ABD'nin ulusal güvenlik stratejisiyle Trump yönetiminin iç ve dış politika öncelikleri açıklandı

ABD'nin ulusal güvenlik stratejisiyle Trump yönetiminin iç ve dış politika öncelikleri açıklandı

GÜNDEM 6.12.2025 00:47:04 187 0
ABD

ANKARA (AA) - Beyaz Saray'ın web sitesinde Trump imzasıyla yayımlanan 29 sayfalık belge​​​​​de, Trump dönemi iç ve dış politikası ile ülkenin ekonomik vizyonu dahil ulusal ve küresel önceliklere odaklanıldı.

"Güç yoluyla barış" politikası doğrultusunda askeri, diplomatik ve ekonomik gücün öneminin vurgulandığı belgede, "güç en iyi caydırıcı" ifadesi kullanıldı ve bunun Amerika'nın temel ulusal güvenlik çıkarlarının odak noktası olduğu belirtildi.

Dış politika için "pragmatist" olmadan pragmatik, "realist" olmadan gerçekçi, "idealist" olmadan ilkeli, "şahin" olmadan güçlü ve "güvercin" olmadan ölçülü şeklinde nitelemeler tercih edildi ve bu politikanın geleneksel siyasi ideoloji yerine "Önce Amerika" ile motive olduğu bilgisi verildi.

ABD'nin dünya düzenini "ayakta tuttuğu günlerin geride kaldığı" belirtilen belgede, ABD müttefiklerinin kolektif savunmaya daha fazla katkısı için daha fazla harcama taahhüdü sorumluluğu alması gerektiği ifade edildi.

İsmini, 1817-1825'te görev yapan ABD Başkanı James Monroe'dan alan ve batı yarım kürede Avrupa sömürgeciliğine karşı çıkan bir dış politika vizyonu kabul edilen "Monroe Doktrini"ne vurgu yapılan belgede, "Bir deyişle, Monroe Doktrini'ne bir 'Trump Sonucu' ileri sürecek ve uygulayacağız" denildi.

Sınır ve savunma

Ülkenin askeri saldırılardan ve düşmanca dış etkilerden korunmasının hedeflendiği belirtilerek, Amerikan varlıkları ve müttefiklerini korumak için dünyanın en güçlü, güvenilir ve modern nükleer caydırıcılığının ve anavatan için "Altın Kubbe dahil yeni nesil füze savunma sistemlerinin" talep edildiği aktarıldı.

Belgede, "Sınır güvenliği ulusal güvenliğin temel unsurudur." ifadesi kullanıldı ve göç politikalarına yönelik ülkelerin "istikrarsızlaştırıcı nüfus akışlarını kolaylaştırmak yerine durdurmak için birlikte çalıştığı" bir dünya hedeflendiği belirtildi. Ayrıca, göç, uyuşturucu ve bölgedeki "düşman güçlerin" yükselişiyle mücadele etmek için ABD'nin batı yarım kürede daha büyük bir askeri varlık bulundurmasının planlandığı bildirildi.

Avrupa ve NATO

Avrupa'da halihazırda izlenen mevcut politika eğilimlerinin sürmesi halinde, kıtanın "20 yıl veya daha kısa bir sürede tanınmaz hale geleceği" savunulan belgede, diğer yandan ekonomik gerilemenin "medeniyet silinmesi gibi gerçek ve daha çarpıcı bir olasılığın" gölgesinde olduğu öne sürüldü.

"Bazı Avrupa ülkelerinin güvenilir müttefikler olarak kalmaya yetecek kadar güçlü ekonomilere ve ordulara sahip olup olmayacağı henüz belli değil." denilen belgede, Avrupa Birliği (AB) ve bazı ulus ötesi kuruluşların "siyasi özgürlük ve egemenliği baltalayan" faaliyetlerde bulunduğu, göç politikalarının "çatışma oluşturduğu" iddia edildi.

Avrupa bölgesinin sorunları arasında ifade özgürlüğünün sansürlenmesi ve siyasi muhalefetin bastırılması, doğum oranlarının düşmesi ve ulusal kimlik ve öz güven kaybı olduğu belirtilerek, "vatansever Avrupa partilerinin" bölgede artan etkisi övüldü.

