İSTANBUL (AA) - Türkiye son dönemde uluslararası iklim, denizcilik ve çevre diplomasisi alanlarında yoğun bir faaliyet yürütürken, önemli müzakere ve karar alma süreçlerinde de aktif rol üstleniyor. Bu süreçlerde bilimsel ve hukuki altyapı üreten kuruluşlar öne çıkarken, deniz hukuku alanında araştırma altyapısı olan DEHUKAM da ulusal önceliklerle uyumlu şekilde politika geliştirme, araştırma ve kapasite artırımı çalışmaları yapıyor.
Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) Müdürü Dr. Mustafa Başkara,, AA muhabirine 2025 yılında yürütülen çalışmaları ve 2026 yılına ilişkin planlamaları değerlendirdi.
Ulusal ve uluslararası birçok alanda geçen önemli çalışmaları yapıldığını anımsatan Başkara, özellikle denizcilik ve çevre diplomasisi alanlarında yoğun bir çalışma yürütüldüğünü ve bunların çıktılarının görüldüğünü aktardı.
Başkara, 2026 önceliklerinin deniz ekosistemlerinin korunması ve iklim değişikliği ekseninde şekillendiğini belirterek, özellikle Akdeniz başta olmak üzere gençleri ve gençlik çalışanlarını merkeze alan uluslararası projelere ağırlık verdiklerini söyledi.
Bu projelerle gençlerin iklim değişikliği, deniz kirliliği ve çevresel farkındalık konularında bilgi, savunuculuk ve iletişim kapasitelerinin artırılmasının hedeflendiğine işaret eden Başkara, "Denizel istilacı türlerle mücadele ve okyanus okuryazarlığına yönelik proje başvurularımızla ekosistem temelli yaklaşımların yaygınlaştırılmasına katkı sunmayı amaçlıyoruz." dedi.
Başkara, mavi ekonomi ve sürdürülebilir deniz kullanımı alanında da çalışmalar yürüttüklerine dikkati çekerek, gençlik çalışanlarına yönelik kapasite geliştirme projeleriyle deniz kaynaklarının korunması ile ekonomik faaliyetler arasındaki dengenin güçlendirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Stratejik araştırmalarDEHUKAM'ın araştırma gündeminde Türkiye'nin canlı deniz kaynakları üzerindeki hak ve yetkileri, deniz üstü rüzgar enerjisi, derin deniz madenciliğinin sürdürülebilirlik çerçevesinin yer aldığını anımsatan Başkara, ayrıca Antarktika Antlaşmalar Sistemi kapsamında Türkiye'nin danışman ülke statüsüne yönelik hukuki altyapı çalışmalarının bulunduğunu aktardı. Başkara, bu başlıkların ülkenin uluslararası deniz hukuku ve deniz yönetişimindeki konumunu güçlendirdiğini kaydetti.
Başkara, "'Mavi vatan' kavramının yenilikçi eğitim yöntemleriyle öğretilmesi yoluyla deniz ekosistemlerinin korunmasına ilişkin hukuki, çevresel ve toplumsal farkındalığın erken yaşlardan itibaren güçlendirilmesini hedefliyoruz." diye konuştu.
COP31 ve Akdeniz odaklı iklim çalışmalarıTürkiye'nin ev sahipliği ve dönem başkanlığını üstleneceği Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) sürecini stratejik bir fırsat olarak değerlendirdiklerini belirten Başkara, DEHUKAM bünyesinde kurulan İklim Değişikliği Bölgesel Faaliyet Merkezi'nin (CC/RAC) bu süreçte kritik bir rol üstleneceğini söyledi.
CC/RAC'nin Akdeniz ülkelerine iklim değişikliğine uyum ve azaltım politikaları, iklim finansmanı ve kapasite geliştirme alanlarında destek sağlayacağını aktaran Başkara, merkezin İstanbul'da faaliyet göstereceğini ve bölgesel ölçekte bir eşgüdüm noktası olacağını ifade etti.
Başkara, merkezin 2026-2035 Akdeniz Bölgesel İklim Değişikliğine Uyum Çerçevesi'nin uygulanmasında da liderlik rolü üstleneceğine işaret ederek, şunları kaydetti:
"COP31 sürecini deniz çevresi ve ekosistemlerinin korunmasına yönelik çalışmaların uluslararası görünürlüğünün artırılması açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Bu kapsamda COP31 sürecinde uluslararası iş birliği yürütüyor çeşitli etkinlikler düzenlemeyi planlıyoruz. Türkiye'nin müzakere süreçlerinin daha etkin yürütülmesine katkı sunacak bilimsel hazırlıklarımızı da eş zamanlı olarak sürdürüyoruz."
İklim değişikliğinin denizler üzerindeki baskılarının giderek arttığına dikkati çeken Başkara, DEHUKAM'ın sosyal bilimler alanında faaliyet gösteren bir araştırma altyapısı olarak 2026'da deniz hukuku, deniz yetki alanları, deniz güvenliği, deniz mekansal planlama ve mavi ekonomi üzerindeki iklim etkilerine odaklanan politika ve mevzuat önerileri geliştirmeyi hedeflediğini belirtti.
Ulusal ve uluslararası iş birlikleriUlusal ve uluslararası iş birliklerinin DEHUKAM'ın 2026 yol haritasının temel yapı taşlarından biri olduğunu aktaran Başkara, iklim değişikliği, deniz çevresinin korunması ve sürdürülebilir deniz yönetişimi gibi çok boyutlu alanlarda kalıcı ve etkili politika çıktılarının güçlü ve çok paydaşlı işbirlikleriyle mümkün olabileceğini ifade etti.
Başkara, ulusal düzeyde başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olmak üzere Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı ve ilgili kamu kurumları, üniversiteler ve araştırma merkezleriyle yakın iş birliği içinde çalıştıklarını söyledi.
Öte yandan Başkara, uluslararası düzeyde ise Birleşmiş Milletler Çevre Programı Akdeniz Eylem Planı (UNEP/MAP) Sekretaryası ve Barselona Sözleşmesi mekanizmaları başta olmak üzere, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC), Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (CBD) ve BBNJ süreciyle ilişkili kuruluşlar, ilgili BM ajansları ile uluslararası araştırma merkezleri ve bölgesel ağlarla ortak çalışmalar yürütmeyi planladıklarını aktardı.
Muhabir: Gülseli Kenarlı