Boğaz'a nazır Poyraz Mahallesi sakinleri ekmeğini denizden çıkarıyor
Boğaz'a nazır Poyraz Mahallesi sakinleri ekmeğini denizden çıkarıyor
İSTANBUL (AA) - Anadolu Ajansının, çiftçilik, hayvancılık ve arıcılık gibi faaliyetlerin sürdürüldüğü İstanbul'un köy hayatına ilişkin hazırladığı dosya haberin üçüncü bölümünde, Poyraz Mahallesi'ndeki balıkçılık faaliyeti ve son yıllarda gelişen turizm ele alındı.
Beykoz'un, İstanbul Boğazı'na bakan ve 2016 yılında tamamlanan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün tamamını gören Poyraz Mahallesi'nde halkın çoğunluğu geçimini balıkçılık yaparak sağlıyor.
Boğaz Öngörünüm Bölgesi'nde olması nedeniyle uzun yıllardır yeni bir yapı inşa edilemediğinden nüfusun 1000'in altına düştüğü mahallede 350 hane yer alıyor.
Balıkçılığı olduğu kadar restoranları da öne çıkan köy, hafta sonları deniz havası almak ve balık yemek isteyenlerin uğrak noktası haline geliyor, köprü manzarası ise fotoğrafçıları kendine çekiyor. Köy, yazları plajı sayesinde dolup taşıyor.
Tüm pencereleri Boğaz'ı gören konumuyla ülkenin en güzel manzaralı muhtarlıklarından birinde görevini ifa eden muhtar Mehmet Kalafat, mahallenin tarihçesini, geçim kaynaklarını ve son yıllarda uğradığı değişimi AA muhabirine anlattı.
Kalafat, Poyraz'ın kuruluş tarihiyle ilgili ellerinde kesin bir kanıt olmadığını ancak mahallede bulunan kalenin tarihinin 1780'li yıllara dayandığını, 1800'lü yılların sonu ve 1900'lü yılların başında da büyük dedelerinin Rize'den göç ederek mahalleye yerleştiğini söyledi.
Mahallenin şu andaki sakinlerinin yüzde 95'inin Rize kökenli olduğunu belirten Kalafat, atalarının köye yerleştiğinde bağ, bahçe ve balıkçılıkla ilgilendiğini anlattı.
Kalafat, Poyraz'da yaşamaktan mutlu olduğunu belirterek, "Bundan 30 sene önce mahallelinin yüzde 95'i balıkçılıkla iştigal ediyordu. Şu anda yine yüzde 80'i balıkçılık, gemicilik, kaptanlık yapıyor. Son senelerde balıkçı kafeleriyle turizmcilik de yapan var." ifadelerini kullandı.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün mahalleye görsel olarak katkı sağladığını dile getiren Kalafat, köye gelenlerin köprüye karşı manzarayla özçekim yaptığını ve kafelerde oturduğunu söyledi.
Kalafat, bir dönem Kadıköy'de ve Ataşehir'de oturduğunu anlatarak, "Buradan hiç kopmadım. Burada da orada da evim vardı, her hafta sonu buraya geliyordum. Buradan tamamen hiç ayrılmadım, ayrılmayı da düşünmüyorum." diye konuştu.
Mahalledeki evi Boğaz’ı görürken, Acıbadem’deki evinin manzarasının ise sokağın karşısındaki apartman olduğunu belirten Kalafat, bir anısını anlatarak, "Biz denizciyiz, balıkçıyız. Havaya bakarız, balıkçı deyimiyle 'Dumanlar şuradan gidiyor demek ki bugün poyraz veya lodos esiyor.' deriz. O zamanlar kaptanlık yapıyorum. Acıbadem'de otururken sabah kalkar alışkanlıktan havaya doğru dumanlara bakardım. Karşıdaki komşu fark edip eşime 'Sizin eşiniz neden her sabah gökyüzüne bakıyor?' diye sormuş. Biz illa ki denizi göreceğiz, alışmışız. Gece bile kalkıp 3-4 sefer limana, kumsala bakıyorum." ifadelerini kullandı.
"Herkes 'Böyle bir muhtarlık yok' diyor"Kalafat, muhtarlığının manzarasından bahsederek, "Herkes, 'Böyle bir muhtarlık yok.' diyor. Bu binayı önceden köy halkı yapmış. Bu bina yapıldığından beri muhtarlık olarak kullanılıyor." dedi.
