Milliyetçilik ve Türkçülük düşüncesinin bayraktarı: Ziya Gökalp

Milliyetçilik ve Türkçülük düşüncesinin bayraktarı: Ziya Gökalp

GÜNDEM 24.10.2025 13:58:58 174 0
Milliyetçilik ve Türkçülük düşüncesinin bayraktarı: Ziya Gökalp

İSTANBUL (AA) - Tam adı Mehmet Ziya olan usta edebiyatçı, Vilayet Evrak Müdürlüğünde uzun yıllar hizmet veren Mehmet Tevfik Efendi ile bölgenin tanınmış ailelerinden Pirinçcizadeler'in kızı Zeliha Hanım'ın oğlu olarak 23 Mart 1876'da Diyarbakır'da dünyaya geldi.

Rüştiye-i Askeriyye'ye (askeri ortaokul) 1886'da başlayan Gökalp, son sınıftayken babasını kaybetti.

Ziya Gökalp, 1890'da amcası Müderris Hacı Hasip Bey'den geleneksel İslam ilimleriyle ilgili ders almaya başladı. Aynı yıl İstanbul'a giderek lise eğitimine başlayan yazar, 1891'de geri dönerek, ikinci sınıfa Diyarbakır'da devam etti.

İstanbul'da yatılı Mülkiye Baytar Mekteb-i Alisi'ne 1896'da kaydolan yazar, amcasından Arapça ve Farsça, okul müdüründen ise Fransızca dersleri aldı.

Okula alınmadığı için baytarlık eğitimini tamamlayamadı

Usta kalem, 1898'de, 4. sınıfa geçtiği yaz tatilinde Diyarbakır'da gizli toplantılara katılmak, izinsiz cemiyet kurmak ve zararlı yayınları okumak suçlamasıyla tutuklandı. Bir müddet sonra serbest kalarak İstanbul'a dönen Gökalp, okula alınmadığı için baytarlık eğitimini tamamlayamadı.

Geleneksel ilimlerde kendisinden faydalandığı amcası Hacı Hasib Efendi'nin kızı Vecihe Hanım ile 1900'de evlenen yazar, kısa süre memuriyetlerde bulundu, askeri okulda Fransızca öğretmenliği yaptı.

Gökalp, dönemin yoğun siyasi ortamının da etkisiyle İttihat ve Terakki Cemiyetine üye oldu ve muhalif hareketlerin içinde yer aldığından 1900'de 9 ay tutuklu kaldı.

İkinci Meşrutiyet'in ilanıyla İttihat ve Terakki Cemiyetinin Diyarbakır Şubesini kuran yazar, 1911'de Selanik İttihat ve Terakki Mekteb-i Sultanisi'nde Türkiye'nin ilk sosyoloji derslerini verdi.

Başarılı edebiyatçı Balkan Savaşları başlayınca İstanbul'a dönmek zorunda kaldı, 1912'de yenilenen Meclis-i Mebusan seçimlerinde Ergani Milletvekili olan Gökalp, aynı yıl meclis feshedilince Darülfünun'da (İstanbul Üniversitesi) sosyoloji profesörü olarak ders vermeye başladı.

Yazılarıyla "Genç Kalemler" dergisine katkı sundu

Ömer Seyfettin ve Ali Canip Yöntem'in çıkardığı "Genç Kalemler" dergisine şiir ve makaleleriyle katkıda bulunan Gökalp, birçok dergi ve gazete için düşünce yazıları kaleme aldı.

Ziya Gökalp, şiir ve edebiyatın toplumun anlayabileceği bir düzeyde tutulmasını savunarak, "sanat toplum içindir" düşüncesinden hareketle eserlerini kaleme aldı.

Dönemin edebi akımlarının, dili ağır ve anlaşılmaz bir hale getirdiğini düşünen yazar, dilde sadeleşme ve şiirde hece ölçüsünü savunan "Yeni Lisan" hareketi içinde yer aldı.

Usta kalem, sanatın elit bir topluluğun malı olmasındansa halka mal edilmesi gerekliliğini savundu.

