İletişim Başkanı Duran: Amacımız, kamuoyunun sağlıklı biçimde takip edebileceği bir iletişim akışı oluşturmaktır

İletişim Başkanı Duran: Amacımız, kamuoyunun sağlıklı biçimde takip edebileceği bir iletişim akışı oluşturmaktır

GÜNDEM 4.02.2026 16:27:47 28 0
İletişim Başkanı Duran: Amacımız, kamuoyunun sağlıklı biçimde takip edebileceği bir iletişim akışı oluşturmaktır

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığının dezenformasyonla mücadeleden kamu diplomasisine, stratejik iletişimden basın yayın, halkla ilişkiler, CİMER faaliyetlerine uzanan çalışmalarına ve 2025'te hayata geçirilen projelerine ilişkin "Ayın Tarihi" dergisine değerlendirmelerde bulundu.

"İletişim ekosisteminde yaşanan hızlı dönüşüm, artan belirsizlikler ve çok katmanlı kriz ortamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının önceliklerine" dair sorulan soru üzerine Duran, "İletişim Başkanlığı olarak temel önceliğimiz siyasetin, bürokrasinin ve toplumsal hayata yansıyan kamu politikalarının birbirini tamamlayan ve karşılıklı anlayışı güçlendiren bir iletişim zemininde buluşmasına katkı sunmaktır." yanıtını verdi.

Bu yaklaşımla, farklı kurum ve aktörlerin kendi sorumluluk alanları çerçevesinde yürüttüğü çalışmaları, vatandaş nezdinde anlaşılır, tutarlı ve anlamlı bir bütünlük içinde görünür kılmayı amaçladıklarını aktaran Duran, bu bağlamda İletişim Başkanlığını, ortak bir zemin oluşturan, diyaloğu ve karşılıklı anlayışı güçlendiren bir yerde konumlandırdıklarına işaret etti.

Farklı kurum ve aktörler arasındaki eşgüdüm ve koordinasyon zemininin güçlendirilmesini öncelediklerinin altını çizen Duran, bürokrasi, Meclis, yerel yönetimler ve sahadaki paydaşlar arasında tek yönlü bir iletişimden ziyade, karşılıklı bilgi akışına ve istişareye dayalı koordinasyon anlayışını önemsediklerini vurguladı.

Duran, farklı aktörlerin ve bağlamların varlığının, iletişim dilinde tekdüze bir yaklaşım yerine çeşitliliği gerekli kıldığını, bu nedenle bölgesel, sosyolojik ve demografik farklılıkları gözeten, esnek ve çok katmanlı bir iletişim mimarisi yönetmeyi hedeflediklerini kaydetti.

"Amacımız, tepkisel reflekslerle şekillenen bir iletişim yerine, bağlamı doğru kuran, öncelikleri gözeten ve kamuoyunun sağlıklı biçimde takip edebileceği bir iletişim akışı oluşturmaktır" değerlendirmesinde bulunan Duran, Türkiye'nin dış politika, güvenlik, ekonomi ve insani diplomasi alanlarındaki kapasitesini doğru bağlam, kavram ve dil kullanımıyla uluslararası kamuoyuna aktarmayı sürdüreceklerini ifade etti.

Duran, savunmacı bir söyleme yaslanmadan, Türkiye'nin tezlerini açıklayan, bağlam kuran ve anlatı üreten bir iletişim yaklaşımını benimsediklerini aktardı.

"7'den 70'e dezenformasyon farkındalığı ilkesini benimsiyoruz"

"İletişim Başkanlığının dezenformasyon ile mücadelede yürüttüğü eğitim ve farkındalık çalışmalarına" dair soru üzerine Duran, bu alanda sürdürülebilirliğin, öncelikle bireylerin davranışlarını dönüştürmekle mümkün olacağını belirtti.

