Çekimleri tamamlanan "Henüz Vakit Varken" güçlü hikayesiyle dikkati çekiyor

Çekimleri tamamlanan "Henüz Vakit Varken" güçlü hikayesiyle dikkati çekiyor

GÜNDEM 2.04.2025 14:37:01 24 0
Çekimleri tamamlanan

İSTANBUL (AA) - Yapımcılığını Yakup Korkusuz ve Tülay Türken'in üstlendiği filmde başrolü Tuvana Türkay ile Abdül Süsler paylaşıyor.

AA muhabirine açıklamada bulunan yapımcı ve oyuncu Türkay, ilk yapımcılık denemesi olan filmin iyi bir başlangıç olacağına inandığını söyledi.

Yapımcılığı uzun süredir istediğini vurgulayan Türkay, "Doğru projeyi, doğru kişileri ve senaryoyu bekliyordum. Filmimizin senaryosu, çok kıymetli dostum Abdül Süsler tarafından bana geldi. Bir işin tamamen ortaya çıkması tahmin edemeyeceğiniz kadar detay ve farklı dinamikten geçiyor, tıpkı bir bal peteği oluşumunda tüm arıların eşit şekilde hareket etmesi gibi. Bu tarz projeleri hayata geçirebilmek için masaya hep beraber oturup hep beraber kalkmalı, beraber düşünmeli ve hareket etmelisiniz. Umarım filmimizin yolu açık olur. Herkesin hissedebileceği bir yapım olmasını temenni ediyorum." dedi.

Türkay, filmde "Ayşe" karakterini canlandırdığını da belirterek, "Ayşe, eşi ve kızıyla yaşayan, naif ve sakin yapılı biri. Fazlasıyla içe dönük ve travmaları olduğu için oldukça az konuşuyor. Geçmişinde, derinlerinde büyük acılar var. Biraz mesafeli biri gibi görünüyor fakat bu soğukkanlı hali korkulara sahip olmasından kaynaklanıyor. Bazı insanlar karşılarındaki insanlara sevgilerini gösteremez veya çok söyleyemez. Bunun sebebi çoğu zaman bağlanma ve bağlandıktan sonra kaybetme korkusundandır. Ayşe için eşi Bayhan ve kızlarıyla beraber bir aile var etmek çok önemli. Çünkü ailesi onun her şeyi ve bu onun için kocaman bir dünya demek." ifadelerini kullandı.

"Mohsen Rabiei ile çalışmak harika deneyimdi"

İlk defa İranlı yönetmenle çalıştığını vurgulayan Türkay, şunları aktardı:

"Mohsen Rabiei ile çalışmak harika deneyimdi. İran sinemasının hayatımda yeri başkadır. Mecid Mecidi, Abbas Kiyarüstemi ve daha birçok isim bu dünyaya hediyedir. Yönetmenimiz de bu gelenekten geliyor. Set sürecimizde senaryonun işlenme perspektifi çok farklıydı. Anlatım dili çok minimalist ve gerçekçiydi. Bıçağın keskin tarafı da kullanıldı, kimsenin işe yaramadığını sandığı keskin olmayan tarafı da. Unutulmuşu, saklanmışı bulmak ve bozmadan göstermek, birini yeniden sevebileceğine inandırmak gibi... İran sinemasına ait izlediğim tüm filmlerde aynı duyguyu hissetmiştim. Sanki bir yerlere gizli kamera yerleştirilmiş ve böylece biz gerçek ana tanıklık ediyoruz. Aynı şeyi oynarken de hissedebilmek çok farklı ve kıymetliymiş. Olağanca doğallık, filtresiz bir iletişim ve gerçeklik duygusu çünkü en kıymetlisi ve bulunamayanı bu."

"İzleyenleri gerçek sinema filmi bekliyor"

Yönetmen Mohsen Rabiei de iyi oyuncu kadrosuyla çalıştıkları filmi öncelikle festivaller için çektikleri bilgisini verdi.

Senaryonun İran'da yazıldığının altını çizen Rabiei, "Bu güzel hikayeyi Türkiye'de çekmek nasip oldu. Çekimler şimdiye kadar oldukça güzel geçti. İran'la kıyaslandığında Türk oyuncuların daha detaycı olduklarını söyleyebilirim. İran'da neredeyse her şey yönetmene ya da genel sanat yönetmenine bırakılıyor. Oysa burada oyuncular çekimlere daha fazla müdahil oluyor. Bu hem zor hem de iyi bir durum. Oyuncuların birlikteliği çok güzel. İyi uyum yakalandığını düşünüyorum. Yapmak istediğim şeyleri doğru anlayarak uygulamaya çalışıyorlar. Bu durumdan dolayı çok memnunum." şeklinde konuştu.

