Gebeyken lösemi olduğunu öğrenen anne hem sağlığına hem bebeğine kavuştu

Gebeyken lösemi olduğunu öğrenen anne hem sağlığına hem bebeğine kavuştu

GÜNDEM 26.03.2026 15:13:21 0 0
Gebeyken lösemi olduğunu öğrenen anne hem sağlığına hem bebeğine kavuştu

ISTANBUL (AA) - Büyükçekmece'de yaşayan 27 yaşındaki Beyaz, yüksek ateş, halsizlik ve nefes darlığı şikayetleriyle Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda Beyaz'a akut lösemi tanısı konuldu.

Hastalığın hızlı ilerleyen ve acil tedavi gerektiren bir tür olduğunun belirlenmesi üzerine doktorlar zamanla yarışa girdi. Ancak Beyaz'ın hamileliğinin ileri haftalarında olması, tedavi sürecini daha da kritik hale getirdi.

Kadın doğum ve hematoloji uzmanlarının birlikte yaptığı değerlendirmede, Beyaz'ın hastalığının tedavisine hemen başlanması gerektiği, doğumun da belirli bir haftaya kadar geciktirilebileceği öngörüldü. Beyaz ise hayatını riske atma pahasına bebeğini dünyaya getirmek istediğini doktorlara iletti.

Gebeliğin 29. haftasında sezaryen doğum gerçekleştirildi. Prematüre olarak dünyaya gelen ve Aras ismi verilen bebek kuvöze alındı.

Annenin lösemi tedavisine ise doğumdan 3 gün sonra hematoloji servisinde başlandı. Yüksek riskli hastalık nedeniyle yoğun kemoterapi uygulanan anne, zorlu bir tedavi sürecinden geçti.

İlk aşamada uygulanan tedaviye rağmen hastalıkta kalıntı bulguların devam etmesi üzerine ikinci basamak tedaviye geçildi. Bu sürecin ardından hastada tam remisyon sağlandı.

Kemik iliği nakli için uygun donör bulunamaması üzerine Zeynep Beyaz'a aile içinden yarı uyumlu nakil gerçekleştirildi. Başarıyla tamamlanan nakil sonrası Beyaz, sağlığına kavuştu.

"Bebeğin güvenli doğumunun sağlanabileceği haftaya kadar tedavi sürecini yönetmeye çalıştık"

Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Kemik İliği Nakil Ünitesi Görevli Hekimi Doç. Dr. İstemi Serin, AA muhabirine, hastanın hematoloji kliniğine kadın hastalıkları ve doğum kliniğinden yönlendirildiğini söyledi.

Hastanın gebelik döneminde ciddi enfeksiyonları ve kan tablosunda bozuklukları olduğunu belirten Serin, yapılan tetkikler sonucunda akut lösemi tanısı koyduklarını ve tedavi sürecini multidisipliner şekilde yönettiklerini vurguladı.

Serin, "Hasta bize geldiğinde gebeliği söz konusuydu. Bu süreçte kadın hastalıkları ile birlikte değerlendirdik, bir süre takip ettik. Özellikle bebeğin güvenli doğumunun sağlanabileceği haftaya kadar tedavi sürecini yönetmeye çalıştık." dedi.

Sürecin ilerleyen aşamasında hızlı bir doğum kararı alındığını aktaran Serin, "Ciddi enfeksiyonlar ve kan tablosundaki bozulmalar sebebiyle hızlı bir doğum süreci gelişti. Sonrasında akut lösemi önündeki tıbbi literatürün bize sağladığı primer tedaviye başladık." diye konuştu.

Serin, yaşanan sürece ilişkin şunları kaydetti:

"28. haftada yatışı olup 29. haftada bebek alınmak zorunda kaldı. Gebelik süreci ve lösemi oldukça komplike bir süreç. Gebeliğin hangi haftasında olduğu son derece önemli. Burada sadece tıbben değil aileyle birlikte de karar vermek gerekiyor. Normal hayatını sağlayabileceği bir haftada olduğu için gebeliğin uygun haftalarda tıbben sonlandırılması ve çocuğun yaşar vaziyette dünyaya gelmesi bizim için en önemli süreç oluyor."

Doç. Dr. Serin, hastanın riskli bir lösemi grubunda yer aldığına işaret ederek, birinci basamak tedavinin yanıtının iyi olmadığını, ardından ikinci basamak tedaviye geçildiğini belirtti.

Tedavi döneminde donör arayışında bulunduklarını anlatan Serin, "Akraba içi veya yurt içi ve yurt dışı taramalarda uygun donör bulamadık. Bu sebeple de 'remisyon' dediğimiz hastalıksızlık durumu elde edilince akraba içi yarı uyumlu naklini yaptık. Hasta şu an iyi. Hem yeni jenerasyon dizileme ile gösterdiğimiz genetik bir mutasyonu kalmadı. Kemik iliği de oldukça iyi durumda." ifadelerini kullandı.

"En büyük şansım, mucizem bebeğim oldu"

Anne Zeynep Beyaz ise kan tahlillerinde bozukluk tespit edilmesi, yüksek ateş, titreme ve yorgunluk şikayetlerinin artması üzerine hastaneye başvurduğunu söyledi.