Mahallenin Boğaz Öngörünüm Bölgesi içerisinde yer alması nedeniyle imara kapandığını ve hiç yeni yapılaşma olmadığını vurgulayan Kalafat, bu nedenle gençlerin özellikle evlendikten sonra mahalleyi terk etmek zorunda kaldığını kaydetti.
Kalafat, gençlerin ikamet edecek evleri olsa mahalleden ayrılmayacağını ve bu konut sorununu çözmeyi çok istediğini ifade ederek "Her teknede adeta fabrika gibi 30 kişi çalışıyor. İşleri burada ama evleri örneğin Çekmeköy'de. Biz de o gençler gibi mahalleye dönmelerini isteriz. Akşamları kafelerde toplanıyorlar, gece dönüyorlar. O özlem var onlarda da." diye konuştu.
Mahallede herkesin birbirini tanıdığını belirten Kalafat, "Burada aşağı yukarı herkes birbiriyle akrabadır. Karadeniz'den geldiklerinde herkes akrabasının yanına gelmiş. Çoğunun Rize'de malı mülkü yoktur. Örf, adet hatta şive bile değişmemiştir. Kahvehanelere girdiğinizde sanki Rize'de bir kahvehaneye girmiş gibi olursunuz." diye konuştu.
Kalafat mahalledeki günlük yaşama ilişkin, "Bizim orta ölçekli ve büyük gırgır dediğimiz balıkçılarımız var. Gırgırlarda aşağı yukarı 30 kişi vardır. Açıldıklarında balık neredeyse oraya giderler. Hopa'dan İskenderun'a kadar avlanırlar. Hatta yazın orkinos için Malta'ya kadar gidiyorlar. Esas büyük balıkçılarımız Afrika'da Moritanya ve Gine'de okyanusta 3-4 ay avlanıyorlar. Orta ölçekliler Doğu Karadeniz'e hamsi avına veya günlük ava çıkarlar. Akşamdan çıkıp sabaha kadar avlanır dönerler." şeklinde konuştu.
Poyraz denilince akla ilk balıkçıların geldiğini, insanların mahalleye gelip sabaha kadar sahilde köprüyü izlediğini aktaran Kalafat, "İnsanlar burada oturuyor Karadeniz havası alıyor, Karadenizlileri görüyorlar, kendilerini tipik bir Karadeniz köyünde hissediyorlar. Burada kimse 'Poyraz Mahallesi'ndenim' demez, 'Poyrazlıyım veya Poyrazköylüyüm' der. Burayı halen köy olarak kabulleniyoruz." dedi.
"Keşke eski köyümüz olsa"Mahallede 4 nesildir balıkçılık yaptıklarını belirten Ali Saruhan, babasının ve dedesinin mesleğini sürdürdüğünü söyledi.
Saruhan, "Poyrazköy bizim için olmazsa olmaz bir yer. İstanbul'un kalabalığından, trafiğinden uzak. Buraya geldiğimizde hiç dışarı çıkmak istemeyiz. Yazın sahilde dolaşmanız bile yetiyor. İstanbul'dan ayrı bir yer, çoğu insan burayı yeni öğreniyor. 3-5 sene öncesine kadar kimse bilmezdi buraları, köprüden sonra uçtu gitti. Yeniliğe karşı gelemiyorsunuz. Önceden daha içine kapanık bir köydü. Keşke eski köyümüz olsa, eskiden bu kadar kalabalık değildi." ifadelerini kullandı.
Mahalleli gençlerin yat kaptanlığı ve balıkçılık yaptığını kaydeden Saruhan, "Tekneyle denize çıkınca akşam dönelim evimize gidelim sabah tekrar açılalım gibi bir şey yok. Teknemizde kalıyoruz, her zaman tekneyle gurbetteyiz. 15-20 günde bir geliyoruz." dedi.
Saruhan, dedelerinden öğrendiğine göre bir zamanlar Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün köydeki kaleye çıkmak için gemiyle geldiğini, bir köylünün Atatürk'ü gemiden sırtına alarak sahile çıkardığını, bu nedenle sahilde bir Atatürk büstü olduğunu anlattı.
"Burada büyüdük, köyümüz, memleketimiz burası"Mahallede Boğaz manzaralı salaş bir kafe işleten Hatice Kübra Kalafat ise Poyraz'ın bağımlılık yaptığını, İstanbul dışına gittiği zaman daha ikinci günde mahalleye dönmek istediğini söyledi.
Kalafat, Poyraz'ın havası ve kokusunun kendisinde bambaşka bir yerinin olduğunu ifade ederek "3 kuşak İstanbulluyuz. Dedem, babam, ben burada büyüdük, köyümüz, memleketimiz burası. Gidecek başka yer yerimiz yok." dedi.