Rabiei, "İzleyenleri gerçek sinema filminin beklediğini" aktararak, şunları kaydetti:

"Türkiye'de maalesef korku ya da komedi filmleri çok izleniyor. Festival için hazırlanan, art house filmlere ilginin az olduğunu düşünüyorum. Birçok film ancak festivale gittikten sonra burada gösterime girebiliyor. Bizim filmimiz ise tipik bir art house yapımı değil. Belli bir yavaşlığın olduğunu kabul ediyorum. Bununla birlikte filmimizin en önemli özelliği, iyi hikayeye sahip olması. O ağır ve acı bir aşkı bizlere anlatıyor. 'Henüz Vakit Varken'in hem iyi gişe yapacağını hem de festivallerde başarılı olacağını düşünüyorum."

"Festivalleri gezdikten sonra ülkemizde de seyirciyle buluşacak"

Oyuncu Abdül Süsler de filmde ağır rahatsızlık geçiren taksici Bayhan'ın hayat hikayesinin aktarıldığını vurgulayarak, "Karakterimizin güzel evliliği var fakat yaşadığı sıkıntıyla birlikte hayatın ona hazırladığı sürprizlere şahit oluyoruz. Projemiz önce festivallere gidecek. Epeyce davet aldık. Yaklaşık 1,5 yıl boyunca festivalleri gezdikten sonra filmimiz ülkemizde seyirciyle buluşacak." dedi.

Hayatta herkesin birtakım sıkıntılarla karşılaştığını anlatan Süsler, şöyle devam etti:

"Biz bu tür durumlarda 'Herkesin yükü kendine ağır.' diyoruz. Filmimiz Nazım Hikmet'in bir şiirinden ilhamla ismini alıyor ve insanlara hayatla ilgili uyarı anlamı taşıyor. Anı yaşamak varken başka şeyleri düşünerek hayatı kaçırmamamız gerekiyor. Sevdiğimiz birisine sevdiğimizi söylemeli, birisiyle küssek onunla barışmalıyız. Elimizde hayat içinde sadece anlarımız var ve bir şeyleri yarına bırakmamalıyız. Film, henüz vakit varken bütün bunları yapmamız gerektiğini bizlere söylüyor ve hatırlatıyor."

Süsler, filmde "Bayhan" karakterini canlandırdığını dile getirerek, "Karakterimizin eşi Ayşe ve kızıyla mutlu ve güzel ailesi var. Bayhan, bir gün ölümcül hastalığa yakalandığını öğreniyor ve 'Eğer bana bir şey olursa onlara ne olacak?' diye düşünmeye başlıyor. Karakterimiz böylece zihinsel yolculuğa çıkıyor ve ölmeden önce onları nasıl kurtarabilirim diye düşünüyor. Filmimiz bize, Bayhan'ın çıktığı bu yolculuğu anlatıyor." şeklinde konuştu.

İran'la Türkiye arasında çok büyük benzerlikler olduğundan bahseden Süsler, şunları kaydetti:

"Türkiye'yle İran, yıllar önce basit bir sınırın indiği iki kardeş ülke. İran'ın yarısı Türkçe konuşuyor. Ben de İran'ı daha yakından tanıdıkça bu duruma fazlasıyla şaşırıyorum. İran'ın köklerinden beslenen iyi sinema geleneği var. Aynı coğrafyanın sakinleri olarak benzer hikayelerimizin olduğunu düşünüyorum. Yönetmenimiz Mohsen, çok iyi bir yönetmen ve senarist. Ne çekeceğini biliyor ve her şeye hazırlanıp geliyor. Bu da bizim için çok önemli."

"İran, bizden bir yer gibi ama bir yandan da onlardan uzağız"

Oyuncu Burak Sarımola, festivale hazırlanan filmlerin kendisi için çok değerli olduğunu belirterek, "37 senedir oyunculuk yapıyorum ve daha çok televizyon sektöründeyim. Artık daha içi dolu ve sözü olan işler yapmak istiyorum. Kalıcı olan, popüler kültüre değil de sanat ve sinemaya hizmet eden işlerde yer almayı arzu ediyorum. Henüz Vakit Varken'in bu anlamda bir festival filmi olması benim için çok kıymetli." görüşlerini paylaştı.

