Aşırı sağın artan varlığı AB'nin göç politikasını sertleştiriyor

Aşırı sağın artan varlığı AB'nin göç politikasını sertleştiriyor

GÜNDEM 17.10.2024 12:52:18 47 0
Aşırı sağın artan varlığı AB

BRÜKSEL (AA) - Haziran ayında yapılan Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde AB çapında gözler önüne serilen aşırı sağdaki yükseliş, düzensiz göçle mücadeleyi Brüksel'in gündeminde tutmaya devam ediyor.

Özellikle göçmen karşıtlığını kullanarak önemli güç kazanan aşırı sağcı partilerin AB politikasına en doğrudan etkilerinin göç alanında olması beklenen bir gelişmeydi.

2015'te patlak veren göçmen krizinin ardından çalışmalarına başlanan, ancak mayıs ayında üzerine uzlaşılan Göç ve İltica Anlaşması'yla birlikte rafa kalktığı varsayılan göç tartışması, son haftalarda yeniden alevlendi.

Yaz sonunda katı göçmen karşıtı tutumuyla bilinen Viktor Orban hükümetinin göçmenleri Macaristan'dan tek yönlü biletle Brüksel'e gönderme çıkışını, Almanya'nın 16 Eylül'de 6 aylığına tüm komşularına yönelik sınır kontrolleri başlatması takip etti.

Son olarak da 12 Ekim'de Polonya Başbakanı Donald Tusk'un sığınma hakkını geçici olarak askıya alacağını duyurması, göçü yeniden Brüksel gündeminin en sıcak maddesi haline getirdi.

Gelecek yıl genel seçimlere gidecek Berlin ve Varşova'nın arka arkaya aldığı tedbirlerin ardından, dün İtalya'nın aşırı sağcı Başbakanı Giorgia Meloni'nin Arnavutluk ile geçen sene yaptığı, sığınma başvurusu yapanların AB dışına gönderileceği merkezler kurulmasına dair anlaşmanın uygulamaya konması, gözleri bu tür bir çözüme çevirdi.

Öyle ki; AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bu konu odağında yazdığı mektupla göçü, yaz dönemi arasından sonra bugün Brüksel'de ilk kez toplanan AB liderlerinin gündeminde üst sıralara taşıdı.

Von der Leyen, dün ilk olarak 10 Bangladeş ve 6 Mısır vatandaşından oluşan bir grubun İtalya'dan Arnavutluk'ta açılan merkezlere gönderildiği ve burada sığınma başvuruları sonuçlanana kadar tutulacağı anlaşmayı örnek gösterdi, liderlerin bu seçeneği değerlendirmesini teklif etti.

Teklif, İngiltere'nin 2022'de dillendirdiği, ülkeye yasa dışı yollarla girip sığınma talebinde bulunanları, Ruanda'ya göndermesini öngören planı akıllara getirdi.

Von der Leyen'in hem bazı AB liderlerince hem de uluslararası insan hakları kuruluşlarca iltica hakkı ve ilgili güvencelerin ihlali, keyfi gözaltı, kişisel özgürlüklerin ihlali gibi bazı riskler barındırdığı gerekçesiyle eleştirilen "Ruanda planı" benzeri teklifinin AB'de daha yaygın bir karşılık buluyor olması dikkati çekti.

Ana akım partilerin aşırı sağın artan etkisini dengeleme ihtiyacı

Almanya Dresden Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Oliviero Angeli AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, "Aşırı sağ partilerin yükselişi, geri dönüş merkezleri gibi politikaların teşvik edilmesinde kesinlikle rol oynuyor." dedi.

Angeli hem Avrupa'da hem de küresel olarak göç kontrolünü ve iltica işlemlerini "ülke dışında" yönetmeye eğilimin arttığını belirterek, "Ana akım partiler, daha geniş bir seçmen kitlesine hitap etmek ve aşırı sağın artan etkisini dengelemek için göç konusunda daha kısıtlayıcı önlemler alma baskısı hissediyor." ifadelerini kullandı.

İtalyan uzman, bu durumun kaynak yönetimi, entegrasyon ve göç akışları hakkındaki endişelerin yoğunlaştığı ülkelerde artan bir "göçmen yorgunluğu"nun bir yansıması olduğunu dile getirdi.

"AB'nin normatif bir güç ve insan hakları savunucusu olma iddiasına gölge düşüyor"

Merkezi Brüksel'de bulunan Göç Politikası Grubu'nun (Migration Policy Group) Başaraştırmacısı Doç. Dr. Başak Yavçan da von der Leyen'in teklifini, AB'nin son yıllarda göçü dışsallaştırma politikalarının bir başka işareti" olarak gördüğünü söyledi.

