sultan hazretleri o ata binip, Cumâ günleri câmiye giderdi. Hacı Baba da, her gün o ata binerek pazar işlerini görürdü. O atı bir kenara bağlar, çarşıya giderdi. At, yanına yaklaşmak isteyen bâzı kimselere saldırır, onları öldürmek isterdi. Onlar, o attan canlarını zor kurtarırlardı. Daha sonra bu saldırdığı kimselerin bid'at, kötü îtikâd sâhipleri olduğu anlaşıldı. Atın yanından Ehl-i sünnet itikâdında olan biri geçse, ona başını eğip, sâkin sâkin dururdu. Bu hâli o kadar meşhûr olmuştu ki, çarşı halkı o atı görünce, bid'at sâhiplerine yanına yaklaşmamaları için tenbihte bulunurlardı.
[27/6 20:59] Ömer Tarık Yılmaz: Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat. Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl. Beni Naîm cennetinin varislerinden eyle.
رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ ﴿٨٣﴾وَاجْعَل لِّي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآخِرِينَ ﴿٨٤﴾وَاجْعَلْنِي مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ ﴿٨٥﴾
(Şuara 83-85)
Rabbi heb lî hukmen ve elhıknî bis sâlihîn(sâlihîne). Vec’al lî lisâne sıdkın fîl âhırîn(âhırîne). Vec’alnî min veraseti cennetin naîm(naîmi).
[27/6 20:59] Ömer Tarık Yılmaz: (Yüce) Allah şöyle buyurdu: 'Salih kullarım için hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiç kimsenin aklına gelmeyen şeyler hazırladım.'
(Müslim, Cennet, 2)
[27/6 20:59] Ömer Tarık Yılmaz: YARIN..... AREFE GÜNÜ VE GECESİ
Arefe Günü, Kurban Bayramı’nın birinci gününden önceki gün ve gecesidir. Arefe Günü şunları yapmalıdır:
∆ Arefe gününe hürmet etmek,
∆ Oruç tutmak, (1000 gün oruca bedel.)
∆ Sabah namazından sonra Teşrik Tekbirleri’ne başlamak,
∆ Besmele ile 1000 İhlas sûresi okumak,
∆ En az 100 salevât okumak,
∆ Bol bol duâ etmek,
∆ Kulak, göz, ve dile sâhip olmak,
∆ Günü ibâdetle, zikirle, tefekkürle geçirmek,
∆ Çok istiğfar ve tevbe etmek,
∆ Hasta ziyâreti yapmak,
∆ Sadaka vermek,
∆ Günah işlememek,
∆ Kabir ziyâreti yapmak,
∆ Arefe gecesini ihyâ etmek...
NOT: Şehirlerin Bayram Namazı Vakitleri, bayram günü ön yüzdeki işrak vakitlerinin yerine konulmuştur.
SOHBET.......... YARIN TEŞRÎK TEKBİRLERİ
Arefe Günü sabah namazından, Kurban Bayramı’nın dördüncü günü ikindi namazı sonuna kadar 23 vakitte, erkek ve kadın herkesin (Kadınlar yavaş söyler.) farz namazlardan sonra, selâm verir vermez; (Allahümme entesselâm...) demeden, Tekbîr-i teşrîki okuması vaciptir. Tekbîr-i teşrîk şöyledir: “Allahü ekber, Allahü ekber. Lâ ilâhe illallah. Vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahil hamd.” Beş vakit farz namazlardan başka; Bayram namazından ve Bayram günlerine denk gelen Cuma namazından sonra da okunur. Câmiden çıktıktan sonra veya konuştuktan sonra okumak lâzım değildir.
ŞİİR......... BAYRAM GELDİĞİ ZAMAN
26.06.2023 - Türkiye Takvimi - https://play.google.com/store/apps/details?id=turkiyetakvimi.takvim
[27/6 20:59] Ömer Tarık Yılmaz: YARIN......... KURBAN BAYRAMI
Yarın Müslümanların bayramıdır. Bayram günlerinde
şunları yapmak sünnettir:
1- Erken kalkmak.
2- Gusül abdesti almak.
3- Misvâk kullanmak.