Yeni oluşuma giren arkadaşlarına destek olmak istediğinin altını çizen Sarımola, "Bu güzel yapımda Tuvana Türkay, Abdül Süsler gibi arkadaşlarımla birlikteyiz. Yeni tecrübeler edinmeyi çok seviyorum. Burada ilk defa İranlı yönetmenle çalışıyoruz ve bu benim için yeni tecrübe. Uzun süredir sektörde olsam da her yeni iş, bir meydan okuma anlamına geliyor. Bu da onlardan bir tanesi." ifadelerini kullandı.

Sarımola, İran'ın hem uzak hem de yakın ülke olduğuna dikkati çekerek, "İran, bizden bir yer gibi ama bir yandan da onlardan uzağız. Orayı tanımak, o bölgenin içinde yer almak, bunun için de ortak projeler yapmak gerekiyor. Ben de bunlara çok açık birisiyim. Dolayısıyla bu projede yer almak benim için çok keyifli ve besleyiciydi." dedi.

Filmde bir doktoru canlandırdığını aktaran Sarımola, şunları dile getirdi:

"Karakterin filmde hastası için söylediği çok sevdiğim bir sözü var: 'İnsanlar bir dakika bile fazla yaşamak için milyonlar harcıyor. Hadi bırak, sana yardımcı olayım, seni tedavi edeyim.' Doktor, hastası Bayhan'a tedavi olması için sürekli ısrarda bulunuyor çünkü henüz vakit varken hayatı dolu dolu yaşamak gerekiyor. Bu söz benim için çok kıymetliydi. Bunu vurgulayan bir filmde olmaktan da gurur duyuyorum."

Filmde bu oyunculara Delyar Chavoshi, Ahmet Şenkaya, Oğuzhan Çemi, Müşerref Göksever, Vecihi Ofluoğlu ve Atlas Süsler de eşlik ediyor.


Muhabir: Ümit Aksoy

Haber Kaynak : Anadolu Ajansı

Dünya liderlerinden Trump'ın yeni gümrük tarifelerine tepki

Adana Demirspor Süper Lig'de yarın Kayserispor'u konuk edecek

"Diplomasi Forumu" Antalya'nın turizmini de hareketlendiriyor

Üniversite-sanayi işbirliğiyle üretilen çipler dünyaya ihraç ediliyor

Fenerbahçe-Trabzonspor karşılaşmasını hakem Mehmet Türkmen yönetecek

Dışişleri Bakanı Fidan ile Fransız mevkidaşı Barrot dün ikili ve bölgesel meseleleri ele aldı

Rutte, Avrupalı müttefiklerin savunmaya Soğuk Savaş'tan bu yana en fazla harcamayı yaptığını söyledi

Siemens, ABD'li yazılım şirketi Dotmatics'i 5,1 milyar dolara satın alıyor

Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde taşkınlık yapan 43 kişi hakkında işlem başlatıldı

Bursa'da geri dönüşüm tesisinde çıkan yangın söndürüldü

Hindistan'da merkezi hükümetin Müslüman vakıflar hakkındaki tasarısı parlamentonun alt kanadından geçti

A Milli Futbol Takımı, FIFA dünya sıralamasında bir basamak yükseldi

Tuncelili besiciler baharın müjdecisi oğlak ve kuzuları büyütme telaşında

A Milli Kadın Futbol Takımı, UEFA Uluslar B Ligi'nde yarın Slovenya'ya konuk olacak

Otomobil ve hafif ticari araç pazarı ocak-mart döneminde yüzde 6,5 daraldı

Milli atlet Melike'nin "gözü" uluslararası arenada

Görme engelli bireyler için kitaplar dijital hale getiriliyor

Gürcistan'a kaçan 8 şüpheli Türkiye'ye getirildi

"Nesnelerin interneti" cihazları için ulusal platform kurulacak

İsrail ordusu, Gazze kentindeki 4 mahalle için tahliye uyarısı yaptı

Bakan Göktaş: Almanya’da yaşayan her Türk ailesini bir çocuğa yuva olmaya, koruyucu aile olmaya davet ediyorum

AB, savunmada ABD'ye bağımlılığı azaltmak ve Ukrayna'yı desteklemek için kısa vadeli çözümleri tartışıyor

Trabzonspor, teknik direktör Fatih Tekke ile yenilgisiz başladı

ASELSAN 52,7 milyon dolarlık ihracat sözleşmeleri imzaladı

Trabzonspor, teknik direktör Fatih Tekke ile yenilgisiz başladı

Enflasyon rakamları açıklandı

Trendyol Süper Lig'de 30. hafta heyecanı yarın başlayacak

"Boykot" çağrılarına ilişkin soruşturmada 16 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

Borsa güne yükselişle başladı

NBA'de Alperen "double-double" yaptı Rockets play-off vizesini kaptı

Yükleniyor