Duran, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu dönüşümü salt içerikleri düzelterek, yalanlayarak gerçekleştiremeyiz. Bireyler, anneler, babalar, gençler dijital mecralarda hangi risklerle karşı karşıyalar? Bugün sanal dolandırıcılıktan tutun, bahis ve kumar gibi kötü alışkanlıkların yayılması da maalesef, bu mecralarda gerçekleşiyor. Vatandaşlarımızda bu tehlikelere karşı farkındalık kazandırmak aynı zamanda bir güvenlik sorunu olarak da karşımızda duruyor. Dolayısıyla bu mücadeleyi geniş bir perspektifte ele alıyoruz ve '7’den 70'e dezenformasyon farkındalığı' ilkesini benimsiyoruz. Bu çerçevede İletişim Başkanlığımızca toplumun tüm kesimlerine yönelik eğitim faaliyetlerimiz var. Eğitim programlarımızda dijital okuryazarlık, eleştirel düşünme, teyit mekanizmalarına dikkat çekme gibi temalara yoğunlaşıyoruz. Özellikle gençler, dijital dünyanın en aktif kullanıcıları olduğundan, üniversitelerle güçlü işbirlikleri geliştirdik ve dezenformasyonla mücadele öğrenci kulüplerinin kurulmasına öncülük ettik. Bugün 76 üniversitede faaliyet gösteren bu kulüpler, gençlerin sadece tüketici değil, sorgulayan, doğrulayan ve sorumluluk alan dijital bireyler olarak yetişmesine katkı sağlıyor."

"2025'te 3 bin 252 kamu diplomasi faaliyeti gerçekleştirildi"

"İletişim Başkanlığının kamu diplomasi faaliyetlerinin koordinasyonunda nasıl bir işlev gördüğüne" ilişkin soruya karşılık Duran, İletişim Başkanlığı olarak iki ana sorumluluk alanlarının bulunduğunu, bir yandan kendi görev alanlarına giren konularda bizzat kamu diplomasisi faaliyetlerini icra ederken, diğer yandan kamu diplomasisi alanında faaliyet yürüten kurum ve kuruluşların koordinasyonunu sağladıklarını hatırlattı.

Duran, kamu diplomasinin temelini ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye, Türkiye'den Büyüktür" yaklaşımı doğrultusunda inşa ettiklerinin altını çizdi.

50'den fazla paydaş kurum ve kuruluşun katkısıyla 2024-2029 dönemini kapsayan Kamu Diplomasisi Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nı hazırladıklarını anımsatan Duran, bu strateji belgelerinin hazırlanması ve raporlanmasında Kamu Diplomasisi İzleme Sistemi (KADİZ) olarak nitelendirilen bir uygulama kullandıklarını belirtti.

Bu sistem üzerinden 2021 yılından bugüne kadar 15 binin üzerinde kamu diplomasisi faaliyetlerinin kayıt altına alınıp analiz edildiğini aktaran Duran, bunların 3 bin 252'sinin 2025 yılında gerçekleştirilen çalışmalar olduğuna dikkati çekti.

Duran, tüm paydaş kurum ve kuruluşlarla yürütülen bu çalışmaların eşgüdüm ve koordinasyon görevinin Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulunca (KDKK) yürütüldüğünü bildirdi.

"Dünya çapında faaliyetler gerçekleştiriyoruz"

"İletişim Başkanlığının 2025 yılında kamu diplomasi faaliyeti içeren hangi çalışmaları hayata geçirdiğinin" sorulması üzerine Duran, dünyanın her yerinde karşılıklı güven üzerine inşa edilmiş, sürdürülebilir diyaloglar kurmayı hedeflediklerini belirtti.

