Çağdaş Türk romanının hüzünlü kalemi: Sait Faik Abasıyanık

Çağdaş Türk romanının hüzünlü kalemi: Sait Faik Abasıyanık

GÜNDEM 10.05.2024 14:12:50 155 0
Çağdaş Türk romanının hüzünlü kalemi: Sait Faik Abasıyanık

İSTANBUL (AA) - Türk edebiyatında modern hikayenin önde gelen isimlerinden Abasıyanık, Mehmet Faik Bey ile Makbule Hanım'ın oğlu olarak, 23 Kasım 1906'da Sakarya'da doğdu.

İlköğrenimini yabancı dilde eğitim veren Rehber-i Terakki okulunda tamamlayan usta kalem, Adapazarı Lisesinde okurken ilk şiirini kaleme aldı.

Abasıyanık, 1924'te İstanbul'a taşındıktan sonra İstanbul Erkek Lisesine gitti. Daha sonra Bursa Lisesine devam eden yazar, 1928'de mezun oldu.

Bursa Lisesindeyken yazdığı "Zemberekli Saat" ve "Uçurtmalar" adlı ilk hikayeleriyle şiir denemelerinin ardından edebiyat hocası Mümtaz Bey'in teşvikiyle edebiyata ilgi duymaya başlayan Abasıyanık, "Hamal" isimli şiirini ve ilk öyküsü "İpekli Mendil"i de gençlik yıllarında kaleme aldı.

Başarılı yazar, 1928'de İstanbul Üniversitesi Darülfünun (Edebiyat Fakültesi) Türkoloji Bölümü'ne kaydını yaptırdı. Bu dönemde sanat ve edebiyat çevreleriyle tanışmaya başlayan yazarın "Uçurtmalar" adlı hikayesi, 9 Aralık 1929'da Milliyet gazetesinin sanat sayfasında yayımlandı.
 Oturdukları ev, fakülte ve Şehzadebaşı kıraathaneleri aynı semtte olduğu için Sait Faik, zaman zaman derslere gitse de Şehzadebaşı kıraathaneleri, özelikle o günün genç yazarlarının buluştuğu Halk kıraathanesi onun en çok görüldüğü yerlerdendi.

Öyküleri Varlık ve Servet-i Fünun dergilerinde yayınlandı

Babasının isteğiyle üniversiteden ayrılan Abasıyanık, 1931'de ekonomi eğitimi için İsviçre’nin Lozan kentine, oradan da Fransa’nın Grenoble şehrine gitti. Usta yazar, 1934'e kadar süren düzensiz eğitim ve yaşadığı bohem hayatı yüzünden, babasının geri çağırmasıyla diploma alamadan Türkiye’ye döndü.

Sait Faik Abasıyanık, bir süre Halıcıoğlu Ermeni Yetim Mektebi’nde Türkçe öğretmenliği yaptı.

Babasının verdiği sermaye ile açtığı ticarethaneyi yürütemeyen yazar, 1939’da babasının ölümü üzerine geride kalan mülklerin geliri ve yazılarıyla geçindi.

Abasıyanık'ın 1934-1940 arasında "Varlık", "Ağaç", "Servet-i Fünun", "Uyanış", "Ses", "Yeni Ses", "Yaprak" ve "Yenilik" dergilerinde yayımlanan öyküleri ilgi gördü.


Yazarın, maliyetini babasının karşılamasıyla yayımlanan ilk kitabı "Semaver", Remzi Kitabevinden okuyucuyla buluştu.


Usta edebiyatçı, yazmayla arasındaki ilişkiyi "Haritada Bir Nokta" öyküsünde şu sözlerle aktarmıştı:

"Söz vermiştim kendi kendime. Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? Burada, namuslu insanların arasında, sakin ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye. Kalem, kağıt aldım. Oturdum. Adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkarttım. Kalemi yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım."

