FAO'ya göre, her yıl 600 milyon kişi gıda kaynaklı hastalıklarla savaşıyor

FAO'ya göre, her yıl 600 milyon kişi gıda kaynaklı hastalıklarla savaşıyor

GÜNDEM 6.06.2025 17:54:45 157 0
FAO

ANKARA (AA) - Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunca 20 Aralık 2018'de ilan edilen "Dünya Gıda Güvenilirliği Günü", gıda kaynaklı ortaya çıkan açlık, hastalık ve sorunlara dikkati çekmek amacıyla BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) işbirliğiyle her yıl 7 Haziran'da kutlanıyor.

Bu yıl "Bilimin Işığında Eylemler" temasıyla kutlanan "Dünya Gıda Güvenilirliği Günü", gıda konusunda bilinçli kararlar almada bilimin oynadığı önemli role dikkati çekiyor.

"FAO Dünya Gıda Güvenilirliği Günü 2025 Raporu"na göre, her yıl 600 milyon kişi gıda kaynaklı hastalıklarla savaşıyor.

Gıda kaynaklı hastalıkların tedavisi için yıllık maliyetin 15 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.

Hastalıkların ekonomik boyutu, düşük ve orta gelirli ülkelerde üretkenlik kaybı ve sağlık harcamaları nedeniyle yıllık 110 milyar doları aşıyor.

"Tükettiğimiz gıda güvenli değilse hiçbir şekilde ona gıda diyemeyiz"

FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, "Dünya Gıda Güvenilirliği Günü"nü önemini, FAO Türkiye'nin gıda güvenilirliği kapsamındaki çalışmalarını ve çatışma bölgelerinde gıda güvenilirliği konularını AA muhabirine değerlendirdi.

Selışık, gıda güvenilirliği konusunda farkındalığın artması gerektiğine işaret ederek, "Tükettiğimiz gıda güvenli değilse hiçbir şekilde ona gıda diyemeyiz." dedi.

Gıda güvenilirliğinin bir sürecin sonunda sağlandığını belirten Selışık, "Bir disiplin var. Hem mevzuatı, hem üretimi, hem kontrol mekanizmasını içeriyor. Ve bu üçlü olmadan, o disiplini ortaya koymadan güvenilir gıdayı ortaya koymak mümkün değil." diye konuştu.

Selışık, gıda güvenilirliğinin sağlanmasında tüketici ayağının da önemine değinerek, "Aldığınız ürün gerçekten hijyenik olarak üretilmiş mi? Gıda kodeksine uygun üretilmiş mi? Bakanlığın denetiminden geçmiş mi? Ve o zincir içerisinde her aşamadan geçmiş bir ürün olarak rafa gelmiş mi? Bunun farkındaysanız eğer o zaman güvenilir bir gıda tüketiyorsunuz ve hastalık riskinden kesinlikle uzaksınız demektir." ifadelerini kullandı.

Dünyada 600 milyon insanın sağlığının güvenilir gıda tüketemediği için tehdit altında olduğunu belirten Selışık, "420 milyon insan da güvenilir gıda tüketmediği için ölüyor. En son rakamlarımız bu şekilde. Ve 5 yaşın altındaki çocukların da bu güvenilir olmayan gıdalar nedeniyle hastalandığı, zehirlendiği ve ölümle karşı karşıya kaldığını biliyoruz. Bu rakam da yaklaşık 125 milyon. Oldukça büyük bir rakam." dedi.

Selışık, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nin (SDG) amaçlarından birinin açlığa son vermek olduğunu hatırlatarak, "Açlığa son vermeyi konuşurken tabii ki gıdanın da güvenilir olmasını konuşmamız gerekiyor. Üretilen gıdanın bilimsel yöntemlerle üretilip o denetimden, o süreçten geçip raflara ulaşmasını, tedarik zincirinde doğru şekilde taşınıp, ulaştırılıp, soğuk zinciri bozulmadan o rafa ulaşmasını sağlamamız lazım." diye konuştu.