Belgede, NATO ittifakının geleceğine yönelik, "en geç birkaç on yıl içinde bazı NATO üyelerinin çoğunluğunun Avrupalı ​​olmaması oldukça olası" değerlendirmesi yapıldı ve NATO'nun sürekli genişleyen bir ittifak olduğu algısına son verilmesi gerektiği belirtildi.

Avrupa ülkelerinin "siyasi krize sıkıştıklarında kendilerini yeniden yapılandıramadıkları" savunulan belgede, "Avrupa, ABD için stratejik ve kültürel açıdan hayati önem taşıyor." denildi. "Avrupa'yı göz ardı edemeyiz. Amerikan diplomasisi, Avrupa uluslarının bireysel karakterlerinin ve tarihlerinin pişmanlık duymadan kutlanmasını savunmaya devam etmeli." ifadesi kullanıldı.

Ukrayna ve Rusya

Rusya-Ukrayna Savaşı'na değinilen belgede, Avrupa'da büyük bir çoğunluğun barış istediği, ancak bu isteğin "hükümetlerin demokratik süreçleri baltalaması" nedeniyle politikaya dönüşemediği ifade edildi.

Rusya ile stratejik istikrarın yeniden tesis edilmesi gerektiği belirtilerek, Avrupa'nın herhangi bir düşman gücün egemenliği altına girmeden, uyumlu egemen uluslar grubu olarak faaliyet gösterebilmesinin sağlanması gerektiği vurgulandı.

Güney Çin Denizi ve Hint-Pasifik

Hint-Pasifik güvenliğine katkı için ABD'nin Hindistan, Avustralya ve Japonya'nın dahil olduğu Quad diyaloğunun önemine işaret edilen belgede, "Yeni Delhi'nin Hint-Pasifik güvenliğine katkıda bulunmasını teşvik için Hindistan ile ilişkileri geliştirmeye devam etmeliyiz." ifadesine yer verildi.

Küresel nakliyenin üçte birinin her yıl Güney Çin Denizi'nden geçtiği, Güney Çin Denizi'ni "bir rakibin" kontrol etmesi potansiyeline karşı güçlü tedbirlerin geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.

Tayvan

"Tercihen askeri üstünlük sağlayarak Tayvan konusunda bir çatışmayı caydırmak bir öncelik" değerlendirmesinde bulunuldu ve Tayvan konusunda uzun süredir devam eden politikaların sürdürüleceği belirtildi.

ABD'nin Tayvan Boğazı'ndaki statükoda "tek taraflı değişiklikleri desteklemediği" belirtilerek şunlar kaydedildi:

"Birinci Ada Zinciri'nin herhangi bir yerinde, saldırıyı engelleyebilecek bir ordu kuracağız. Ancak Amerikan ordusu bunu tek başına yapamaz ve yapmak zorunda da kalmamalı. Müttefiklerimiz harekete geçmeli ve kolektif savunma için çok daha fazla harcama yapmalı."

Bu durumun, Tayvan'ı ele geçirme veya bu adayı savunmayı imkansız kılacak kadar aleyhte bir güç dengesi kurma girişimlerini engelleme kapasitesini güçlendireceği belirtildi.

Japonya ve Güney Kore'nin savunma harcamalarını artırmaya teşvik edilmesi gerektiği vurgulanarak, "Batı Pasifik'teki askeri varlığımızı sertleştirip güçlendireceğiz. Tayvan ve Avustralya ile ilişkilerimizde ise savunma harcamalarının artırılması konusundaki kararlı söylemimizi sürdüreceğiz." ifadesi kullanıldı.

Orta Doğu

"Çatışma, Orta Doğu'nun en sorunlu dinamiği." denilen belgede, bölgenin "başlıca istikrarsızlaştırıcı gücü" şeklinde nitelendirilen İran'ın nükleer programının önemli ölçüde zayıflatıldığı savunuldu.

"Barış Başkanı" olarak nitelendirilen Trump'ın, İsrail'in soykırım yaptığı Gazze Şeridi'ndeki savaşı, "tüm yaşayan rehinelerin ailelerine iade edilmesiyle sonlandırdığı" iddia edilen belgede, çatışmaları küresel savaşlara dönüşmeden durdurmanın "Trump yönetimi için bir öncelik" olduğu belirtildi.