Yürürken çok fazla nefes nefese kaldığını ancak bu durumun hamilelikten kaynaklandığını zannettiklerini vurgulayan Beyaz, hastanede çok hızlı bir şekilde lösemi tanısı konulduğunu ifade etti.

İlk etapta önerilen akıllı ilaç tedavisini hamileliği nedeniyle kabul etmediğini dile getiren Beyaz, bu sürecin ardından doktorların oluşturduğu konseyde durumun ciddiyetinin kendisine anlatıldığını ve doğumun ardından hızlıca tedavi sürecine başlandığını kaydetti.

Beyaz, bebeğinin yaklaşık 45 gün kuvözde kaldığını belirterek, "Normalde bebeği görmem belki mümkün olmayabilirdi ama moral olsun diye belli günlerde görmemi sağladılar. Çok şükür, çok mutluyum, iyi ki buraya gelmişim." dedi.

Anne olarak zor bir karar süreci yaşadığının altını çizen Beyaz, şöyle devam etti:

"Bir gün önce kalp sesini duyuyorsun, bir gün sonra bütün hayatın değişiyor. Çocuğunla kendi yaşamın arasında, iki can arasında kalıyorsun. Anne olmak çok farklı bir şey. O an sadece onu düşündüm, onu istedim. Çocuğumun gelişim dönemine baktık, kilosuna baktık. Doktorlar güven verdi, sonrasında sezaryene karar verdik. Allah'a bıraktık ikimizi de. O da doktorlara emanetti, ben de. Bebeğimi ilk gördüğümde, 'Benim mi?' dedim. Çok küçüktü. Onun nefes aldığını, yaşadığını bilmek, onun hayat mücadelesi bana daha çok güç verdi. O iyi olunca ben daha çok güçlendim. En büyük şansım, mucizem bebeğim oldu. 'Annesiz bir bebek nasıl olabilir, ona benden daha iyi kim bakabilir?', onu düşünüyorsun. O bir emanet bana, Allah'ın emaneti. Bütün güvenim oydu kendime karşı."

Zeynep Beyaz, tedavi sürecinde sağlık çalışanlarının ilgisinin moralini yüksek tuttuğunu, doktorların yaklaşımı ve bilgilendirmelerinin de güven verdiğini sözlerini ekledi.


Muhabir: Hikmet Faruk Başer

Haber Kaynak : Anadolu Ajansı

Avrupa'da akaryakıt fiyatlarında "ABD/İsrail-İran Savaşı" kaynaklı artış sürüyor

Baharda sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde seyredecek

Almanya'da elektrik fiyatları "ABD/İsrail-İran Savaşı" ile yükseldi

LGS sınavında öğrencilere verilecek beslenme paketinde velilerin onayı alınacak

İstanbul'daki sahte içki operasyonlarında 28 bin 168 litre etil ve metil alkol ele geçirildi

Uzmanlara göre Sudan'daki çatışmalar sınır ötesine taşınarak bölgesel güvenlik riskini artırıyor

TSK'nın envanterindeki yerli ve milli sistemler Edirne'de sergilendi

Muğla'da yağışlar baraj ve göletleri doldurdu

Türk edebiyatına "Mai ve Siyah"ı kazandıran yazar: Halid Ziya Uşaklıgil

AB'den coğrafi tescil alan Yenice ıhlamur balı markalaşma yolunda ilerleyecek

Türkiye’nin Yatırım Kolaylaştırma Anlaşması’na yönelik itirazını kaldırması DTÖ toplantısına damga vurdu

Dağ ve ormanlarla kaplı Munzur Vadisi birçok yaban hayvanına ev sahipliği yapıyor

Güney Kore'de ABD/İsrail-İran Savaşı'nın ekonomik etkilerine karşı ek bütçe tasarısı sunulacak

Jandarma komandolar afetlerde daha fazla can kurtarmak için eğitimden geçti

Merkez Bankası rezervleri 177,5 milyar dolar oldu

KKM bakiyesindeki düşüş devam ediyor

Giresunspor, tarihinde ilk kez Bölgesel Amatör Lig'e düştü

Trendyol 1. Lig'de 4 takım teknik direktörünü değiştirmedi

Ağrı Dağı'nın zirvesi mercek bulutuyla kaplandı

Milli motosikletçiler, Portekiz ve ABD'de piste çıkacak

"Revnakoğlu'nun İstanbul'u", tarihçi Cemaleddin Server Revnakoğlu'nun arşivinin ışığında hazırlandı

Sarız kilimini yaşatmak için 38 yıldır tezgah başında

Ağrı'da küçükbaş hayvanların karlı dağlarda "tek sıra" beslenme yolculuğu

Tarihi Hasankeyf'te gün yüzüne çıkarılan 147 eser sergileniyor

Kadın mühendis, ailesinin yetiştirdiği zeytinlere katma değer kazandırdı

Sanal prodüksiyonla kurulan "Dedektif Reptır: Birlikte Gülelim" görsel dünyasıyla öne çıkıyor

Kalp hastası hemşire erken teşhisle sağlığına kavuştu

Arzu Karabulut'un gurbetten Türk Milli Takımı'na uzanan futbol yolculuğu

Türkiye'nin ilk taş kömürü müzesi madencilik tarihine ışık tutuyor

Toprak Razgatlıoğlu, MotoGP'de sezonun üçüncü yarışı için ABD'de piste çıkıyor

Yükleniyor

loading