4- Güzel koku sürünmek.
5- Yeni ve temiz elbise giymek.
6- Dargınları barıştırmak.
7- Kabirleri ziyâret etmek.
8- Yüzük takmak.
9- Güler yüzlü olmak.
10- Câmiye erken gitmek.
11- Câmiye giderken tekbir söylemek.
12- Müminlere selâm vermek.
13- Müminlerle bayramlaşmak.
14- Fakirlere sadaka vermek.
15- Akrabayı ziyâret etmek.
16- Din kardeşlerini ziyâret etmek.
17- Ziyârette hediye götürmek.
18- Misâfirlere ikram etmek.
19- Çok duâ ve tevbe etmek.
20- Dîni doğru yayanlara yardım etmek.
Önce diz boyu çukur kazılır.
Kurbanın gözleri temiz bir bezle bağlanır. Kıbleye dönük olarak sol yanı üzerine yatırılır. İki ön ve bir arka ayağı birlikte bağlanır. Üç defa bayram tekbiri okunur. Sonra “Bismillâhi Allahü ekber” diyerek boğazının çeneyle birleştiği bir yerinden kesilir. Yemek borusu, hava borusu ve iki yanda birer kan damarı vardır. Bu dört borudan üçü bir anda kesilmelidir.
BAYRAM NAMAZI NASIL KILINIR
Bayram namazı iki rekâttir. Cemaatle kılınır. Birinci rekâtte Sübhâneke’den sonra tekbir getirilerek eller üç defa kulaklara kaldırılıp birinci ve ikincisinde iki yana salınır. Üçüncüsünde, göbek altına bağlanır. Fâtiha ve zamm-ı sûre okunup rükû ve secdeler yapılır. İkinci rekâte kalkılarak, Fâtiha ve zamm-ı sûre okunduktan sonra, tekbir getirilerek iki el yine üç defa kulaklara götürülür. Üçünde de eller yana salınır. Dördüncü tekbirde, eller kaldırılmayıp, rükûa eğilinir. Secdeler yapılıp oturduktan sonra, selâm verilir.
(Usûl şöyledir: İki salla bir bağla, üç salla bir eğil.)
27.06.2023 - Türkiye Takvimi - https://play.google.com/store/apps/details?id=turkiyetakvimi.takvim
[27/6 21:00] Ömer Tarık Yılmaz: Ravi: İbnu Mes'ud (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: 'Kim (bir belaya) maruz olana taziyede bulunursa, ona öbürünün sevabının bir misli verilir.'
Bu hadisin yer aldığı kitaplar: Tirmizi, Cenaiz 71, (1073)
Hadisin Açıklaması:
Taziye, umumiyetle ölü sahibine başsağlığı için yapılan ziyarete denir. Lügat olarak sabır tavsiye etmek, teselli etmek manasını ifade eder. Dinimiz musibete düşenlere ilgi göstermeyi emreder, ilgiye büyük sevap vaadeder. Nitekim ikinci hadiste, musibet sahibine teselli vermenin, musibeti çekenin sabır ve tevekkül göstererek kazanacağı sevap kadar sevaplı bir amel olduğu belirtilmektedir. Taziye vermenin, alimlerimiz, bizzat giderek (telefon ederek), mektup yazarak gerçekleşebileceğini belirtir ve taziyenin musibeti azaltıcı bir ifade olduğunu söyler. Sabır tavsiye etmek, musibetin ecrini, sevabını hatırlatmak, 'Allah ecrini artırsın', 'Sabr-ı cemil versin', 'Şükretmeyi nasip etsin' gibi dualarda bulunmak, 'hayra sebep olan, yapan gibidir' düsturuna bianen, taziye ile musibet sahibini teskin ve teselli eden onun ecrine biiznillah iştirak edecektir
