Aşırı sağ Avrupa'daki karar alma süreçlerinde etkisini gösteriyor

Aşırı sağ Avrupa'daki karar alma süreçlerinde etkisini gösteriyor

GÜNDEM 17.11.2025 14:06:59 207 0
Aşırı sağ Avrupa

BRÜKSEL (AA) - Avrupa Parlamentosunda (AP) iktidardaki Avrupa Halk Partisinin (EPP) kurduğu ittifakın, uzun süredir uygulanan "aşırı sağı dışarıda tutma" ilkesini fiilen sona erdirerek aşırı sağın karar alma süreçlerinde kalıcı ve belirleyici güç haline gelmesine yol açtığı tartışılıyor.

Aşırı sağın yükselişi, son yıllarda Avrupa siyasetinin belirleyici eğilimlerinden biri haline geldi.

2024 seçimlerinde bu eğilimdeki partilerin AP'de artırdığı nüfuz, merkez güçleri tedirgin edici seviyeye ulaştı.

AP Genel Kurulunda 13 Kasım'da yapılan oylamada şirketlerin sürdürülebilirlik raporlama ve tedarik zinciri denetimiyle ilgili yükümlülüklerini azaltan "Omnibus I" isimli düzenleme kabul edildi.

720 sandalyelik parlamentoda 382 kabul, 249 ret ve 13 çekimser oyla sonuçlanan oylamanın en çok tartışılan yönü, iktidardaki EPP'nin tasarıyı geçirebilmek için geleneksel "orta yol" müttefiklerinden ayrışarak aşırı sağ partilerle ortak hareket etmesi oldu.

Bu düzenleme ekim ayında da oylanmış, merkez grupların arasında varılan uzlaşmaya rağmen Sosyalistler ve Demokratlardan (S&D) verilen fireler nedeniyle Genel Kurulda reddedilmişti.

AP kaynaklarına göre EPP, geçen hafta yapılan oylamada ise bu kez Macaristan lideri Viktor Orban'ın partisinin de mensubu olduğu Avrupa'nın Vatanseverleri (Patriots for Europe) adlı aşırı sağ grubun desteğini aldı.

Bunun yanında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin başını çektiği Avrupa Muhafazakarları ve Reformistleri (ECR) de tasarıya destek verdi.

Mevcut yasama dönemi içinde EPP, aşırı sağcı gruplarla birkaç kez ittifak yapmıştı ancak son oylama, Avrupa siyasetinde uzun süredir sürdürülen "aşırı sağı dışarıda tutma" ilkesini fiilen ortadan kaldırmış oldu.

"Cordon sanitaire" olarak bilinen bu yöntem, radikal partilerin karar alma süreçlerine katılmasını önlemek için oluşturulan gayriresmi engeli ifade ediyor. Fiilen bu, AP'de S&D, liberal çizgideki Renew Europe (Avrupa'yı Yenile) ve Yeşiller gibi "merkezci güçlerin" aşırı sağın etkisini sınırlamak amacıyla yıllardır uyguladığı bir yöntemdi.

Ancak 13 Kasım'daki oylamayla bu uygulama fiilen sona erdi ve aşırı sağ, ilk kez AP'de karar almaya etki eden güç niteliği kazandı.

AP'de Sosyal Demokratlar ve liberaller, EPP'nin aşırı sağ ile aynı safta yer almasını sert dille eleştirirken Yeşiller, kararı "çevreye ve insan haklarına zarar veren geri adım" olarak nitelendirdi.

Kabul edilen değişiklikler, yalnızca çok büyük şirketlerin sürdürülebilirlik raporu hazırlamasını zorunlu kılıyor. Daha önce geniş bir şirket grubunu kapsayan "iklim dönüşüm planı hazırlama zorunluluğu" tamamen kaldırıldı. Ayrıca şirketlere verilecek para cezalarının, "net ciroya bağlı kesin oranlarla belirlenmesi" önerisi yumuşatılarak belirsiz bir ifadeye dönüştürüldü.

Düzenleme, üye ülkelerin oluşturduğu AB Konseyinde de onaylandıktan sonra yasalaşabilecek ancak "Avrupa'nın merkez gücü", AB Komisyonunun Alman Başkanı Ursula von der Leyen'in grubu EPP'nin aşırı sağ ile kurduğu bu yeni ortaklığın, gelecek dönemlerde Avrupa'nın karar alma süreçlerinde dengeleri kalıcı biçimde değiştirebileceği değerlendiriliyor.

"Kendi çöküşlerinden kendileri sorumlu"

AB Hukuku ve Politikaları Profesörü Alberto Alemanno, AA muhabirine, "AB tarihinde ilk kez, kuruluşundan bu yana AB'yi inşa eden ve yöneten 'AB yanlısı merkezci partiler' bir kenara itiliyor. Kendi çöküşlerinden kendileri sorumlu." değerlendirmesinde bulundu.