"İsrail-Filistin çatışması çetrefilli olmaya devam ediyor." denilen belgede, Trump'ın müzakere ettiği ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması anlaşması sayesinde daha kalıcı bir barışa doğru ilerleme kaydedildiği ve Hamas'ın geri çekildiği öne sürüldü.

Suriye'nin, potansiyel bir sorun olmaya devam ettiği, Amerikan, Arap, İsrail ve Türkiye desteğiyle istikrar kazanabileceği ve bu şekilde bölgede "ayrılmaz ve olumlu bir oyuncu" olarak hak ettiği yeri yeniden alabileceği belirtildi.

Bölgede "büyük bir maliyetle çıkmaza sürükleyen sonsuz savaşlardan" kaçınmak istenildiği belirtilen belgede, şunlar ifade edildi:

"Orta Doğu ile başarılı ilişkilerin anahtarı, bölgeyi, liderlerini ve uluslarını oldukları gibi kabul ederken ortak çıkar alanlarında birlikte çalışmaktır. Amerika, Körfez enerji kaynaklarının apaçık bir düşmanın eline geçmemesini, Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasını, Kızıldeniz'in seyrüsefere açık kalmasını ve İsrail'in güvenliğini sağlama konusunda her zaman temel çıkarlara sahip olacaktır."


Muhabir: Ahmet Furkan Mercan

Haber Kaynak : Anadolu Ajansı

Borsa günü düşüşle tamamladı

Alanyaspor, Kocaelispor'u 5-0 mağlup etti

Irak, elektrik üretimi için İran'dan gelen gaz akışının tamamen durduğunu açıkladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şüheda 1915" Tiyatro Gösterimi'ni izledi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: GÖKBEY, sivil yolcu taşıma sertifikasyonunu tamamlayan ilk milli hava aracımız oldu

ABD'de üretici enflasyonu şubatta beklentileri aştı

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti yayımlandı

Hakkari'de beyaz örtüyle kaplı dağlardaki kar manzarası dronla görüntülendi

UEFA Konferans Ligi'nde çeyrek finalistler yarın belli olacak

Suriyeli Abdülbari için 15 yıldır sakladığı evinin anahtarı "umudun başlangıcını" simgeliyor

Eminönü'nde bayram alışverişi hareketliliği

Diyarbakır'da "bayramda sofralar tatlansın" diye kadayıf üreticilerinden vardiyalı çalışma

Trump, Hürmüz Boğazı'nı ele geçirmeleri halinde "müttefiklerinin harekete geçeceğini" savundu

Almanya'daki Müttefik Hava Komutanlığınca görevlendirilen patriot sistemi Adana'da konuşlandırılıyor

ABD Başkan Yardımcısı Vance'in İran'a yönelik saldırılar konusunda sessiz kalması dikkati çekiyor

73 ildeki uyuşturucu operasyonlarında 958 şüpheli yakalandı

Trabzon'da terzi kardeşlerin ömrü dikiş makinesinin başında geçti

Milli futbolcu Kenan Yıldız: 4 yıldır buradayım ve burası bana büyük güven gösterdi

Afrika Uluslar Kupası şampiyonluğu iptal edilen Senegal kararı tahkime taşıyacak

Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu yenilenen seçkisiyle açıldı

Özbek aileler ramazanda "ağız açar" iftar sofralarında bir araya geliyor

Depremzede anne, Türk Kızılay gönüllüsü olarak kız çocuklarına bayramlık dikti

Baharın müjdecisi leylekler Tunceli'deki köylerde bulunan yuvalarına dönmeye başladı

Kanoyla suda değil, Erciyes'te kar üzerinde süzüldüler

Hatay'da meslek liselilerin ürettiği çikolatalar bayramda ağızları tatlandıracak

Çanakkale Savaşları'nın bilinmeyen yönleri, Hisart Canlı Tarih Müzesi'nde sergileniyor

Kız kardeşler hayallerini sanat atölyesinde gerçeğe dönüştürdü

Sezonda 200 bin kişiyi ağırlayan Davraz Kayak Merkezi bayramı da hareketli geçirecek

"Saygınlar Kulübü" 65 yaş üstündekilerin buluşma adresi oldu

Kastamonu'da şehit öğretmen ve öğrencilerin hatıraları sınıftaki müzede yaşatılıyor

Yükleniyor

loading