İSTANBUL (AA) - Ticaret Bakanlığı tarafından bugün yapılan açıklamada yurt dışından e-ticaretle alınan ve 30 avroya kadar değeri bulunan eşyalar için basitleştirilmiş gümrük döneminin sona erdiği paylaşılmıştı.
Açıklamada, "Daha önce üç ürün grubuyla sınırlı olarak uygulanan düzenleme genişletilerek, 1 Şubat'tan itibaren geçerli olmak üzere yurt dışı e-ticaret platformları üzerinden satışı yapılan tüm ürünler bakımından sipariş edilen eşyanın değerine bakılmaksızın 'basitleştirilmiş gümrük beyannamesi' uygulamasına son verilmiştir." ifadeleri kullanılmıştı.
Ayrıca düzenlemenin tedavi, sağlık, eğitim, bilim ve araştırma gibi alanlardaki ihtiyaçları aksatmayacak şekilde istisnalar içerdiği belirtilmişti.
İş dünyası temsilcileri, AA muhabirine, söz konusu uygulamaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Yerli üretim için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz"İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, söz konusu gelişmenin üreticiler açısından önemine işaret ederek, "İş dünyası olarak uzun süredir gündemde tuttuğumuz ve yerli üretici ve üretimi himaye bakımından önemsediğimiz yurt dışından posta veya kargonun 30 avro limit olmadan gümrük işlemlerine tabi tutulması yönündeki kararı memnuniyetle karşılıyoruz. 30 avro limitinin kaldırılmasını yerli üretim için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz." dedi.
AB'nin de 150 avroluk gümrüksüz alışveriş muafiyetini kaldırmasının gündemde olduğunu aktaran Avdagiç, bugün açıklanan kararın küresel ölçekte korumacı ticaret reflekslerini yansıttığını ve uluslararası eğilimlerle eşgüdüm içinde değerlendirilmesi gereken bir adım olduğunu söyledi.
Avdagiç, "Bu düzenleme orta ve uzun vadede Türkiye'nin üretim kapasitesini, istihdamını ve ticari dengelerini güçlendirecek bir fırsata dönüşebilir. Bu nedenle markalaşma, ölçek ekonomisi, tasarım alanlarında atılacak yeni adımlara ve Türkiye'nin e-ihracatta dünya markası olması için devletin desteğiyle yerli üreticilerimizin atacağı adımlara odaklanmalıyız." diye konuştu.
Bu kararla birlikte yerli üreticilere tüketicilerin mağduriyet yaşamasını önleme noktasında önemli sorumluluklar düştüğünü kaydeden Avdagiç, "En başta üreticilerimiz ve markalarımız, üretimde kazanacağı maliyet avantajlarını tüketiciye daha çok yansıtmalıdır. Yerli üreticilerimizin fiyat-kalite dengesi tutturup, erişilebilir ürün gamını genişleterek, kararın amacının hasıl olması için tüm gücünü göstereceğine inanıyorum." ifadelerini kullandı.
"Üreticiyi ve tüketici sağlığını korumaya yönelik bir tedbir"Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın da Türkiye'nin 410 milyar dolar ihracat hedefi doğrultusunda kararlı adımlarla ilerlediği bir dönemde, iç pazarın korunması ve yerli üretimin desteklenmesi yönünde atılan her adımı önemsediklerini belirterek, "Bu bağlamda, söz konusu düzenlemenin, özellikle kayıt dışı ve denetimsiz girişlere karşı yerli üreticiyi ve tüketici sağlığını korumaya yönelik bir tedbir olduğu kanaatindeyiz." değerlendirmesinde bulundu.
Sağlık ve gıda gibi hassas sektörlerdeki her türlü regülasyonun ülke ekonomisinin sağlam temeller üzerinde büyümesine hizmet edeceğini vurgulayan Aydın, "Bu düzenlemenin, vatandaşlarımızın güvenilir yerli üretime yönelmesine, yerli üreticimizin ise adil bir rekabet ortamında daha fazla yatırım ve istihdam imkanı bulmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz." şeklinde konuştu.
Aydın, alınan önlemlerin ekonomiye katkısına işaret ederek, bu ve benzeri tedbirlerin uzun vadede Türk milletinin refahını artıracak yapısal reformların bir parçası olduğunu söyledi.
"E-ticaret, standartlarla desteklenmediğinde sağlık açısından riskler doğurabiliyor"Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran ise e-ticaretin hızla gelişen, küresel ticaretteki payını her geçen gün büyüterek güçlendiren bir alan olduğunu söyledi.
Sınırları kaldırarak dünyanın bir ucundan diğer ucuna 7 gün 24 saat ticaret yapmaya imkan sağlayan bu alanın denetim ve standartlarla desteklenmediğinde tüketici sağlığı açısından ciddi riskler doğurabileceğine işaret eden Baran, şu açıklamalarda bulundu:
"Diğer yandan içerde mevzuata uygun üretim yapan, vergisini ödeyen ve kalite standartlarına riayet eden yerli firmalarımız, yurt dışından e-ticaret platformları üzerinden getirilen denetimsiz, kalitesiz, düşük maliyetli ürünler karşısında haksız rekabetle karşı karşıya kalabiliyor. Bu açıdan Ticaret Bakanlığımızın bu kararını haksız rekabetin önüne geçilerek piyasalarda adil rekabetin sağlanması, tüketici sağlığı ve güvenliğinin korunması, yerli üretimin desteklenmesi, istihdam ve vergi kaybının önüne geçilmesi açısından atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz."
Baran, düzenlemenin tedavi, sağlık, eğitim, bilim, araştırma gibi alanlardaki ihtiyaçları aksatmayacak şekilde istisnalar içermesini ise son derece yerinde bir karar olarak değerlendirdi.
"Olumlu sonuçlar vereceğine inanıyorum"Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten de ayakkabı ve saraciye gibi ürünlerde ithalatı artıran vergi muafiyeti uygulamasının Ekim 2025'te kaldırıldığını belirterek, o tarihten bu yana ayakkabıda gümrüksüz alışverişin kapalı olduğunu anlattı.
İçten, "Diğer ürün gruplarının da gümrüksüz alışverişe kapatılmasının olumlu sonuçlar vereceğine inanıyorum. Ben kararın tüm sektörlerimize hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
"Zararlı kimyasalların kontrolsüz şekilde ülkeye giriş riski ortadan kalktı"Saraciye Sanayiciler Derneği Genel Başkanı Turhan Akyüz ise kargo yoluyla ülkeye gelen ürünlerin yeterli denetim mekanizmalarından geçmeden piyasaya sunulmasının yasaklı ve sağlığa zararlı kimyasalların kontrolsüz şekilde ülkeye girişine yol açtığını belirterek, aynı zamanda yerli üreticiler açısından ciddi bir haksız rekabet ortamını oluşturduğunu söyledi.
Akyüz, "Bu risklerin ortadan kaldırılması ve piyasa dengesinin korunması amacıyla Ticaret Bakanlığımız tarafından hayata geçirilen kısıtlama ve düzenlemeleri son derece yerinde ve kıymetli buluyoruz." dedi.
Turhan Akyüz, söz konusu düzenlemelerin tüketici sağlığının korunması, adil rekabet ortamının sağlanması ve kayıtlı üretim yapan firmaların desteklenmesi açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı.
Muhabir: Uğur Aslanhan,Seda Tolmaç