İlk kez 1937'de "Kurun"da ve ardından 1940'ta "Varlık"ta yayımlanan "Çelme" öyküsü nedeniyle Askeri Mahkemede yargılanan ve beraat eden Abasıyanık'ın, babası 1938'de hayatını kaybetti. Kışları Şişli'deki evde, yazları ise Burgazada'da annesiyle yaşamaya başlayan edebiyatçının "Sarnıç" adlı kitabı 1939'da, "Şahmerdan" kitabı 1940'ta Çığır Kitabevi tarafından yayımlandı.


Hikaye ve yazıları "Milliyet", "Kurun", "Vakit" gazeteleri ile "Varlık", "Ağaç", "Büyük Doğu", "Yücel", "Yeni Mecmua", "Servet-i Fünun", "İnkılapçı Gençlik", "Yürüyüş" ve "Yedigün" dergilerinde yer buldu.

Mahkeme röportajları yaptı

Abasıyanık, Varlık Yayınları tarafından 1956'da "Mahkeme Kapısı" ismiyle kitaplaştırılan eserine kaynak olacak 28 mahkeme röportajını, "Haber-Akşam Postası" gazetesi için yaptığı mahkeme muhabirliği sırasında gerçekleştirdi.


Düzensiz hayatı ve alkol kullanımı yüzünden 1945'te rahatsızlanan Abasıyanık'a, 1948'de siroz teşhisi konuldu ve 1951'de tedavi için Paris'e gitti.


Sait Faik, 1953'te ABD'de bulunan uluslararası Mark Twain Derneği onur üyeliğine seçildi. Bu ilgiyi kendisine değil, Türk hikayeciliğine bağlayan usta edebiyatçı, özgür düşüncesini öykülerine yansıtmakla beraber Tanzimat'tan beri süregelen giriş, gelişme, düğüm noktası ve sonuç çerçeveli öykü yapısını başka bir mecraya taşıdı.

Mark Twain Derneği onur üyeliğine seçildi

Mark Twain Derneği onur üyeliğine ilişkin Abasıyanık ile 17 Mayıs 1953'te röportaj yapan yazar Yaşar Kemal, yazıya şu sözlerle başlamıştı:

"Bazı adam vardır, insan yüzünde sırf hınç, kin okur. Bazısında gurur, bazısında neşe, bazısında bayağılık, aşağılık… Bu adamın üstünden başından da yalnızlık akar. Bir de bu adama, Kadıköy İskelesi'nin kanepelerinden birine oturmuş, heybeli köylüleri, çıplak ayaklı serseri çocukları, hanımefendileri seyrederken rastlarsınız. Bu adam hikayeci Sait Faiktir.

Hüzünlü, ılık, insan sevgisi dolu hikayelerini Sait yazmaz, yaşar. Sait bir dertli, kötülüklerden, aşağılıklardan, dünyadaki cümle bayağılıklardan, kirden iğrenen bir ademoğludur. O daima iyiliği söylemiştir."

Abasıyanık ise aynı röportajda, "Türk hikayecilerini temsil ettiğim anlamına alınmasın sakın. Her hikaye yazan ve yayan Türk hikayecisi kendi şahsında bir dilin hikayeciliğini yaptığına göre, şahsıma Mark Twain Cemiyetinin gösterdiği ilgi ve sevgi daha çok Türk hikayeciliğine gibi geliyor bana. Ben de bu ilgi ve sevgiyi tüm hikayeci arkadaşlarımla paylaşırım. Kabul ederlerse.

Kendini bütün dünyaya tanıtmış, sevdirmiş, bir halk çocuğu olan hikayeci Mark Twain'i ananların içine Türk dilinin bir hikaye yazarını almayı düşünenlere de teşekkür ederim." ifadelerini kullanmıştı.

Yazarın acemice yazılmış zannedilen öyküleri, Cumhuriyet dönemi klasik öykü geleneğini yıkarak, Türk öykücülük sanatında bir devrim olarak değerlendirildi.