[27/6 21:00] Ömer Tarık Yılmaz: Kıyamet koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır. (Vakıa, 56/1-2)
[27/6 21:00] Ömer Tarık Yılmaz: Kıyametin kopacağı gün, işte o gün mü’minler ve kâfirler birbirinden ayrılacaklardır. (Rûm, 30/14)
[27/6 21:00] Ömer Tarık Yılmaz: Sakın zanna yer vermeyin. Zira zan, sözlerin en yalanıdır. Tecessüs etmeyin, haber koklamayın, rekabet etmeyin, hasedlesmeyin, birbirinize buğzetmeyin... Ravi: Buhari, Edeb 57
[27/6 21:00] Ömer Tarık Yılmaz: Emin bir Müslüman mal muhafızı olsa ve vazifesini dürüstlükle yapsa, söyle ki, kendisine emredileni gönül hosnuğuyla eksiksiz ve tam olarak yerine getirirse, sadakayı veren iki kisiden biri olur. Ravi: Buhari, Zekat 25
[27/6 21:02] Ömer Tarık Yılmaz: Hadis-i Şerifte Buyuruldu ki:
Bir adam bir meyve bahçesinin meyvelerini toptan satın aldı. Meyveyi toplayıp miktarını tayin edince, tahmin edilenden noksan buldu. Bahçe sahibini görerek eksik çıkan kısmı hesaptan düşmesini veya alım-satım akdinden dönmesini taleb etti. Fakat adam teklif edilenleri kabul etmemeye yemin etti. Bunun üzerine müşterinin annesi, Hazreti Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e müracaat ederek durumu arzetti. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): 'O adam, hayır yapmamaya yemin etmiştir' buyurdu. Bu sözü işiten bahçe sahibi Hazreti Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: 'Ey Allah'ın Resulü, talebini kabul ettim' dedi.
Kaynak : Muvatta, Büyu 15, (2, 621), Buhari, Sulh 10, Müslim, Müsakat 19, (1557)
( Sen de oku : bit.ly/Hadisiserif )
[27/6 21:02] Ömer Tarık Yılmaz: birlikte şimdi namaz kılmadın mı?” buyurdu. Adam evet deyince, Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) : “Öyleyse affedildin” buyurdu. (Buhari, Hudud 27, Müslim, tevbe 44)
437- وعنه قال : قال رسولُ الله
: إن الله لَيَرضي عن الْعبْدِ أن يَأْكُلَ الأكْلَةَ، فَيَحْمَدَهُ عَليه, أَوْ يَشْرَبَ الشَّرْبَةَ، فَيَحْمَدَهُ عَليها .
437: Enes (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Allah kulunun bir şey yedikten sonra hamdetmesinden yine bir şey içtikten sonra hamdetmesinden razı olur.” (Müslim, Zikir 89)
438- وعن أبي موسى
، عن النبيِّ
قال :إن الله تعالى يَبْسُطُ يَدَهُ باللَّيْلِ, ليَتُوبَ مُسِيءُ النَّهَارِ، وَيَبْسُطُ يَدَهُ بِالنهارِ ,لِيَتُوبَ مُسيءُ اللَّيْلِ حتى تطْلُعَ الشمسُ مِنْ مَغْرِبها .