Duran, şunları kaydetti:

"Bu çerçevede 2025'te dünyanın önemli merkezlerinde ve Türkiye'de olmak üzere toplam 38 panel programı, 3 medya forumu, 2 istişare ve değerlendirme toplantısı, 24 yuvarlak masa toplantısı, 29 sergi, 9 mutabakat zaptı, 7 çalışma ziyareti, 1 çalıştay ve 18 eğitim programı gerçekleştirdik. Ülkemizin tezlerini anlatmak üzere 2025 yılı içerisinde 16 rapor, 5 kitap ve 13 video hazırladık. Peki, biz bu çalışmaları neden yapıyoruz? Maalesef mevcut uluslararası sistem, küresel ve bölgesel sorunların çözümü noktasında yetersiz kalmaktadır. Bu yetersizlik dünyada her geçen gün daha çok hissedilmekte ve dile getirilmektedir."

İletişim Başkanlığı olarak bu çerçevede dünya çapında faaliyetler gerçekleştirdiklerinin altını çizen Duran, "Avusturya'dan Bulgaristan'a, İspanya'dan Güney Kore'ye uzanan geniş bir coğrafyada 20'den fazla ülkede düzenlediğimiz 'Daha Adil Bir Dünya Mümkün' panel serisi ve Kıbrıs'ta 'Egemen Eşit İki Devlet' modeli, Gazze'de yaşanan insani kriz ve 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü gibi başlıklarda gerçekleştirilen etkinlikler, Türkiye'nin adil duruşunun ve haklı tezlerinin uluslararası platformlarda görünürlüğünün artırılmasına katkı veriyor." ifadelerini kullandı.

"15 Temmuz'un tarihsel bir direniş olduğunu vurguladık"

"İletişim Başkanlığı koordinasyonunda 15 Temmuz anma etkinlikleri kapsamında hayata geçirilen Proje Takip Sistemi ve 'Zaferin Adı Türkiye' temasının, stratejik iletişim açısından nasıl bir etki ve çıktı ürettiğine" ilişkin soru üzerine Duran, 15 Temmuz'un, stratejik iletişim açısından hafıza yönetiminin en kritik alanlarından birini oluşturduğuna işaret etti.

Bu nedenle anma faaliyetlerini tek seferlik etkinlikler olarak değil, sürekliliği olan bir toplumsal anlatı olarak ele aldıklarını belirten Duran, bu çerçevede 15 Temmuz faaliyetlerini ülke sathında takip ettikleri Proje Takip Sistemini 2020'de hayata geçirdiklerini ve 2025'te rekor bir seviyede 21 bin 629 proje ve etkinliğin sisteme girildiğini aktardı.

Geçen yıl "Zaferin Adı Türkiye" teması ile yurt içi ve dışında ortak bir söylem birliği tesis ettiklerini anımsatan Duran, "Bu sayede farklı coğrafyalarda yürütülen etkinlikler tek bir stratejik çerçeve altında buluştu. Panel programları, sergiler, yayınlar ve dijital içerikler aracılığıyla 15 Temmuz'un yalnızca bir darbe girişimi değil, millet iradesinin tarihsel bir direnişi olduğunu vurguladık." bilgilerini verdi.

"CİMER'in yapay zeka ile entegrasyonu"

"2026 yılında CİMER sistemine ilişkin plan ve projelere" yönelik yöneltilen soru üzerine Duran, CİMER sisteminin işleyişini geliştirmeye, etkinliğini artırmaya ve vatandaş odaklı hizmet anlayışını güçlendirmeye yönelik birçok proje yer aldığını, bu çalışmaların merkezinde CİMER'in yapay zeka ile entegrasyonu bulunduğunu kaydetti.

Duran, "Başvuru süreçlerini daha hızlı, kolay ve kullanıcı dostu hale getirmek, aynı zamanda sistemin işleyişinde verimliliği artırmak için yapay zeka teknolojilerinden faydalanmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.