Yazdığı eserleri yalın, şiirlerini ise "milli ölçü" olduğunu söylediği hece ölçüsüyle kaleme alan Gökalp, ilk eserlerinde Ziya, Ziyaeddin, Mehmed Ziya, Hüseyin Vedad, Tevfik Sedad, Mehmed Mehdi, Mehmed Nail, Demirtaş, Celal Sakıb takma adlarını kullandı.

Ord. Prof. Mehmet Fuad Köprülü, yaptığı bir açıklamada, yakınlarının, mahcup, sessiz, mütevazı, durgun, suskun ve sıkılgan olarak tanımladığı Gökalp'in kuvvetli bir hafızaya, Doğu ve Batı hakkında geniş ve sağlam bilgilere sahip olduğunu söylemişti.

Başarılı yazar, 1911'de okuyucuyla buluşan "Genç Kalemler" dergisindeki "Altın Destan" manzumesinde ve sonraki hemen hemen tüm eserlerinde "Gök Alp", Ziya Gökalp imzasını tercih etti.

Yazar Gökalp, toplumsal anlamda bir inkılap gerçekleştirmek için toplumun duygusal ve ruhsal anlamda buna hazırlanması gerekliliğine inanarak, yazı ve şiirlerini bir propaganda aracı olarak kullandı. Toplumu duygusal olarak hazırlayabileceği ortamın sanat olduğunu düşünerek ideolojisini eserlerinin içine yerleştiren Gökalp, dilin ve edebiyatın tüm imkanlarını seferber ederek Türkçü ve Turancı motiflere yer verdi.

"Turan" şiiri ile başlayan "Kızıl Elma" kitabını 1914'te yayınladı

Usta edebiyatçının 1914'te yayınladığı şiir kitabının ismi Kızıl Elma, kitabın ilk şiiri ise Türklerin tek bir devlet içerisinde yaşama arzusunu vurgulayan "Turan"dı.

"Vatan ne Türkiye'dir Türklere/ Ne Türkistan Vatan/ Büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan" dizelerinin sahibi Gökalp, toplumcu bir düşünce insanı olmasının yanında milliyetçilik düşüncesini Turancı ideolojiyle destekleyerek eserlerinin içerisine yerleştirmesiyle dikkati çekti. Bu şekilde sanatsal bir hazdan ziyade faydacı bir yaklaşım benimseyerek eserleri aracılığıyla toplumdaki milli duyguları canlandırmayı amaçladı.

Gökalp, gerçekleştirilmek istenen inkılabın sosyal düzlemdeki temelini hazırlamak amacıyla yazdığı "Yeni Hayat" eserini 1918'de, şiir ve düzyazı şeklinde kaleme aldığı, Keloğlan, Küçük Şehzade ve Ala Geyik adlı halk hikayelerine yer verdiği "Altın Işık" eseri ise 1922'de okuyucuyla buluşturdu.

I. Dünya Savaşı sonrası 1919'da işgal güçleri tarafından tutuklanarak sürüldüğü Malta Adası'ndan 1921'de Türkiye'ye dönen yazar, Diyarbakır'da Küçük Mecmua dergisini çıkardı. Yeni Mecmua dergisini yeniden yayımlayarak burada da yazmaya devam eden edebiyatçı, 1923'te Diyarbakır mebusu olarak Meclis'e girdi.

Eserlerinde "millilik" vurgusu yapan Gökalp, 1924'te yayınlanan "Türkçülüğün Esasları" kitabıyla "Türkçülüğün fikir babası" olarak anılmaya başladı.

"Milliyet, eğitime dayalıdır"

Kendisinin ırkıyla ilgili tartışmaların yaşandığı bir dönemde yaptığı açıklamada, Türk ırkına sahip olduğundan emin olduğunu ancak aslında bunun önemsiz olduğunu dile getiren Gökalp, "Sosyolojik çalışmalarımdan öğrendim ki milliyet, eğitime dayalıdır." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Gökalp, hastalığı dolayısıyla kaldırıldığı hastanede 25 Ekim 1924'te hayata veda ederek, Sultan Mahmut Türbesi haziresine defnedildi.