Usta edebiyatçı, 5 Mayıs 1954'te bir kriz geçirerek hastaneye kaldırıldı. Yemek borusu kanamasıyla başlayan ve kan kaybı nedeniyle komaya giren usta yazar, 11 Mayıs 1954'te hayatını kaybetti. Abasıyanık, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

Annesi, oğlunun vefatından sonra 8 Kasım 1954'te hazırladığı vasiyetinde mal varlıklarının çoğunun, yazarın eserlerinin telif haklarının ve Sait Faik Abasıyanık Müzesi yapılması koşuluyla Burgazada'daki köşkün Darüşşafaka Cemiyeti'ne bırakılmasını istedi. Makbule Hanım ayrıca oğlu adına her yıl bir hikaye armağanı verilmesini şart koştu.


Muhabir: Hilal Uştuk

Haber Kaynak : Anadolu Ajansı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şüheda 1915" Tiyatro Gösterimi'ni izledi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: GÖKBEY, sivil yolcu taşıma sertifikasyonunu tamamlayan ilk milli hava aracımız oldu

ABD'de üretici enflasyonu şubatta beklentileri aştı

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti yayımlandı

Hakkari'de beyaz örtüyle kaplı dağlardaki kar manzarası dronla görüntülendi

UEFA Konferans Ligi'nde çeyrek finalistler yarın belli olacak

Suriyeli Abdülbari için 15 yıldır sakladığı evinin anahtarı "umudun başlangıcını" simgeliyor

Eminönü'nde bayram alışverişi hareketliliği

Diyarbakır'da "bayramda sofralar tatlansın" diye kadayıf üreticilerinden vardiyalı çalışma

Trump, Hürmüz Boğazı'nı ele geçirmeleri halinde "müttefiklerinin harekete geçeceğini" savundu

Almanya'daki Müttefik Hava Komutanlığınca görevlendirilen patriot sistemi Adana'da konuşlandırılıyor

ABD Başkan Yardımcısı Vance'in İran'a yönelik saldırılar konusunda sessiz kalması dikkati çekiyor

73 ildeki uyuşturucu operasyonlarında 958 şüpheli yakalandı

Trabzon'da terzi kardeşlerin ömrü dikiş makinesinin başında geçti

Milli futbolcu Kenan Yıldız: 4 yıldır buradayım ve burası bana büyük güven gösterdi

Afrika Uluslar Kupası şampiyonluğu iptal edilen Senegal kararı tahkime taşıyacak

Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu yenilenen seçkisiyle açıldı

Özbek aileler ramazanda "ağız açar" iftar sofralarında bir araya geliyor

Depremzede anne, Türk Kızılay gönüllüsü olarak kız çocuklarına bayramlık dikti

Baharın müjdecisi leylekler Tunceli'deki köylerde bulunan yuvalarına dönmeye başladı

Kanoyla suda değil, Erciyes'te kar üzerinde süzüldüler

Hatay'da meslek liselilerin ürettiği çikolatalar bayramda ağızları tatlandıracak

Çanakkale Savaşları'nın bilinmeyen yönleri, Hisart Canlı Tarih Müzesi'nde sergileniyor

Kız kardeşler hayallerini sanat atölyesinde gerçeğe dönüştürdü

Sezonda 200 bin kişiyi ağırlayan Davraz Kayak Merkezi bayramı da hareketli geçirecek

"Saygınlar Kulübü" 65 yaş üstündekilerin buluşma adresi oldu

Kastamonu'da şehit öğretmen ve öğrencilerin hatıraları sınıftaki müzede yaşatılıyor

Tescilli Antep baklavasında üretim bayram için iki katına çıktı

SHURA'ya göre enerji güvenliği için ithal kaynak azaltılmalı, yenilenebilir yatırımları artırılmalı

AB, girişimcilere 48 saatte şirket kurma imkanı sunmaya hazırlanıyor

Yükleniyor

loading