CİMER'in, bir başvuru sistemi olmanın ötesinde karar alıcılara stratejik içgörü sunan bir geri bildirim mekanizması olduğuna işaret eden Duran, şöyle devam etti:

"CİMER'i yalnızca başvuruların iletildiği bir platform değil, devletin toplumu daha iyi anlama, kendisini sürekli geliştirme ve kamu hizmetlerinde kalite çıtasını yükseltme iradesinin güçlü bir yansıması olarak görüyoruz. Veri mirasımızın sunduğu sosyolojik derinlik ile yapay zeka destekli analitik kapasitenin buluşmasının, millet ile devlet arasındaki güven temelli iletişimi daha da güçlendireceğine ve kamu hizmetlerini daha etkin, erişilebilir ve kapsayıcı kılan bir dönüşüm perspektifi ortaya koyacağına inanıyoruz."

"Çok dilli yayınlarla geniş bir beşeri coğrafyaya ulaşmayı hedefliyoruz"

"İletişim Başkanlığının süreli ve süresiz yayınlarının Türkiye'nin ulusal ve uluslararası alandaki iletişimine ne gibi katkılar sunduğuna" ilişkin soru üzerine Duran, büyük ve güçlü Türkiye'nin yükselen hikayesini, stratejik ve bütüncül bir iletişim yaklaşımı çerçevesinde anlatma gayretinde olduklarını vurguladı.

Türkiye'nin kamu politikalarını, tarihsel birikimini ve küresel meselelere bakışını kapsamlı bir şekilde anlatan süreli ve süresiz yayınlarının bulunduğunu hatırlatan Duran, çok dilli yayınlarla geniş bir beşeri coğrafyaya ulaşmayı hedeflediklerinin altını çizdi.

Çok dilli yayınlarla hem ulusal kamuoyunu doğru bilgilendirmek hem de Türkiye'nin tezlerini ve anlatısını uluslararası kamuoyuna doğrudan ulaştırma gayesinde olduklarını belirten Duran, şunları kaydetti:

"Bunun yanı sıra medya, iletişim ve basın tarihine yönelik referans niteliğindeki çeşitli yayınlar da hazırlayarak medya ve kamuoyunun istifadesine sunuyoruz. '21. Yüzyılda Türkiye'nin Bağımlılıklarla Mücadele Seferberliği', 'Asrın Felaketinin 2. Yılı: İnşa ve İhya Çalışmaları', 'Türkiye Yüzyılı Mimarisi', 'Tarihi Belgelerle Çanakkale Destanı' gibi eserler, bu kapsamda değerlendirebileceğimiz çalışmalardan bazıları. Türkçe, İngilizce, Arapça hazırladığımız ve Gazze'deki gazetecilere yönelik saldırıları kapsamlı belge, veri ve tanıklıklarla ortaya koyan 'Gerçeğin Katli: İsrail'in Gazeteciliğe Karşı Savaşı' kitabı ile Gazze'deki katliamı tüm dünyaya duyurmayı, yaşananların unutulmamasını sağlamayı amaçladık. Bir diğer önemli kitap çalışmamız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın millete hizmet yolunda ortaya koyduğu mücadeleyi ve yoğun mesaisini gözler önüne seren, gelecek nesiller için de rehberlik edecek bir arşiv çalışması niteliği taşıyan 'Aşkınan Koşan Yorulmaz' adlı yayınımızdır."

Duran, diğer süreli ve süresiz yayınların ise "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM 80. Genel Kurulu Hitabı'nın yanı sıra 4. Antalya Diplomasi Forumu ve 4. Türkiye Gençlik Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmaların kitaplaştırılması, Afet Haberciliği Pratik, Etik ve Güvenlik Rehberi, Köklerden Ufuklara Türk Savunma Sanayisinin Yükseliş Hikayesi, Türkiye Yüzyılı, Erişilebilirlik Yüzyılı, Milletin Kaleminden Milletin Destanı-15 Temmuz'a Dair CİMER'e Yansıyan Duygular" olduğunu aktardı.

"Millet ve devlet olarak samimiyetle bağlarımızı güçlendirmeliyiz"

İletişim Başkanlığının en temel önceliğinin, toplumun tamamıyla samimi bir iletişim halinde bulunmak olduğuna belirten Duran, "Milletimizle, üniversitelerimizle, basın mensuplarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla hemen hemen her konuda diyalog halindeyiz." ifadelerini kullandı.