Gıda güvenilirliğinin sağlanması için yürütülmesi gereken süreçte üretici, tedarikçi ve tüketicinin üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmesinin elzem olduğunu vurgulayan Selışık, şöyle devam etti:

"Çiftçiyi de konuşmamız lazım. Pestisit ilacını doğru şekilde kullanmazsa, aşırı kullanırsa, zamanında hasat etmezse, erken hasat ederse, kalıntılarla size sunarsa, işleme boyutunda yine aynı şekilde o ürün doğru kontrol edilmezse üretim sırasında ya da merdiven altı, kayıt dışı üreticiler tarafından işlenirse ve denetimden geçmeden bir yerde satışa çıkarsa o ürünün güvenilir olduğunu temin edemeyiz. Dolayısıyla da orada bir hastalıkla karşılaştığımızda bunun nereden geldiğini bile bilemeyiz."

Selışık, gıda güvenilirliğinin herkesin sorumluluğunda olduğuna işaret ederek, "Hem DSÖ hem de FAO olarak bizler bu ortak çağrıyı yapmış durumdayız. Birlikte çalışmak için de yine eylemlerimize, farkındalıkla ilgili çalışmalarımıza devam edeceğimizi de söylemek isterim." dedi.

"FAO-Türkiye ortaklık programı Orta Asya ülkelerine destek veriyor"

Türkiye'nin gıda güvenilirliği konusunda Avrupa Birliği'yle uyumlu çok sağlam bir mevzuat altyapısı olduğuna dikkati çeken Selışık, "FAO-Türkiye ortaklık programı Orta Asya ülkelerine destek veriyor. Çünkü Türkiye'de zaten gıda açısından ciddi bir güçlü yapı var. O deneyimi kazandığı için Orta Asya ülkelerini bu anlamda ciddi şekilde destekleyebilir bir hale geldi. FAO ile yapılan ortaklık anlaşması sonucu 2006 yılında, Orta Asya Alt Bölge Ofisi haline geldik biz. Orta Asya ülkelerinde Türkiye'nin uzmanlarıyla, Tarım ve Orman Bakanlığının uzmanlarıyla gıda standartlarının oluşturulması, mevzuat altyapısının oluşturulması, laboratuvar altyapısının oluşturulması konusunda çeşitli projeler yaptık. Yakın işbirliklerimiz devam ediyor." ifadelerini kullandı.

Selışık, FAO'nun Türkiye'de küçük işletmelere yönelik yürüttüğü bir başka projeye de değinerek, şunları kaydetti:

"Özellikle tedarik zincirinde yani saklama koşulları, taşıma koşulları, mevcut geleneksel yöntemlerle üretilen ürünlerin, ki bunlar da çok kıymetli, ama pazarda direkt açıkta sunumu gibi durumlar söz konusu. Halkımız doğal ürünleri almayı seviyor. Hepimiz sanki doğal olunca daha sağlıklı olduğunu düşünüyoruz. Maalesef böyle de bir yanlış algı var. Bu algının doğru yönetilmesi için en azından pazara kadar inen ürünün en sağlıklı, hijyenik, gıda kodeksine uygun üretimini desteklemek, halk tarafını da bilinçlendirmek, yani tüketicinin de bu konudaki bilgisini artırmak amacıyla yürüttüğümüz, Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü ile yeni başladığımız bir proje var."

FAO olarak Türkiye'de gıda israfının önlenmesine ilişkin bir 10 yıllık eylem planı hazırladıklarını aktaran Selışık, "Plan, FAO'nun teknik desteğiyle hazırlandı. Dünyada zaten bu girişim yine FAO'nun liderliğinde diğer ülkelerde de devam ediyor. Bir teknik platform da var dünyada israfın ne kadar olduğunu hesaplamaya yönelik. Ne kadarı tarlada kayıp olarak ortaya çıkıyor, ne kadarı sofralarımızda oluyor gibi. Türkiye'de de bu konuda ciddi bir farkındalık oldu. Bunu da yine ortak projelerle yaptık." diye konuştu.

"Çatışma bölgelerinde açlık giderek artıyor"

Selışık, Rusya-Ukrayna Savaşı ve İsrail-Filistin meselesi gibi dünyadaki çatışmaların gıda güvenilirliğini olumsuz etkilediğine değinerek, "Açlık o bölgelerde giderek artıyor. Çünkü arazi giderek kullanılamaz hale gelmiş durumda." dedi.

Çatışma bölgelerinde arazilerin tahrip olması nedeniyle kullanılamaz hale geldiğini belirten Selışık, "Bu durumda ekilebilir alan miktarı düşmüş durumda. Üretim, elde edilen ürün miktarı az ve dolayısıyla açlık giderek akut hale geliyor." ifadelerini kullandı.

