Mevcut projeksiyona göre Türkiye nüfusu 2100'de 50 milyonun altına düşebilir

Mevcut projeksiyona göre Türkiye nüfusu 2100'de 50 milyonun altına düşebilir

GÜNDEM 10.07.2024 15:39:37 223 0
Mevcut projeksiyona göre Türkiye nüfusu 2100

ANKARA (AA) - Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Eryurt, AA muhabirine, hazırladığı nüfus projeksiyonu ve Türkiye'de doğurganlık hızının düşmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

2022'de dünya nüfusunun 8 milyarı aştığına dikkati çeken Eryurt, geçen yıl Hindistan nüfusunun Çin'i geçtiğini, 1979'dan beri tek çocuk politikası uygulayan Çin'de 2015'te iki çocuk politikasının, 2021'den itibaren de üç çocuk politikasının uygulanmaya başlandığını anımsattı.

Türkiye'de de son açıklanan nüfus istatistiklerinde ülke nüfusunun 85 milyonun biraz üzerinde olduğunu, ancak nüfusun bir önceki yıla göre sadece 93 bin kişi arttığını belirten Eryurt, "Cumhuriyetin 100'üncü yılında, Cumhuriyet tarihinin en düşük nüfus artış hızına tanık olduk. Son açıklanan doğum istatistiklerine göre, Türkiye'de doğum oranı 1,51 çocuğa düşmüş durumda. Aslında 2014'ten beri doğum oranları düzenli düşme eğilimi içerisindeydi, 2017 itibarıyla yenilenme düzeyinin altına düşmüştü. Son olarak da 1,51 çocuğa indi." dedi.

İstanbul, Ankara ve İzmir'de doğum oranlarının 1,2 çocuğa kadar düştüğünü kaydeden Eryurt, Türkiye genelinin, bu 3 ili gecikmeli de olsa takip ettiğini ve bu düşme eğiliminin var olan tabloda devam etmesinin beklendiğini dile getirdi.

"Nüfus 88 milyona ulaştıktan sonra yatay azalan eğilime girecek"

Prof. Dr. Eryurt, Türkiye ile benzer özelliklere sahip İspanya ve İtalya gibi ülkelerde 10 yıl içerisinde, doğum oranlarının 1,5 çocuktan 1,2 çocuğa düştüğünü anlattı.

Bu veriler ışığında, Türkiye'de doğum oranının 1,2 çocuğa düşeceği ve sonrasında da sabit kalacağı öngörüsüyle nüfus projeksiyonu hazırladığını bildiren Eryurt, şöyle konuştu:

"Türkiye nüfusu için uzun süredir '100 milyona ulaşır mı' diye bir beklenti söz konusuydu. Projeksiyon sonuçları, bırakın 100 milyonu 90 milyona ulaşamayacağımızı gösteriyor. Türkiye nüfusu 2040'lara doğru yaklaşık 88 milyona ulaştıktan sonra yatay azalan bir eğilime girecek ve 2050'lere kadar bu şekilde devam edecek. Türkiye nüfusu, 2070'lerin ortasına doğru 70 milyonun, 2100'de 50 milyonun altına düşüyor."

15 yaş altı nüfusun azalma eğilimini hızlı şekilde devam ettireceğini aktaran Eryurt, projeksiyona göre 15 yaş altı nüfusun 2050'de 10 milyona, 2100'de 4 milyona kadar düşeceğini söyledi.

"Çalışma çağı nüfusu, 2050'lere kadar yüzde 60 civarında kalacak"

Eryurt, 15-64 yaş aralığı çalışma çağı nüfusunun bir süre aynı oranda devam etmesinin öngörüldüğüne dikkati çekerek şöyle devam etti:

"2050'lere kadar çalışma çağı nüfusunun, oransal olarak yüzde 60'lar civarında kalacağını söyleyebiliriz, 2075 itibarıyla yüzde 60'ların altına düşmeye başlıyor, 2100'e geldiğimizde yüzde 50'ler seviyesinde oluyor. Sayısal olarak baktığımızda, çalışma çağı nüfusu 2075'te 41 milyona, 2100'de 24 milyona kadar düşecek. Bu projeksiyon dönemi boyunca en hızlı artacak nüfus aslında yaşlı nüfus. 2050'lerin ilk yarısında her 4 kişiden birinin, 2070'lerin ortasında her 3 kişiden birinin 2100'lere doğru her 10 kişiden 4'ünün 65 yaş üzeri nüfusa dahil olmasını bekliyoruz."

"Nüfus piramidinin tersine tanıklık etmiş olacağız"

Nüfus piramidinin yaş yapısı olarak tersine dönmesinin öngörüldüğüne işaret eden Eryurt, "2100 yılında bizim 1960-70'lerde sahip olduğumuz nüfus piramidinin tersine tanıklık etmiş olacağız. En kalabalık grup, en yaşlı gruplar olacak. TÜİK, her 5 yılda bir nüfus piramitlerini revize ediyor. Bildiğim kadarıyla bu ay sonuna doğru paylaşacaklar. Oradaki öngörüler de aslında doğurganlığın düşme eğilimini devam ettireceği şeklinde, sonuçlarımızın benzer olacağını tahmin ediyorum." şeklinde konuştu.

Eryurt, gelişmiş ülkelerin tamamında doğum oranlarının zamana yayılmış şekilde düşük seviyelere geldiğine, bu değişimin Türkiye'de çok hızlı gerçekleştiğine dikkati çekti.