Mahallede eskiden balıkçılığın daha fazla olduğunu anlatan Kalafat, "Çocukluğumda kahvaltıda dahi balık yediğimizi hatırlıyorum. O kadar çok balık vardı ki şimdi balığa para vermek benim zoruma gidiyor. Balıkçılık burada hala devam ediyor. Poyrazköy'ün kendi halkının çoğu Afrika'ya kadar gidiyor ve orada balıkçılık yapıyor. Bandırma gibi başka kıyı yerlerinden gelip burada balıkçılık yapanlar da var." diye konuştu.
Kalafat, köprüyü merak edip köye gelenler olduğunu aktararak, şunları kaydetti:
"İlgi daha da fazla arttı. Hatta hiç Poyrazköy'ü bilmeyen, ismini dahi duymayan insanlar olduğuna şahit oldum. 'Burası var mıydı? Bu köy yeni mi kuruldu?' gibi şeyler söyleyenler oluyor. Buna biraz şaşırıyorum. Dizilerde, filmlerde, belgesellerde burayla ilgili eskiden bu yana gelen bir reklam vardı ama köprü buranın daha çok popüler olmasını sağladı. Kendim denizi görmeden yapamıyorum. Evde pencereyi açıyorum, gemiler geçiyor mu, motorlar gelmiş mi diye bakıyorum, havayı bir kokluyorum. Kafedeyken de eve gittiğimde sürekli denize bakmak istiyorum."
Muhabir: Başak Akbulut Yazar
İsrail ordusu, son 24 saatte İran'da 200'ün üzerinde hedefi vurduğunu öne sürdü
İran'ın başkenti Tahran'da patlamalar meydana geldi
Dışişleri Bakanı Fidan, İranlı mevkidaşı Erakçi ile telefonda savaşın gidişatını görüştü
Türkiye, Afganistan ve Pakistan’ın, Ramazan Bayramı döneminde ateşkes ilan etmesinden memnun
Gazze’de yerinden edilen aileler imkansızlıklara rağmen bayram çöreği geleneğini yaşatıyor
Mescid-i Aksa İmamı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İsrail'in Aksa'yı kapatmasına karşı sergilediği duruşu övdü
İletişim Başkanı Duran'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Eğitim Ailesi ile İftar Programı'ndaki konuşmasına ilişkin paylaşım
Borsa günü düşüşle tamamladı
Alanyaspor, Kocaelispor'u 5-0 mağlup etti
Irak, elektrik üretimi için İran'dan gelen gaz akışının tamamen durduğunu açıkladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şüheda 1915" Tiyatro Gösterimi'ni izledi
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: GÖKBEY, sivil yolcu taşıma sertifikasyonunu tamamlayan ilk milli hava aracımız oldu
ABD'de üretici enflasyonu şubatta beklentileri aştı
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti yayımlandı
Hakkari'de beyaz örtüyle kaplı dağlardaki kar manzarası dronla görüntülendi
UEFA Konferans Ligi'nde çeyrek finalistler yarın belli olacak
Suriyeli Abdülbari için 15 yıldır sakladığı evinin anahtarı "umudun başlangıcını" simgeliyor
Eminönü'nde bayram alışverişi hareketliliği
Diyarbakır'da "bayramda sofralar tatlansın" diye kadayıf üreticilerinden vardiyalı çalışma
Trump, Hürmüz Boğazı'nı ele geçirmeleri halinde "müttefiklerinin harekete geçeceğini" savundu
Almanya'daki Müttefik Hava Komutanlığınca görevlendirilen patriot sistemi Adana'da konuşlandırılıyor
ABD Başkan Yardımcısı Vance'in İran'a yönelik saldırılar konusunda sessiz kalması dikkati çekiyor
73 ildeki uyuşturucu operasyonlarında 958 şüpheli yakalandı
Trabzon'da terzi kardeşlerin ömrü dikiş makinesinin başında geçti
Milli futbolcu Kenan Yıldız: 4 yıldır buradayım ve burası bana büyük güven gösterdi
Afrika Uluslar Kupası şampiyonluğu iptal edilen Senegal kararı tahkime taşıyacak
Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu yenilenen seçkisiyle açıldı
Özbek aileler ramazanda "ağız açar" iftar sofralarında bir araya geliyor
Depremzede anne, Türk Kızılay gönüllüsü olarak kız çocuklarına bayramlık dikti
Baharın müjdecisi leylekler Tunceli'deki köylerde bulunan yuvalarına dönmeye başladı
Yükleniyor



