Bulgaristan Türklerinin zorunlu göçünün üzerinden 35 yıl geçti

Bulgaristan Türklerinin zorunlu göçünün üzerinden 35 yıl geçti

GÜNDEM 29.05.2024 14:56:53 103 0
Bulgaristan Türklerinin zorunlu göçünün üzerinden 35 yıl geçti

ANKARA (AA) - Tarihçi Prof. Dr. Ayşe Kayapınar, Bulgaristan'dan Türkiye'ye zorunlu göçün 35. yılı dolayısıyla, göçe giden süreci ve göç dönemini AA muhabirine değerlendirdi.

  • Bulgaristan'ın "kültürel soykırım" girişimine karşı duran Türkler göçe zorlandı
  • Bulgaristan'dan ana vatana göçün tanıklarından gazeteci Behiç Günalan o günleri anlattı

Kayapınar, 1 Haziran-21 Ağustos 1989'da Bulgaristan'dan 350 bin Türk'ün, Türkiye topraklarına geçme sürecinin "Bulgaristan'dan zorunlu göç" olarak tanımlandığını belirtti.

"Yaklaşık 2,5 ay gibi çok kısa sürede Bulgaristan'dan Türkiye istikametinde ani, kitlesel, travmatik, etnik, siyasi ve zorunlu bir göçtür." ifadesini kullanan Kayapınar, göç sırasında çok sayıda Bulgaristan Türkü'nün, doğduğu, büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldığını hatırlattı.

Kayapınar, bunun, yasal ve sosyal altyapısı hazırlanmamış, spontane ve Bulgaristan yetkililerinin politikaları çerçevesinde kontrolsüz bir göç olduğunu vurgulayarak, "Kısa süreli kitlesel bir göç olması ve çok sayıda yerleşim biriminin nüfusunu kaybetmesine yol açması sebebiyle etnik temizlik ve sınır dışı etme olarak da değerlendirilebilir." dedi.

Zorunlu göçün Bulgaristan Türklerinin hayatında bir dönüm noktası olduğunu dile getiren Kayapınar, "Bu sadece Bulgaristan için değil dünya tarihi açısında da bir dönüm noktasıdır. Demir perdesi ülkelerinde komünist rejimin çöküşü hızlanmıştır." ifadelerini kullandı.

Göçe iten sebep

Kayapınar, 1989'a kadar Bulgaristan'dan Türkiye istikametine çok sayıda göç yaşandığını ancak bunlardan hiçbirinin bu kadar kısa süreye sığdırılmış ve kitlesel olmadığını belirtti.

Bulgaristan Türklerini 1989'da Türkiye'ye göç etmeye iten birçok neden bulunduğuna dikkati çeken Kayapınar, bu ülkede 1970'li yıllarda Bulgarların nüfus artışının azaldığının, Türk nüfusun artışının daha yüksek olduğunun belirlenmesi sonucu Türklere yönelik baskı ve asimilasyon girişimlerinin hızlandırıldığını aktardı.

Göçe iten nedenlerden birinin de Bulgaristan'ın sosyalist rejim ülkesi olarak Varşova Paktı'nda, Türkiye'nin ise NATO ülkeleri arasında bulunması olduğunu ifade eden Kayapınar, "Bu çerçevede Bulgaristan'ın sürekli Türkiye'nin kendisine karşı potansiyel bir tehlike oluşturduğunu iddia etmesi. Yine bu doğrultuda Türkiye, Bulgaristan'daki Türkler konusunda herhangi bir girişimde bulunduğu zaman Türkiye'yi iç işlerine karışmakla suçlaması." değerlendirmesinde bulundu.

Kayapınar, buradaki Türklerin, etnopolitik, etnokültürel ve etnopsikolojik baskılarla yıldırılmaları sonucu Bulgaristan'ı "güvenilir vatan" olarak görememesi, Türkiye'yi ise "güvenli liman" şeklinde değerlendirmesinin göçün sebepleri arasında yer aldığını kaydetti.

Göç süreci

Kayapınar, isim değiştirme, gelenek görenekleri unutturma, İslami ibadetlerden uzaklaştırıp "çağdaşlaşma" adı altında Hristiyanlaşma sürecini empoze eden komünist Bulgar yönetimine karşı pasif sayılabilecek direnişte bulunan Bulgaristan Türklerinin, 25 Mayıs için planlanan barışçıl yürüyüşlerini, iktidarın haber alması üzerine 19 Mayıs 1989'da başlatmak zorunda kaldığını anlattı.

İlk yürüyüşlerin, 19 Mayıs'ta kimlik, özgürlük ve demokrasi adına Kırcaali kentinin Cebel ilçesinde düzenlendiğini belirten Kayapınar, 20 Mayıs'ta ise Kuzey Bulgaristan'da, Bohçalar (Kaolinovo) ve Köklüce (Venets) ve diğer köylerden gelenlerin Şumnu ilinin Yusufhanlar (Pristoe) köyünde toplandığını söyledi.

