Göbeklitepe eylülde yeni çehresine kavuşacak
Göbeklitepe eylülde yeni çehresine kavuşacak
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla düzenlenen Uluslararası Arkeoloji Sempozyumu ve Arkeolojinin Altın Çağı Sergisi ilk kez gün yüzüne çıkan 485 eseri ziyaretçilerle buluşturdu.
Sergide, Karahantepe ve Göbeklitepe kazılarında ortaya çıkarılan ve Neolitik Çağ'a ait olduğu belirlenen pek çok eser ile Karahantepe'den çıkarılan bir taş kap içinde bir hikayenin ilk üç boyutlu anlatımı ilk kez ziyaretçilere sunuldu.
AA muhabirine açıklamada bulunan Taş Tepeler Projesi Koordinatörü, Göbeklitepe ve Karahantepe Kazıları Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, Göbeklitepe ile tanınan Neolitik Çağ yerleşimlerinin, Taş Tepeler Projesi ile çok daha kapsamlı bir boyuta ulaştığını, Şanlıurfa'da eş zamanlı olarak 10 farklı alanda Neolitik dönem kazılarının sürdüğünü belirtti.
Bu alanların içinde 2019'da kazı çalışmalarına başlanan Karahantepe'nin biraz daha öne çıktığını ifade eden Karul, "Karahantepe, Göbeklitepe gibi anıtsal kalıntıların açığa çıkarıldığı bir yer. Karahantepe'de geçen yıl da bir özel yapı kompleksine ait bir binanın içerisinde çok sayıda taş kap bulduk. Bu kaplar hem üzerlerindeki hayvan bezemeleri, hem bir arada bulunmaları ve kırmızı renkli bir steril toprağın içerisinde gömülmüş olmaları yönüyle konteks açısından da bugüne kadar karşılaştığımız bir durum değildi." değerlendirmesinde bulundu.
"Bir hikayenin bilinen en eski üç boyutlu anlatısı"
Karul, bulunan kaplardan birinin daha farklı olduğunu belirterek, "Karahantepe'de bulduğumuz büyük bir kabın içerisinde daha küçük bir tane var ve onun içerisinde de başlarını taş halkaların içerisine sokmuş hayvan heykelcikleri var. Bu aslına bakarsanız bir hikayenin bilinen en eski üç boyutlu anlatısı." ifadelerini kullandı.
Dikilitaşlara ya da duvar resimlerine bakıldığında yassı bir anın görüldüğünü ve yorumlandığını anlatan Karul, "Karahantepe'de geçen yıl bulduğumuz taş kap bize en az 10 bin yıl öncesinden üç boyutlu aktarılmış bir hikayeden söz ediyor. Neolitik çağ arkeolojisi için asrın keşfi niteliğinde bir buluntu. Dünya Miras Bellek Listesi'ne girmeye de aday olduğunu düşünüyoruz, bununla ilgili girişimlerimiz olacak." dedi.
Necmi Karul, Karahantepe'de yürütülen çalışmanın Geleceğe Miras Projesi kapsamında gerçekleştirildiğini aktararak, benzer nitelikteki buluntulara 10 farklı noktada daha rastlandığını belirtti.
"Bilgiyi dünyayla paylaşmak öncelikli hedefimiz"
Neolitik Çağ'ın bütün insanlığın ortak geçmişinde bir nokta olduğunu kaydeden Karul, "Yerleşik hayatın ortaya çıkışı, besin üretiminin başlaması, hayvanların evcilleştirilmesi gibi bugün bütün dünyada hakim toplum düzeninin temellerini ifade ediyor. Dolayısıyla burada açığa çıkan her şey, eriştiğimiz her türlü bilgi sadece bizi değil, bütün dünyayı ilgilendiriyor." diye konuştu
Karul, burada edinilen bilgiyi dünyaya anlatmak için kendilerinin de sorumluluk hissettiğini vurgulayarak, "Kültür ve Turizm Bakanlığı, Roma Kolezyumu'nda yaptığı sergiyle başlattı. Yakında Berlin'de, ardından Doğu Asya'da sergilerimiz olacak. Bu bilgiyi dünyayla paylaşmak istiyoruz. Bu öncelikli hedeflerimiz arasında." açıklamasında bulundu.
Sadece akademik yayınlarla değil, kongreler, sempozyumlar ve replikalarla da Neolitik dönem mirasını dünyaya tanıtmayı hedeflediklerini aktaran Karul, "Anadolu'nun bu zengin geçmişini, özellikle Neolitik Çağ açısından oynadığı önemli rolü bütün dünyayla paylaşmak istiyoruz, ortak bir noktamız bu." ifadesini kullandı.
"Karahantepe'de açığa çıkarılanlar, karşılaşacağımız hiçbir şeyin sürpriz olmayacağını öğretti"
Karahantepe kazılarının son durumuna ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Karul, sene sonuna kadar buranın da Göbeklitepe gibi bir koruma çatısıyla örtüleceğini söyledi.
Karul, şu ifadeleri kullandı:
"Karahantepe'ye özgü bir çatı projesi üzerinde çalıştık ve bunun da hem alanı koruyacağını hem de alanın kimliğine yakışır, örtüşür bir proje olacağını düşünüyoruz. Dolayısıyla daha uygun bir ortamda eserlerin korunması sağlanacak hem de ziyaret açısından daha konforlu bir ortam yaratılacak ama topu topu 6 yıllık bir kazı. Bugüne kadar Karahantepe'de açığa çıkarılanlar, bize karşılaşacağımız hiçbir şeyin sürpriz olmayacağını öğretti. 'Şunu bekliyoruz' demek, 12 bin yıl önce orada yaşayan insanları hafife almak olur. Şu ana kadar bize hiç beklemediğimiz şeyleri ürettiklerini ve yaptıklarını zaten ziyadesiyle göstermiş oldular."