Yaptığı çalışmada, Türkiye'de kadınların yüzde 45'inin istediğinden az çocuğa sahip olduğunu, bu oranın üniversite mezunu ve çalışan kadınlarda yüzde 60'lara çıktığını aktaran Eryurt, çiftlerin istedikleri sayıda çocuğa, istedikleri zaman sahip olmalarını sağlayacak koşulların ve imkanların oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.

"En kalıcı politika bakım yükünü kadınların üzerinden almak"

Prof. Dr. Eryurt, doğurganlığın arttırılması için alınabilecek önlemlere ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Çiftlerin istedikleri sayıda çocuğa sahip olmalarının önünde birtakım engeller var, iş ve aile yaşamının uyumlaştırılmasında birtakım sorunlarla karşılaşılıyor. Geliştirilecek tedbirlerin iş, aile yaşamı uyumunu, dengesini sağlayacak politikalar olması gerekiyor. Burada en önemli, en kalıcı politika, bakım yükünü kadınların üzerinden biraz almak. Kreş uygulamasını, erken çocukluk dönemindeki çocuk bakımını yaygınlaştırmak, kreşlerin niteliğinin artırılması, ücretlerinin büyük oranda kamu tarafından karşılanması oldukça önemli bir politika olacaktır. Diğer bir politika doğum izni süresinin uzatılması olabilir.

Türkiye'de annelik izni süresi çok kısa, gelişmiş ülkelerdeki annelik izni sürelerinin oldukça altında bizdeki süreler, bunun 1 yıla çıkarılması önemli adım olacaktır. İlk 6 ayının tamamen ücretli annelik izni şeklinde formüle edilmesi, ikinci 6 ayında anne veya babanın dönüşümlü olarak bu hakkı kullanmasının önünün açılması faydalı olacaktır. Bebeğin mama, beslenme, bez gibi ihtiyaçlarını karşılamaya imkan verecek 'bebek ikramiyesi' de çiftlerin istedikleri sayıda çocuğa sahip olmaları için önemli teşvik olacaktır."

Eryurt, ilgili bakanlıkların esnek ve yarı zamanlı çalışma modelleri üzerinde de çalışmalarının bulunduğunu kaydetti.


Muhabir: Şaduman Türkay

Haber Kaynak : Anadolu Ajansı

İstanbul'da akşam saatlerinde trafik yoğunluğu yüzde 89'a çıktı

Yunanistan, Gazze için oluşturulan Barış Kurulu'na "gözlemci" olarak katılacak

İstanbul'da otoparktaki araçlardan 30 milyon dolar çalındığı iddiasıyla 11 zanlının emniyetteki işlemleri sürüyor

Futbol milli takımlarına yeni sponsor

Borsa günü rekor seviyeden tamamladı

Üniversite kontenjanlarının azaltılmasına bu yıl da devam edilecek

Muğla'da fırtına ve sağanak etkili oluyor

Epstein belgelerinde adı geçen eski Fransız Bakanın başkanlık ettiği enstitüde polis araması

İran, Hürmüz Boğazı'nda güvenlik tehditlerine karşı askeri tatbikat başlattı

İsrail'in Batı Şeria'yı ilhakının önünü açan "devlet arazisi" kavramı ne anlama geliyor?

İçişleri Bakanlığından kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı

Lohusa şerbeti "kaynar" geleneği Adana'daki usta öğreticiler tarafından yaşatılıyor

Muğla'da fırtına ve sağanak etkili oluyor

"54. İstanbul Müzik Festivali" 11-25 Haziran'da müzikseverlerle buluşacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ramazanda yardımlaşma seferberliği çağrısına perakendecilerden tam destek

Uluslararası yardım kuruluşu, mobil sağlık hizmetiyle Gazzelilerin yaralarını sarmaya çalışıyor

AB: İsrail'e, işgal altındaki Batı Şeria'daki yeni kararlarından geri dönmesi çağrısında bulunuyoruz

İsrail saldırısında bacağını kaybeden Gazzeli baba engeline rağmen ailesi için mücadelesini sürdürüyor

TBF ile Türkiye Sigorta arasındaki milli takımlar ana sponsorluğu anlaşması yenilendi

Nevşehir Kapadokya Havalimanı'nın yeni yolcu salonları hizmete açıldı

İsrail, 1967'den beri ilk kez Kudüs'ün sınırlarını genişleten bir yasa dışı yerleşim kuruyor

İsrail, ateşkesi ihlal ederek Gazze Şeridi'ne saldırılarını sürdürdü

Hüsnü Kuruntu'dan Tahsin Bey'e uzanan bir ömür: Gazanfer Özcan

Otizmli İngiliz çocuk Joshua’nın nefret karşıtı kek yolculuğunda hedef Türk camilerini ziyaret etmek

Kitaplarla donatılan "Bilgi Evleri" Erzurumlu gençleri geleceğe taşıyor

İstanbul'u gezen seyyah kedinin omuz macerasına yavrusu da katıldı

Yenilenen İstanbul Hava Müzesi'nde "Sonsuz Aşk" konseri düzenlendi

Lise öğrencileri madenlerde gaz kaynaklı risklerin tespiti için yapay zekalı sistem tasarladı

Elektrikte beşinci tarife döneminde 777 milyar liralık yatırım planlanıyor

Konya'daki Küçük Göl 4 yıl aradan sonra su tutmaya başladı

Yükleniyor

YAZARLAR