İletişimde en temel ilkenin samimiyet olduğuna işaret eden Duran, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Samimiyet, her kapıyı açan bir anahtar gibidir. Ülkemiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bölgemizde ve dünyamızda vazgeçilmez bir aktöre dönüşmüştür. Şimdi biz buradan ileriye nasıl yol alacağız? Dünyanın böylesi kaotik bir döneminde, dünyadaki konumumuzu güçlendirmek için millet ve devlet olarak samimiyetle bağlarımızı güçlendirmeliyiz. Bu bağın güçlü bir şekilde devamı Türkiye'nin yükselmesi için en elzem koşullardan biridir. Hep birlikte büyük ve güçlü Türkiye'yi yükseltmek ve geleceğe taşımak için daha çok çalışacağız."


Muhabir: Özcan Yıldırım

Haber Kaynak : Anadolu Ajansı

Nestle, Fransa'daki bebek maması geri çağırmalarının kapsamını genişletti

Taşımacılıkta mesleki yeterlilik sınavları elektronik ortamda yapılacak

TBMM Başkanlığından Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporuna ilişkin açıklama

İstanbul'da çocuklara yönelik cinsel istismar içeriklerini temin eden 49 zanlı yakalandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Mısır'da

Çin, resmi para birimi RMB’nin küresel çapta yaygınlaştırılmasını önceliklendiriyor

Diyarbakır Valisi Zorluoğlu, 6 Şubat depremlerinden sonra yürütülen çalışmaları aktardı

Antalya'daki turizmciler AA'nın "Yılın Kareleri" oylamasına katıldı

Bakan Uraloğlu, Libya askeri heyetini taşırken düşen uçağın karakutu incelemesine ilişkin bilgi verdi

Mehmetçik, Kars'ta kardan kapanan yollar nedeniyle ulaşılamayan hasta çocukları sağlık ekiplerine teslim etti

İletişim Başkanı Duran: Amacımız, kamuoyunun sağlıklı biçimde takip edebileceği bir iletişim akışı oluşturmaktır

Kahramanmaraş'ta meslek liselerinde depreme rağmen üretim arttı

"Seralarda şeffaf panellerle enerji tasarrufu sağlanabilir" önerisi

Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon ocakta yüzde 1,7 oldu

Deprem mağduru üretici, devlet yardımıyla hayvan sayısını artırdı

TSKB'den 2025'te 11,4 milyar lira net kar

Reel efektif döviz kuru endeksi ocakta 102,17 oldu

Depremde hayvanlarını kaybeden besici, üretime devlet desteğiyle tutundu

Odalar ve Borsalar Kanunu'na tabi odalarca belirlenecek fiyat tarifelerine ilişkin esaslar düzenlendi

KAGİDER, "Yatırımın Sosyal Getirisi Etki ve Kalitatif Araştırma Raporu"nun sonuçlarını paylaştı

Depremden etkilenen illerin ihracatında toparlanma devam ediyor

Norveç, Avrupa'nın enerji arzına uzun vadeli destek vermeyi hedefliyor

Rekabet Kurulu Google hakkında soruşturma açtı

Ticaret borsalarında sezonun ilk 5 ayında 217 bin tonu aşkın fındık işlem gördü

Kayseri'de ürettikleri raylı sistem aracı ekipmanlarını çok sayıda ülkeye ihraç ediyorlar

Çanakkale'de veteriner hekim yapay zeka destekli süt çiftliği kurdu

Malatya'daki deprem konutları için 811 kilometrelik doğal gaz altyapısı

AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Kos: Made in Europe girişimi Türkiye'yi dışlayamaz

Mahrem alanlarda risklerin tespitinde "akıllı sensör" dönemi

Trabzon'un fındık ihracatı yılın ilk ayında 26,7 milyon doları aştı

Yükleniyor

YAZARLAR