Mektubun ana öğesinin geri dönüşler olduğunu, entegrasyon ya da göç için yasal yollara yönlendirmeye hiç vurgu yapılmadığını belirten Yavçan, bu tür bir politikanın AB'nin normatif bir güç, demokratik değerler ve insan hakları savunucusu olma iddiasına gölge düşürdüğünü dile getirdi.

"Geri dönüş kararları vaka bazında ele alınmalı." diyen Yavçan, İtalya-Arnavutluk anlaşması gibi süreçlerin sığınma hakkının sağlanması açısından sorunlu olacağını, sığınma başvurusu yapan kişilerin o ülkede toplumdan, iş ve eğitim çevrelerinden koparılması anlamına gelebileceğini, böylece entegrasyon sürecini kökten kesintiye uğratabileceğini kaydetti.

Sığınmacı hakları ihlalleri artacağı endişesi

AB'nin göç politikalarının yol açtığı insan hakları ihlallerine dikkati çeken Brüksel merkezli kuruluşlardan "11.11.11"'in Göç Uzmanı Flor Didden, von der Leyen'in yeni tasarısıyla ilgili AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Didden, "Aşırı sağcı partilerin bu siyasi söylem üzerinde etkisi çok açık. Politikalar üzerinde de etkileri giderek artıyor." dedi.

Bu tür girişimlere öncülük eden başta İtalya gibi ülkelerde sağ hükümetlerin hakim olduğuna dikkati çeken Didden, von der Leyen'in teklifinin yasalaşması halinde insan hakları ihlalleri açısından ciddi riskler doğacağını belirtti.

Didden, Tunus'la yapılan anlaşmaya atıfta bulunarak, halihazırda göç sorununu "dışsallaştırma"nın çok sayıda ihlale yol açtığını, yükün üçüncü ülkelere daha da çok kaydırılmasının bu durumu daha kötüye götüreceğini vurguladı.


Muhabir: Selen Valente Rasquinho

Haber Kaynak : Anadolu Ajansı

Borsa günü yükselişle tamamladı

Trump, NATO ülkelerinin İran'a yönelik saldırılara katılmasına "ihtiyaçlarının" kalmadığını belirtti

AK Parti Sözcüsü Çelik: Türkiye'nin bir barış ülkesi olma iradesi en güçlü şekilde korunmaktadır

Fenerbahçe 3 puanı 4 golle aldı

İsrail ordusu Lübnan'a hava saldırıları başlattığını duyurdu

Bakan Fidan: Savaşın durdurulması için atılabilecek adımları görüşmek üzere yakında bir bölge ziyaretim olacak

Antalya Havalimanı 2 ayda yaklaşık 2 milyon yolcuya hizmet verdi

Sakarya, yılın ilk 2 ayında 26 bin 314 aracı yurt dışına gönderdi

Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi toplandı

Küresel Para Haftası sunum ve panellerle devam ediyor

AB, Macaristan ve Slovakya'ya petrol akışını sağlamaya çalışıyor

Fitch: Orta Doğu'daki gerilimin kısa sürmesi halinde Türkiye'ye yönelik riskler yönetilebilir

A Milli Kadın Basketbol Takımı, 2026 Dünya Kupası'na katılmayı garantiledi

TRT'de Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yılına özel içerikler izleyiciyle buluşacak

İsrail, Mescid-i Aksa’yı 18 gündür kapalı tutuyor

Yasa dışı tütün operasyonlarında 337 şüpheli hakkında işlem yapıldı

STM, NATO'nun bilgi sistemleri projesine katkı sağlayacak

Yarım asırlık terzilik mesleğini huzurevinde sürdürüyor

Polonya: İran'a asker göndermeyeceğiz, bu çatışma güvenliğimizi doğrudan etkilemiyor

Diyarbakır'da su altındaki yaklaşık 2 bin 400 yıllık tarihi yapılar görüntülendi

Uzun yıllar sigara içenler poliklinik desteğiyle bağımlılıktan kurtuluyor

Fas’ta Kadir Gecesi’nde çocuklar geleneksel kıyafetlerle süsleniyor

Türkiye'de bisiklet 2026 sezonuna geniş yarış takvimiyle hazırlanıyor

ODAK Projesi kültür sanat alanındaki veri eksikliğini gidermeyi amaçlıyor

Vakıflardan ramazan boyunca "en özel" iftar

Giresunlu fındık kıran imalatçısı 87 yıllık patozu restore etti

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, ara tatilde ve bayramda ücretsiz gezilebilecek

Beşiktaş GAİN Genel Menajeri Nedim Yücel: Camiamıza bir kupa kazandırmak istiyoruz

Çanakkale destanının hatırası 1917'den beri Şanlıurfa'da yaşıyor

Sultan 2. Abdülhamid'in şehit yakınları ve gaziler yararına bağışladığı ahşap dolap restore edildi

Yükleniyor

loading