İSTANBUL (AA) - AA'nın "Afrika'nın Türkiye'deki Dost Yüzleri" başlıklı haberinin üçüncüsünde, 1999'da Enka Spor Kulübü tarafından Türkiye'ye getirilen Etiyopya kökenli Türk atlet Elvan Abeylegesse'nin Türk atletizmine kazandırdığı başarılar ele alındı.
Abeylegesse, Türkiye'ye geliş hikayesini ve atletizm alanındaki başarılarını, AA muhabirine değerlendirdi.
Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da 1982'de dünyaya geldiğini belirten Abeylegesse, 7 çocuklu ailenin altıncı çocuğu olarak 16 yaşına kadar Etiyopya'da yaşadığını söyledi.
Abeylegesse, Türkiye'ye, Mayıs 1999'da Enka Spor Kulübü tarafından getirildiğini kaydederek, "Etiyopya yıldız milli takımındaydım ve uluslararası başarılarım hatta dünya kros birinciliğim de vardı. Başka bir ülkeye gitmek o ülke adına yarışmak hiç aklımda yoktu." dedi.
İlk öğrendiği Türkçe kelimelerin "tamam" ve "merhaba" olduğunu ifade eden Abeylegesse, Türkiye'ye alışma sürecini şöyle anlattı:
"En büyük sorunum dil oldu. Türkçe bilmiyordum. İnsanlar farklıydı, yemekler farklıydı. Ancak sürekli sporla iç içe olduğum için takım arkadaşlarım, antrenörler beni sevdi o yüzden çok fazla yabancılık çekmedim ve kısa bir süre sonra Türkçe öğrendim. İlk öğrendiğim Türkçe kelimeler 'tamam' ve 'merhaba' oldu. Sonra Türkiye hakkında her şeyi öğrenmeye çalıştım. Çok yalnız kalmadım, çabucak alıştım."
Abeylegesse, Türk vatandaşlığı ve kimliğini aldıktan sonra milli takım adına uluslararası yarışmalara katılmaya başladığını dile getirdi.
Dünya, Avrupa, Balkan ve Kros şampiyonlukları olduğunu belirten Abeylegesse, şöyle konuştu:
"Dünya rekoru kırdığım zaman dünya birincisi oldum. En iyi derecem 10 bin ve dünyanın en iyisiydim. 10 bin ve 5 bin metre dünya birinciliklerim var. Atletizm bireysel bir mücadele. Dolayısıyla çalışmalar çok yoğundu. Fedakarlık yaptım çok çalıştım ve meyvelerini alarak ülkemize çok sayıda madalya getirdim."
Abeylegesse, "Kazanırken de kaybederken de Türk halkı her zaman arkamda durdu." ifadelerini kullanarak, bu motivasyonuyla büyük başarılar elde ettiğini söyledi.
"Biz artık buralıyız, burası vatanımız"Bilgilerini, deneyimlerini çocuklara aktarmak için Ekim 2019'da sporu aktif olarak bıraktığını ve antrenörlük yapmaya başladığını anlatan Abeylegesse, Enka Spor Kulübünde 4 yıldır antrenörlük yaptığını kaydetti. Abeylegesse, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Daha çok çocuklara yönelik eğitim veriyorum. 30 öğrencim var. Beşinci sınıftan aldığım çocukları on ikinci sınıfa kadar getirdim. Çoğunlukla cumartesi, pazar günleri çalışıyoruz. Çocuklar yavaş yavaş kendini göstermeye başladılar. Temelden yetiştirdiğim çocuklarla milli takıma gitmek istiyorum. Şu anda milli takım seviyesine daha gelmediler ama 1-2 yıl içinde milli takıma girebilecekler."
Abeylegesse, yetiştirdiği öğrencilerinin olimpiyatlara ve dünya şampiyonluklarına katılacaklarını ve büyük başarılara imza atacaklarına inandığını vurguladı.
Öğrencilerinden birinin de kızı olduğuna dikkati çeken Abeylegesse, "Daha 13 yaşında. Atletizmi seviyor. Kızımın bu alanda benim gibi başarılı olmasını isterim. Tüm bilgi ve birikimimi diğer öğrencilerime olduğu gibi kızıma aktarmaya çalışıyorum." ifadelerini kullandı.
16 yaşında Türkiye'ye geldiğini, 25 yıldır İstanbul'da yaşadığını söyleyen Abeylegesse, "Kızım İstanbul'da doğdu, büyüyor. Biz artık buralıyız, bizim için Türkiye her şey." dedi.
Abeylegesse, Türkiye-Etiyopya arasında iyi bir köprü olduğunu ifade ederek, 2004 yılında dünya rekorunu kırdıktan sonra birçok Türk iş adamının Etiyopya'da yatırım yapmaya başladığını anımsattı. Milli atlet, sözlerini şöyle tamamladı:
"Etiyopya'da Türk sporcu oluyorum, Türkiye'de Etiyopyalı sporcu. Bence bu güzel bir şey. (2004'teki dünya rekoru) Şampiyonluktan sonra Etiyopyalılar da Türkiye'yi merak etmeye, araştırmaya başladı. Türkiye ile Etiyopya'yı tanıştırdığıma inanıyorum."
Abeylegesse'nin kızı 13 yaşındaki Arsema Mulissa da atletizmi çok sevdiğini, başka bir meslek seçmeyi hiç düşünmediğini belirterek, annesini rol model olarak seçtiğini dile getirdi.
Annesi gibi başarılı bir atlet olmak için çok çalıştığını anlatan Mulissa, "Annemle gurur duyuyorum. Hem annem hem hocam. Bu hem gurur verici hem de çok mutlu bir his. Annem kadar başarılı olmayı hedefliyorum. Umarım onun kadar başarılı olurum." dedi.
Muhabir: Gülsüm İncekaya