Selışık, söz konusu bölgelerde ürünlerin nasıl işlendiğinin de çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Hijyenik standart ürün üretme koşulları da artık kalmıyor. Çünkü savaş sırasında bir sürü üretim alanı tahrip olmuş durumda. Burada da FAO olarak biz yine çatışmanın devam ettiği ülkeler de elimizden geldiğince teknik projelere devam ediyoruz. Ama öncelikle insani gıda yardımları diğer BM kuruluşları tarafından gerçekleştiriliyor." diye konuştu.

Her şeye rağmen üretimin, tarımın durmadığını kaydeden Selışık, "Yine çiftçinin zirai ilaçlarını doğru kullanması ve üretim aşamasında da standart hijyenik üretimi yapması gerekiyor. Projelerimiz aslında o bölgelerde, yine oradaki ofislerimiz aracılığıyla, oradaki proje ekipleri aracılığıyla devam ediyor." dedi.

Selışık, çatışma bölgelerindeki açlık durumuna işaret ederek, "Çatışmaların durması, barışçıl bir ortamın oluşması hepimizin arzusu. Dilerim en kısa zamanda oradaki çatışmalar son bulur." ifadelerini kullandı.


Muhabir: Büşranur Keskinkılıç

Haber Kaynak : Anadolu Ajansı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şüheda 1915" Tiyatro Gösterimi'ni izledi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: GÖKBEY, sivil yolcu taşıma sertifikasyonunu tamamlayan ilk milli hava aracımız oldu

ABD'de üretici enflasyonu şubatta beklentileri aştı

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti yayımlandı

Hakkari'de beyaz örtüyle kaplı dağlardaki kar manzarası dronla görüntülendi

UEFA Konferans Ligi'nde çeyrek finalistler yarın belli olacak

Suriyeli Abdülbari için 15 yıldır sakladığı evinin anahtarı "umudun başlangıcını" simgeliyor

Eminönü'nde bayram alışverişi hareketliliği

Diyarbakır'da "bayramda sofralar tatlansın" diye kadayıf üreticilerinden vardiyalı çalışma

Trump, Hürmüz Boğazı'nı ele geçirmeleri halinde "müttefiklerinin harekete geçeceğini" savundu

Almanya'daki Müttefik Hava Komutanlığınca görevlendirilen patriot sistemi Adana'da konuşlandırılıyor

ABD Başkan Yardımcısı Vance'in İran'a yönelik saldırılar konusunda sessiz kalması dikkati çekiyor

73 ildeki uyuşturucu operasyonlarında 958 şüpheli yakalandı

Trabzon'da terzi kardeşlerin ömrü dikiş makinesinin başında geçti

Milli futbolcu Kenan Yıldız: 4 yıldır buradayım ve burası bana büyük güven gösterdi

Afrika Uluslar Kupası şampiyonluğu iptal edilen Senegal kararı tahkime taşıyacak

Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu yenilenen seçkisiyle açıldı

Özbek aileler ramazanda "ağız açar" iftar sofralarında bir araya geliyor

Depremzede anne, Türk Kızılay gönüllüsü olarak kız çocuklarına bayramlık dikti

Baharın müjdecisi leylekler Tunceli'deki köylerde bulunan yuvalarına dönmeye başladı

Kanoyla suda değil, Erciyes'te kar üzerinde süzüldüler

Hatay'da meslek liselilerin ürettiği çikolatalar bayramda ağızları tatlandıracak

Çanakkale Savaşları'nın bilinmeyen yönleri, Hisart Canlı Tarih Müzesi'nde sergileniyor

Kız kardeşler hayallerini sanat atölyesinde gerçeğe dönüştürdü

Sezonda 200 bin kişiyi ağırlayan Davraz Kayak Merkezi bayramı da hareketli geçirecek

"Saygınlar Kulübü" 65 yaş üstündekilerin buluşma adresi oldu

Kastamonu'da şehit öğretmen ve öğrencilerin hatıraları sınıftaki müzede yaşatılıyor

Tescilli Antep baklavasında üretim bayram için iki katına çıktı

SHURA'ya göre enerji güvenliği için ithal kaynak azaltılmalı, yenilenebilir yatırımları artırılmalı

AB, girişimcilere 48 saatte şirket kurma imkanı sunmaya hazırlanıyor

Yükleniyor

loading