"Konsantrasyonumuz eylül sonunda Göbeklitepe'yi yeni çehresiyle ziyaretçilerle buluşturmak"
Göbeklitepe'de yaygın olarak bilinen GT1 çatısı ve GT2 çatısının altında kazılar yapıldığını aktaran Karul, "Aynı zamanda Göbeklitepe'de ciddi bir restorasyon çalışmasına başladık. Birçok dikilitaşı tümleme projesi içerisindeyiz ve yaklaşık iki aydır bu çalışmalar sürüyor. Sanırım eylül sonuna doğru Göbeklitepe'yi yeni bir yüzle görmüş olacaksınız. Bunu da biraz müjdelemiş oluyorum, çalışmalarımız devam ediyor. Konsantrasyonumuz eylül sonunda Göbeklitepe'yi yeni çehresiyle ziyaretçilerle buluşturmak." diye konuştu.
"Göbeklitepe ile çağdaş, benzeri yerleşim yerlerinin sayısı onlarca"
Karul, ulaştıkları her türlü veriyi "saklayarak, gizleyerek, doğru zamanda açıklamak" gibi bir yaklaşımlarının olmadığını vurgulayarak, Kültür ve Turizm Bakanlığının her yeni bilgi sonrasında anında bilgilendirildiğini söyledi.
Yeni bir bilgi olduğunda bu sergide olduğu gibi bunu ilk fırsatta kamuoyuyla paylaştıklarına işaret eden Karul, sözlerini şöyle tamamladı:
"Taş Tepelerde yüzey araştırmaları devam ettiği için aslında her yıl yeni yerler buluyoruz ve bunların da belirli bir kısmı kazılıyor şu anda. Yüzey araştırmalarımız devam ediyor. Üç tane yüzey araştırması söz konusu.Yeni yerlerin bulunması zaten sürpriz değil. Anladığımız kadarıyla yaklaşık 150 kilometre çapında bir alanda Göbeklitepe ile çağdaş, benzeri yerleşim yerlerinin sayısı onlarca. Bunların da yaklaşık 1500 yıllık bir süreci yansıttığını biliyoruz ve seçtiğimiz kazı alanları da bu 1500 yılın farklı aşamalarını yansıtıyor. Bu da bize sonuç itibarıyla daha bütüncül bir tablo ortaya koymakta fayda sağlıyor."
Muhabir: Yasemin Kalyoncuoğlu,Fatma Nur Candan
Borsa günü yükselişle tamamladı
Trump, NATO ülkelerinin İran'a yönelik saldırılara katılmasına "ihtiyaçlarının" kalmadığını belirtti
AK Parti Sözcüsü Çelik: Türkiye'nin bir barış ülkesi olma iradesi en güçlü şekilde korunmaktadır
Fenerbahçe 3 puanı 4 golle aldı
İsrail ordusu Lübnan'a hava saldırıları başlattığını duyurdu
Bakan Fidan: Savaşın durdurulması için atılabilecek adımları görüşmek üzere yakında bir bölge ziyaretim olacak
Antalya Havalimanı 2 ayda yaklaşık 2 milyon yolcuya hizmet verdi
Sakarya, yılın ilk 2 ayında 26 bin 314 aracı yurt dışına gönderdi
Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi toplandı
Küresel Para Haftası sunum ve panellerle devam ediyor
AB, Macaristan ve Slovakya'ya petrol akışını sağlamaya çalışıyor
Fitch: Orta Doğu'daki gerilimin kısa sürmesi halinde Türkiye'ye yönelik riskler yönetilebilir
A Milli Kadın Basketbol Takımı, 2026 Dünya Kupası'na katılmayı garantiledi
TRT'de Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yılına özel içerikler izleyiciyle buluşacak
İsrail, Mescid-i Aksa’yı 18 gündür kapalı tutuyor
Yasa dışı tütün operasyonlarında 337 şüpheli hakkında işlem yapıldı
STM, NATO'nun bilgi sistemleri projesine katkı sağlayacak
Yarım asırlık terzilik mesleğini huzurevinde sürdürüyor
Polonya: İran'a asker göndermeyeceğiz, bu çatışma güvenliğimizi doğrudan etkilemiyor
Diyarbakır'da su altındaki yaklaşık 2 bin 400 yıllık tarihi yapılar görüntülendi
Uzun yıllar sigara içenler poliklinik desteğiyle bağımlılıktan kurtuluyor
Fas’ta Kadir Gecesi’nde çocuklar geleneksel kıyafetlerle süsleniyor
Türkiye'de bisiklet 2026 sezonuna geniş yarış takvimiyle hazırlanıyor
ODAK Projesi kültür sanat alanındaki veri eksikliğini gidermeyi amaçlıyor
Vakıflardan ramazan boyunca "en özel" iftar
Giresunlu fındık kıran imalatçısı 87 yıllık patozu restore etti
Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, ara tatilde ve bayramda ücretsiz gezilebilecek
Beşiktaş GAİN Genel Menajeri Nedim Yücel: Camiamıza bir kupa kazandırmak istiyoruz
Çanakkale destanının hatırası 1917'den beri Şanlıurfa'da yaşıyor
Sultan 2. Abdülhamid'in şehit yakınları ve gaziler yararına bağışladığı ahşap dolap restore edildi
Yükleniyor



