BRÜKSEL (AA) - ABD'nin Venezuela müdahalesinin ardından ABD Başkanı Donald Trump'ın "Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland'a ihtiyacımız var." açıklamasını yinelemesine ilişkin Kyoto Üniversitesinden Doç. Dr. Pascal Lottaz, Yazar David Cronin ve Rasmussen Global Danışmanlık Kuruluşu Kıdemli Danışmanı Nico Lange, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Lottaz, "ABD'nin Venezuela'ya yönelik nedensiz saldırısı uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ve İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası ilişkilerin tüm normlarının son derece ağır bir ihlalidir." değerlendirmesinde bulundu.
ABD'nin bu tarz bir müdahaleyi ilk kez yapmadığına dikkati çeken Lottaz, bunun yasa dışı olduğunun altını çizdi.
"Sırada Grönland olabilir"Avrupa'nın, İspanya hariç, büyük bölümünün tepkisini "utanç verici" olarak değerlendiren Lottaz, AB'nin ve üye devletlerin bu saldırıyı kınamamasının Avrupalıların ABD'nin hukuk dışı uygulamaları karşısındaki bağımlı ve boyun eğici tutumunu ortaya koyduğunu kaydetti.
Lottaz, "Sırada Grönland olabilir. Avrupalılar bu tehdidi ciddiye almazlarsa aptallık etmiş olurlar." dedi.
Trump yönetiminin defalarca, "hukuku" değil yalnızca kendi çıkarlarını umursadığını kanıtladığını aktaran Lottaz, ABD yönetiminin askeri güç kullanarak bir şeyi ele geçirmekten çekinmeyeceğine işaret etti.
Lottaz, "Avrupa, Grönland!ın ABD tarafından ele geçirilmesini önlemek için askeri tedbirler almaya başlamazsa, bunun bedelini acı bir şekilde öğrenecektir." diye konuştu.
"Grönland'a ilişkin tehditler hayati kaynakların kontrolüne yönelik"Yazar Cronin de AB'nin Venezuela'daki Maduro yönetimini gayrimeşru gördüğünü vurgulayarak Amerika'nın Venezuela'ya yönelik saldırısına zımni onay verdiğini belirtti.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ve diğer AB temsilcilerinden gelen açıklamaların Trump'ın BM Şartı'nı ve uluslararası hukukun temel ilkelerini fiilen geçersiz kılma çabalarını cesaretlendirdiğini belirten Cronin, "Trump’ın Venezuela'ya saldırısı açıkça hayati kaynakların kontrolüne yöneliktir. Grönland'a yönelik tehditleri de aynı zihniyeti yansıtmaktadır." ifadelerini kullandı.
Cronin, AB'nin "dış ve güvenlik" alanındaki politikalarının uzun süredir fiilen Washington’da belirlendiğini söyleyerek "ABD, Grönland'a karşı tehditkar bir çizgiye yöneldikçe AB'nin Amerika'ya bağımlı duruşu giderek daha açık biçimde kendi çıkarlarına aykırı ve sürdürülemez görünmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
Buna rağmen AB yetkililerinin neredeyse hiçbir alternatif sunmadığına dikkati çeken Cronin, AB üyelerinin askeri harcamaları artırmalarının da esasen Trump'ın söylediklerini aynen uyguladıklarının bir başka kanıtı olduğunu belirtti.
Cronin, "Bu yaklaşım, Washington'dan bağımsızlığı güvence altına almak için değil, tam tersine ona bağımlılığı pekiştirmek için tasarlanmıştır." değerlendirmesini yaptı.
"Avrupa, Grönland'a yönelik adımın maliyetlerini net biçimde iletmeli"Rasmussen Global Danışmanlık Kuruluşu Kıdemli Danışmanı Lange ise Trump'ın eylemlerine hukuksal bir tutarlılık atfetmeye yönelik analitik çabaların temelden hatalı olduğunu söyledi.
Trump'ın tutarlılık aramadığını ve farklı vakalar arasında bütünlüklü bir çizgi izleme niyeti olmadığını kaydeden Lange, "Trump, doktriner değil, işlemsel hareket eder." ifadesini kullandı.
Lange, bununla birlikte Trump'ın genel davranış kalıbının tutarlı olduğunu, ABD Başkanı'nın yüksek riskli, ucu açık çatışmalardan kaçındığını, bunun yerine kişisel getirisi net olan hızlı ve kararlı operasyonları tercih ettiğini kaydetti.
Trump'ın müdahaleleri meşrulaştırmak için kişiselleştirilmiş hasımları kullandığını aktaran Lange, "Maduro gerekli 'kötü adam' rolüne uyarak kararlı eylem anlatısının kurulmasını mümkün kıldı. Böyle bir figür olmadığında tırmanma zorlaşır. Bu nedenle Grönland gibi senaryolar, benzer bir antagonist ortaya çıkmadıkça daha az olasıdır." değerlendirmesini yaptı.
Diğer taraftan ABD'nin Venezuela hamlesinin Avrupa açısından önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Lange, ABD'nin aynı anda Ukrayna'yı, Orta Doğu'yu, Sahel'i, Hint-Pasifik'i ve şimdi de Venezuela’yı istikrara kavuşturamayacağını, Trump döneminde ABD'nin angajmanının, ortak transatlantik değerlerden ziyade onun önceliklerini takip edeceğini belirtti.
Lange, "Bu nedenle Avrupa, Grönland’a yönelik herhangi bir adımın maliyetlerini perde arkasında son derece net biçimde iletmeli, tırmanma anlatılarının oluşmasını engellemeli ve ABD müdahalesini gerekçelendirebilecek bir 'kötü adamın' ortaya çıkmamasını sağlamalıdır." diye konuştu.
Aynı zamanda Avrupa'nın küresel enerji piyasalarında artan oynaklığa ve daha yüksek düzeyde stratejik belirsizliğe hazırlıklı olması gerektiğine işaret eden Lange, bu durumun Avrupa'nın kendi siyasi, ekonomik ve askeri kapasitesini derhal güçlendirmesi gereğini pekiştirdiğini belirtti.
Lange, "Uzun süredir, Avrupa'nın yeni güç politikaları çağında ikincil bir jeopolitik aktöre dönüşme riski taşıdığı uyarısını yapıyoruz. Savaş sonrası uzlaşının geri döneceğini sessizce ummak bir seçenek değildir." ifadelerini kullandı.
Muhabir: Şerife Çetin