438: Ebu Musa (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Allah gündüz günah işleyenin tevbesini kabul etmek için gece ellerini açık tutar. Gece günah işleyen kimsenin tevbesini kabul için gündüz ellerini açık tutar. Bu iş güneş batıdan doğuncaya kadar yani kıyamete kadar böylece devam eder.” (Müslim, tevbe 31)
439- وعن أبي نجَيحٍ عَمرو بن عَبَسَةَ، السُّلَمِيِّ
، قال : كنتُ وَأنا في الجَاهِلِيَّةِ أَظُنُّ أن النَّاسَ عَلى ضَلالَةٍ، وَأنهُمْ لَيْسُوا على شيءٍ، وَهُمْ يَعْبُدُونَ الأوثان، فَسَمِعْتُ بِرَجُلٍ بِمَكَّةَ يُخْبِرُ أخبارا فَقَعَدْتُ عَلى راحِلَتي، فَقَدِمْتُ عَلَيْهِ، فإذا رسول الله
مُسْتَخْفِيا جُرَآء عَلَيْهِ قَوْمُهُ، فَتَلَطَّفْتُ حَتَّى دَخَلْتُ عَلَيْهِ بمَكَّة، فقلتُ له: ما أنت ؟ قال : أنا نَبِيٌّ. قلتُ: وما نبيّ؟، قال : أَرْسَلَني الله. قلت : وبِأَيِّ شَيْءٍ أَرْسَلَكَ ؟ قال : أَرْسَلَنِي بِصَلِةِ ألارْحَامِ، وكسْرِ الأوْثان، وَأن يُوَحَّدَ الله لاَ يُشْركُ بِه شَيْءٌ. قلت له: فَمَنْ مَعَكَ عَلى هذَا؟ قال : حُرٌّ وعَبْدٌ. ومعهُ يَوْمَئِذٍ أبو بكرٍ وبِلالٌ، رضي الله عنهما فقلتُ: إني مُتَّبِعُكَ، قال : إنكَ لَنْ تَسْتَطِيعَ ذلِكَ يَوْمَكَ هذَا, ألا تَرَى حَالي وحالَ النَاسِ ؟ ولكِن ارْجِعْ إلى أَهْلِكَ فَإذا سَمِعْتَ بي قد ظَهَرتُ فَأْتِني. قال : فَذَهَبْتُ إلى أهلي, وَقَدِمَ رسولُ الله
المدينةَ، وكنتُ في أَهْلِي، فجَعَلْتُ أَتَخَبَّرُ الأخبار ، وَأَسْأَلُ النَاسَ حِينَ قَدِمَ المدينَة,َ حَتَّى قَدِمَ نَفَرٌ مِنْ أهلِي المدينةِ، فقلتُ: مَا فَعَلَ هذَا الرَّجُلُ الذي قَدِمَ المدينةَ ؟ فقالوا: النَاسُ إليهِ سِرَاعٌ، وَقَدْ أَرَادَ قَومهُ قَتْلهُ، فَلَمْ يَسْتَطِيعُوا ذلِكَ، فَقَدِمْتُ المَدِينَةَ، فَدَخَلتُ عليهِ، فقلتُ: يا رسولَ الله أتعْرِفُني ؟ قال : نَعم، أنت الَّذي لَقيتَني بِمكةَ. قال : فقلتُ: يا رسولَ الله، أَخْبِرْني عمَّا عَلَّمَكَ الله وَأَجْهَلُهُ، أخبِرْني عَنِ الصلاة ؟ قال : صَلِّ صَلاةَ
[27/6 21:03] Ömer Tarık Yılmaz: Ona dilediği şekilde kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı. 'Ey Davud ailesi, şükrederek çalışın.' Kullarımdan şükredenler azdır.
-Sebe Suresi, 13
Günlük Hadis Uygulamasını
Ücretsiz İndir:
https://dailyhadith.page.link/y1E4
[27/6 21:03] Ömer Tarık Yılmaz: [Hadis No : 3611]
Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: 'Resülullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki: 'Ümmetim, Kıyamet günü çağırıldıkları vakit abdestin izi olarak (nurdan) bir parlaklıkları olduğu halde gelirler. Öyleyse kimin imkanı varsa parlaklığını artırsın.'