Kayapınar, o dönemde yaşananları şöyle aktardı:

"Burada bir kişi öldürülür ve pek çok kişi de yaralanır. Yürüyüşler barışçıl olmasına rağmen Bulgar milis güçleri, silahla ateş ederek, su sıkarak ve cop kullanarak katılımcıları dağıtmaya çalışmıştır. 27 Mayıs 1989'a kadar Bulgaristan'ın Şumnu, Razgrad, Varna, Hacıoğlu Pazarı ve Kırcaali bölgelerinde pek çok yerde olaylar çıkmış, şehit düşenler olmuş ve çok sayıda kişi de yaralanmıştır. Olayların bu şekilde büyümesi ve Türkiye başta olmak üzere dünya kamuoyunda Bulgaristan'a baskı yapılması sonucunda 29 Mayıs 1989'da Bulgaristan hükümet başkanı Todor Jivkov, Bulgar resmi televizyonuna çıkarak Türkiye'ye çağrıda bulunmuştur."

Türkiye'nin Bulgaristan'dan gelebilecek Türklere sınırlarını açması üzerine 1 Haziran-21 Ağustos 1989'da 20. yüzyılın en yoğun, kısa süreli ve kitlesel göçünün yaşandığına işaret eden Kayapınar, Bulgaristan'dan gelenlerin, başta Çorlu, Edirne, Tekirdağ, Lüleburgaz, Bursa, Yalova, Kocaeli, İzmir, İstanbul, Ankara olmak üzere Türkiye'nin birçok şehrine yerleştirildiğini kaydetti.

Kayapınar, Bulgaristan'ın bu göç sonucunda siyasi ve ekonomik krize girdiğini, ülkenin ıssızlaşan ve haritadan ismi silinen "hayalet köyler diyarına" dönüştüğünü ifade etti.


Muhabir: Sümeyye Dilara Dinçer

Haber Kaynak : Anadolu Ajansı

Diyarbakır'da "bayramda sofralar tatlansın" diye kadayıf üreticilerinden vardiyalı çalışma

Trump, Hürmüz Boğazı'nı ele geçirmeleri halinde "müttefiklerinin harekete geçeceğini" savundu

Almanya'daki Müttefik Hava Komutanlığınca görevlendirilen patriot sistemi Adana'da konuşlandırılıyor

ABD Başkan Yardımcısı Vance'in İran'a yönelik saldırılar konusunda sessiz kalması dikkati çekiyor

73 ildeki uyuşturucu operasyonlarında 958 şüpheli yakalandı

Trabzon'da terzi kardeşlerin ömrü dikiş makinesinin başında geçti

Milli futbolcu Kenan Yıldız: 4 yıldır buradayım ve burası bana büyük güven gösterdi

Afrika Uluslar Kupası şampiyonluğu iptal edilen Senegal kararı tahkime taşıyacak

Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu yenilenen seçkisiyle açıldı

Özbek aileler ramazanda "ağız açar" iftar sofralarında bir araya geliyor

Depremzede anne, Türk Kızılay gönüllüsü olarak kız çocuklarına bayramlık dikti

Baharın müjdecisi leylekler Tunceli'deki köylerde bulunan yuvalarına dönmeye başladı

Kanoyla suda değil, Erciyes'te kar üzerinde süzüldüler

Hatay'da meslek liselilerin ürettiği çikolatalar bayramda ağızları tatlandıracak

Çanakkale Savaşları'nın bilinmeyen yönleri, Hisart Canlı Tarih Müzesi'nde sergileniyor

Kız kardeşler hayallerini sanat atölyesinde gerçeğe dönüştürdü

Sezonda 200 bin kişiyi ağırlayan Davraz Kayak Merkezi bayramı da hareketli geçirecek

"Saygınlar Kulübü" 65 yaş üstündekilerin buluşma adresi oldu

Kastamonu'da şehit öğretmen ve öğrencilerin hatıraları sınıftaki müzede yaşatılıyor

Tescilli Antep baklavasında üretim bayram için iki katına çıktı

SHURA'ya göre enerji güvenliği için ithal kaynak azaltılmalı, yenilenebilir yatırımları artırılmalı

AB, girişimcilere 48 saatte şirket kurma imkanı sunmaya hazırlanıyor

"Güvenilir Gıda" mobil uygulaması kullanıma sunuldu

Okulda projeye dönüştürülen Osmanlı geleneğiyle veresiye borçları kapatılıyor

Ramazan Bayramı'nda yurtta yağışlı hava hakim olacak

S&P Global Ratings, petrol üretim kesintileri nedeniyle Irak'ın kredi notunu negatif izlemeye aldı

Hatay'da gönüllülerin açtığı lokanta depremzede kadınlara gelir kaynağı oldu

tabii'nin yeni dizisi "Onbeşliler", Çanakkale Savaşı'nın genç kahramanlarını anlatıyor

Üniversite öğrencileri "Ninemin Tarifleri Atölyesi" ile yöresel yemekleri öğreniyor

Yıllarca dinleri araştırdıktan sonra Müslüman olan Meksikalı Roberto, İslam'ın "kalbe huzur getirdiğini" söyledi

Yükleniyor

loading