TRABZON (AA) - Kurt, AA muhabirine, kişinin bir madde veya nesne üzerindeki kontrolünü kaybetmesi durumunun bağımlılık olarak adlandırıldığını söyledi.
Kumarın da bireyin elindeki değerli bir kaynağı, daha değerli bir kazanç elde etme umuduyla riske atması olduğunu ifade eden Kurt, "Bu davranışa, 'kumar davranışı' diyoruz. Kişilerde bir süre sonra, bu davranış üzerindeki kontrolünü kaybettiklerinde kumar bağımlılığı ya da kumar oynama bozukluğu dediğimiz rahatsızlığın ortaya çıktığını gözlemliyoruz." diye konuştu.
Kurt, kişide kumar bağımlılığının olup olmadığını anlayabilmek için birtakım belirtilerin bir arada görülmesi gerektiğine işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:
"Özellikle zihninin bu davranışla yoğun şekilde meşgul olması gerekmektedir. Gün geçtikçe kumar oynama davranışının sıklığının ve oynadığı para miktarının arttığını gözlemliyoruz. Kişiler bunu oynamadığı anlarda yoğun huzursuzluk, öfke, gerginlik ve sinirlilik gibi ruhsal belirtilerle karşımıza geliyorlar."
Bu belirtilerin kişinin ailevi, toplumsal ve mesleki anlamda birçok açıdan işlevselliğini olumsuz yönde etkilediğine dikkati çeken Kurt, kişinin evde izole olup uzun süre telefon veya tablet kullanması, yalan söylemesi ve maddi kayıplarını telafi etmek için kontrolsüz harcamalar yapmasının bağımlılık veya ruhsal sorun belirtisi olabileceğini vurguladı.
Kurt, kumar oyunlarına ait algoritmaların kişilere ilk başta birtakım kazançlar vererek hazza alıştırdığının altını çizerek, şöyle devam etti:
"Hazza alıştırdıktan sonra bu kişilerde 'şanslıyım', 'galiba bu işi çözdüm', 'başarabiliyorum' gibi sürekli kazanacağı duygusu pekişmeye başlıyor. Bir süre sonra da bu kazançlar kayıplara dönüyor. Kişilerde ikincil süreçte kayıpları gidermek uğruna birtakım davranışlar gelişiyor. Özellikle, 'irademi kontrol edebilirim', 'az miktarda oynuyorum', 'arada oynuyorum' ya da 'sitelerin verdiği bonuslarla oynuyorum' gibi tutum ve davranışlar aslında bağımlılığın sürmesine neden oluyor ve kayıplar daha da derinleşiyor."
"Kumar bağımlısı bireylerde çeşitli ruhsal hastalıklar ortaya çıkabiliyor"Kurt, yapılan araştırmaların, dünyada 2025'te 350 milyon kişinin kumar oynama davranışında bulunduğunu ortaya koyduğunu belirtti.
Türkiye'de de Yeşilay tarafından geçen yıl kumar bağımlılığıyla ilgili rapor hazırlandığını ifade eden Kurt, özellikle 15-25 yaş grubunun yüzde 10'unda kumar oynama davranışı gözlemlendiğini anlattı.
Kurt, kumar bağımlılığının genel yaygınlığının yüzde 1 ila 3 arasında değiştiğini, giderek de arttığını vurguladı.
Kumar bağımlılığının ev içinde sorunlara ve mal varlığı kayıplarına kadar çok sayıda probleme yol açtığını aktaran Kurt, "Kumar bağımlısı bireylerde aynı zamanda çeşitli ruhsal hastalıklar ortaya çıkabiliyor. Kaygı bozuklukları ve özellikle kendine zarar verme girişimleri bu hastalarımızda sıkça görülüyor. Bir diğer önemli sorun da kumar bağımlısı bireylerde bu kayıpları telafi etmek uğruna hırsızlık, dolandırıcılık ya da zimmete mal geçirme gibi adli suçları da sıkça görebilmekteyiz." diye konuştu.
Kumar bağımlılığının tedavi edilebildiğine dikkati çeken Kurt, "Öncelikle bireye düşen, bunun bir rahatsızlık olduğunun farkına varıp yardım istemesidir. Yardım istemeye başlandığında çok başarılı, yüz güldürücü sonuçlar alabiliyoruz." ifadelerini kullandı.
Kurt, bireylerin yaşam tarzlarını değiştirmesinin de önemli olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
"Bağımlı bireylerde zihin ve beden kısa süreli haz almaya çok alışıyor. Bu hazzı biraz daha farklı aktivitelerle yerine koymamız gerekiyor. Bu kapsamda çeşitli spor faaliyetleri yapılabilir, birtakım rutinler oluşturulabilir. Bunları hastanın hayatına yeniden entegre etmesi gerekiyor. Özellikle riskli durumlardan da uzak durulması lazım. Eğer ki çevremizde kumar oynama davranışı gösteren bireyler varsa, bunlarla aramıza mesafe koymamız gerekiyor."
Muhabir: Meltem Yılmaz Karakurum