İslami Uygulamalar islamiuyg@gmail.com
[27/6 21:04] Ömer Tarık Yılmaz: Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür. (1-6) - Âdiyât - 4. Ayet
[27/6 21:04] Ömer Tarık Yılmaz: İnsanların en hayırlısı, insanlara en faydalı ola- nıdır. - Suyûtî, Camiu’s-sagir, 2/10
[27/6 21:04] Ömer Tarık Yılmaz: “Bizi yedirip içiren ve bizi Müslümanlardan eyleyen Allah’a hamdolsun.” - Tirmizî, Deavât, 56
[27/6 21:05] Ömer Tarık Yılmaz: Kurban, Yüce Allah’ın rızasını kazanma ve O’na yakınlaşma vesilesidir. “Âdemoğlu kurban günü Allah katında kurban kesmekten daha sevimli olan bir amel işlemez. Kurban, kıyamet günü boynuzları, kılları ve tırnaklarıyla (sevap olarak) gelir.” (Tirmizî, Edâhî, 1) diyen Allah Resûlü’nün belirttiği üzere kurban, kişiyi Rabbi katında değerli kılan salih bir ameldir. Kurban, verdiği nimetlere karşı kulun Rabbine sunduğu bir teşekkür, gerektiğinde her türlü şeyi O’nun uğruna feda edebileceğini ifade eden bir teslimiyet göstergesidir. “Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır.” (Hac, 22/37) ayetinde belirtildiği üzere, kalpteki takva duygusunun bir göstergesidir kurban. Bu yüzden kurban ibadeti, yalnız Allah rızası için, samimi duygularla yapıldığında bir anlam ifade eder. Kurban etinin akrabalar ve komşularla, özellikle de ihtiyaç sahipleriyle paylaşılması ise bu anlamı pekiştirir. - RABBİMİZE YAKINLAŞMA VESİLESİ: KURBAN
[27/6 21:05] Ömer Tarık Yılmaz: Güzel ve Çirkin Huylar
17) İttika: Yüce Allah'dan korkmak, haramdan ve şüpheli şeylerden sakınmaktır. Böyle bir hale 'Takva' denir. Bunun sahibine de 'Müttakî' denilir. Müttakî olan bir zat, güvenilir ve itimat edilir bir insan demektir. Ondan hiç bir kimseye zarar gelmez.
İslam önünde insanlar esasen birbirine eşittirler. Bunların seçkinliği ancak takva iledir. Kur'an-ı Kerîm'de buyurulmuştur:
'Şüphe yok ki, Allah yanında en iyiniz, en çok müttakî olanınızdır.'
İttikanın karşıtı fısk'dır, fücur'dur. Daha açığı, doğru yoldan çıkmak, Allah'a asi olmak, haram ve şüpheli şeylerden kaçınmamaktır. Böyle bir halin sonucu da felakettir, azabdır.
18) Edeb: Güzel terbiye ve güzel huylarla vasıflanmaktır, utanılacak şeylerden insanı koruyan bir hal demektir.
Edeb, insan için büyük bir şereftir. Edebin karşıtı İsaet'dir ki, kötülük yapmak ve terbiyeye aykırı davranmak demektir.
Edeb, insanın süsüdür. Edeb, insanı nefsin arzusuna uymaktan korur ve kurtarır.
'İnsanın edebi, zehebinden (altınından) iyidir' denilmiştir.
Edebden yoksun olan bir insan, bir toplum için zararlı mikroplardan daha tehlikelidir.
19- İhsan: Bağışlama, iyilik etme, bahşiş verme, hayır olarak yapılması uygun olan bir şeyi yapma demektir. İhsan, adaletin üstünde bir faziletdir. Bir ayet-i kerimede buyurulmuştur:
'İhsan ediniz; şübhe yok ki, Allah ihsan edenleri sever.'
Diğer bir ayet-i kerimede de buyurulmuştur:
'Yüce Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsan et.'
20- İhlas: Herhangi bir işi güzel bir niyetle ve saf bir kalb ile yapmak, işe başka bir şey karıştırmamaktır. Böyle bir hale, 'Hulûs' da denir. Yapılan görevlerin değerleri ihlasa göre artar. İhlasın karşıtı Riya (gösteriş) 'dır. Bir görevi yalnız bir gösteriş için veya maddi bir yarar için yapmaktır.
Riyakar bir insan, temiz ruhlu, iyi bir insan değildir. Yaptığı işlerin mükafatını Allah'dan dilemeğe yüzü olmaz. Bir hadîis-i şerifde buyurulmuştur:
'Şüphe yok ki, Allah, sadece kendisi için yapılan ve kendi rızası için istenen bir işi kabul eder.'
21- İstikamet: Her işte doğruluk üzere bulunmak, adaletten ve doğruluktan ayrılmayıp din ve akıl çerçevesi içinde yürümek demektir. Din ve dünya görevlerini olduğu gibi yapmaya çalışan bir müslüman, tam istikamet sahibi bir insandır. Böyle bir insan toplumun en önemli bir organı sayılır.
İstikametin karşıtı, hıyanettir ki, doğruluğu bırakıp verilen sözü gözetmemek, caymak, emanete riayet etm
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-H1BEN5KZ8N