Alemanno, "Omnibus I oylaması, yalnızca Yeşil Mutabakat'ı ortadan kaldırmakla kalmıyor, aynı zamanda 2029'a kadar Avrupa'yı yönetecek siyasi çoğunluğu da yeniden tanımlıyor." ifadesini kullandı.

Von der Leyen'in siyasi çoğunluğunun yalnızca sağ ve aşırı sağdan oluşacağını savunan Alemanno, "Bu durum, AB'nin ekonomisi, toplumu ve demokratik temelleri üzerinde yıkıcı etkilere yol açarak ABD yönetiminin AB üzerindeki etkisini ikiye katlamasına olanak tanıyacak." görüşünü paylaştı.

"Bunun daha geniş bir modele dönüşüp dönüşmeyeceği ise henüz belli değil"

Aşırı sağ konusunda uzmanlaşan Almanya Dresden Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Oliviero Angeli ise oylamanın sonucunun şaşırtıcı olmadığını belirtti.

İklim politikasının Avrupa siyasetinde göç tartışmalarının yerini aldığını, kutuplaştırıcı ve siyasi yelpazenin farklı renklerine sahip partiler için giderek daha cazip savaş alanı haline geldiğini söyleyen Angeli, şunları kaydetti:

"İklim politikası konusunda EPP, Yeşillerden ziyade Meloni'nin ECR'sine daha yakın duruyor. Bu durum, geleneksel AB yanlısı 'büyük koalisyon' mantığı ve aşırı sağa yönelik 'güvenlik çemberi' için riskler taşıyor. Bunun daha geniş bir modele dönüşüp dönüşmeyeceği ise henüz belli değil."


Muhabir: Selen Valente Rasquinho

Haber Kaynak : Anadolu Ajansı

İran Dışişleri Bakanı: "Altyapımıza saldırı olursa, (misillemede) hiçbir şekilde kısıtlama uygulamayacağız”

ABD'nin Orta Doğu'ya üç savaş gemisi ve yaklaşık 2 bin 500 asker daha konuşlandıracağı iddia edildi

Dışişleri Bakanı Fidan, BAE Devlet Başkanı Al Nahyan tarafından kabul edildi

New York Belediye Başkanı Mamdani, görevdeki ilk bayram namazını kıldı

İran lideri Hamaney ülkesine birlik çağrısı yaptı

Cumhurbaşkanı Erdoğan jandarma personelinin bayramını kutladı

Uluslararası Enerji Ajansından petrol krizine karşı hız sınırı ve evden çalışma çağrısı

Milyonlarca cihazı esir alan siber saldırı şebekesi etkisiz hale getirildi

Çekya'da, İsrailli silah şirketi Elbit Systems ile bağlantılı bir fabrika ateşe verildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Antalya teşkilatıyla telefonda bayramlaştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmetçikle telefonda bayramlaştı

MSB kaynaklarından İncirlik Üssü'nde "sirenlerin çaldığı" paylaşımlarına ilişkin açıklama

İletişim Başkanı Duran, İsrail'in Mescid-i Aksa'da bayram namazını kılmak isteyenlere saldırısını kınadı

Dünyada Ramazan Bayramı kutlanıyor

Afganistan Pakistan'ın ateşkesi ihlal ettiği iddiasında bulunurken Pakistan iddiayı reddetti

Çocuklar için sosyal medyada güvenli kullanım kritik önem taşıyor

Teknopark İzmir, 2028 yılında 1 milyar dolarlık yüksek teknoloji ihracatı hedefliyor

"Tek Başına Değil, Çok Başına Bayram" projesiyle tek yaşayan yaşlılar yalnız bırakılmayacak

Bakan Işıkhan, SGK'nin 36 ilacı daha geri ödeme listesine dahil ettiğini duyurdu

Filistinliler, bayram namazını İsrail'in kısıtlamaları nedeniyle kapatılan Mescid-i Aksa çevresinde kıldı

Doğu Anadolu'da soğuk hava etkisini sürdürüyor

Üretim odaklı küresel gıda sistemi, halk sağlığını göz ardı ediyor

KDK'den "otoparkta meydana gelen araç hasarından idare sorumludur" kararı

Uzmanlardan ramazan sonrası "öğün düzenine kademeli dönüş" önerisi

Donanma Komutanlığında bayram sevinci

Sakarya'daki Türkiye'nin ilk hızlı tren fabrikasının yapımında yüzde 55 ilerleme sağlandı

Çinileriyle öne çıkan sultan eseri: Çinili Cami

PFDK, Süper Lig'den 6 kulübe para cezası verdi

Türkiye'de yaklaşık 1,8 milyon yaşlı tek başına yaşıyor

İstilacı türlerle mücadelede yeni düzenlemeler devreye alınıyor

Yükleniyor

loading