Alper Çağlar ile Doruk Acar'ın yapımcılığını üstlendiği, 15 Temmuz'a giden süreçte Polis Özel Harekatın hikayesini anlatan mini televizyon dizisi "Börü"de, Gökalp'in, "Düşman yine öz yurduna el attı / Mezarından Ata'n kılıç uzattı / Yürü diyor, hakkı zulüm kanattı / Attila'nın oğlusun sen unutma" dizelerinin olduğu, "Türk Oğullarına" şiirine yer verildi.

Yapımcılığını Bozdağ Film'in üstlendiği Mehmetçik Kut'ül Amare'de de yine Gökalp'in "Cenk meydanında nice koç yiğit / Din ve yurt için oldular şehit / Ocağı tütsün, sönmesin ümit / Şehidi mahzun etme ya Rabbi! / Soyunu zebun etme ya Rabbi!" şeklindeki dizelerin yer aldığı "Asker Duası" eseri kullanıldı.

Usta edebiyatçının kaleme aldığı eserlerden bazıları şöyle:

Şiir: "Şaki İbrahim Destanı" (1908), "Kızıl Elma" (1914), "Yeni Hayat" (1918), "Altın Işık" (1923)

Deneme-düşünce: "Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak" (1918), "Türkçülüğün Esasları" (1923), "Doğru Yol" (1923).


Muhabir: Hilal Uştuk

Haber Kaynak : Anadolu Ajansı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: GÖKBEY, sivil yolcu taşıma sertifikasyonunu tamamlayan ilk milli hava aracımız oldu

ABD'de üretici enflasyonu şubatta beklentileri aştı

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti yayımlandı

Hakkari'de beyaz örtüyle kaplı dağlardaki kar manzarası dronla görüntülendi

UEFA Konferans Ligi'nde çeyrek finalistler yarın belli olacak

Suriyeli Abdülbari için 15 yıldır sakladığı evinin anahtarı "umudun başlangıcını" simgeliyor

Eminönü'nde bayram alışverişi hareketliliği

Diyarbakır'da "bayramda sofralar tatlansın" diye kadayıf üreticilerinden vardiyalı çalışma

Trump, Hürmüz Boğazı'nı ele geçirmeleri halinde "müttefiklerinin harekete geçeceğini" savundu

Almanya'daki Müttefik Hava Komutanlığınca görevlendirilen patriot sistemi Adana'da konuşlandırılıyor

ABD Başkan Yardımcısı Vance'in İran'a yönelik saldırılar konusunda sessiz kalması dikkati çekiyor

73 ildeki uyuşturucu operasyonlarında 958 şüpheli yakalandı

Trabzon'da terzi kardeşlerin ömrü dikiş makinesinin başında geçti

Milli futbolcu Kenan Yıldız: 4 yıldır buradayım ve burası bana büyük güven gösterdi

Afrika Uluslar Kupası şampiyonluğu iptal edilen Senegal kararı tahkime taşıyacak

Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu yenilenen seçkisiyle açıldı

Özbek aileler ramazanda "ağız açar" iftar sofralarında bir araya geliyor

Depremzede anne, Türk Kızılay gönüllüsü olarak kız çocuklarına bayramlık dikti

Baharın müjdecisi leylekler Tunceli'deki köylerde bulunan yuvalarına dönmeye başladı

Kanoyla suda değil, Erciyes'te kar üzerinde süzüldüler

Hatay'da meslek liselilerin ürettiği çikolatalar bayramda ağızları tatlandıracak

Çanakkale Savaşları'nın bilinmeyen yönleri, Hisart Canlı Tarih Müzesi'nde sergileniyor

Kız kardeşler hayallerini sanat atölyesinde gerçeğe dönüştürdü

Sezonda 200 bin kişiyi ağırlayan Davraz Kayak Merkezi bayramı da hareketli geçirecek

"Saygınlar Kulübü" 65 yaş üstündekilerin buluşma adresi oldu

Kastamonu'da şehit öğretmen ve öğrencilerin hatıraları sınıftaki müzede yaşatılıyor

Tescilli Antep baklavasında üretim bayram için iki katına çıktı

SHURA'ya göre enerji güvenliği için ithal kaynak azaltılmalı, yenilenebilir yatırımları artırılmalı

AB, girişimcilere 48 saatte şirket kurma imkanı sunmaya hazırlanıyor

"Güvenilir Gıda" mobil uygulaması kullanıma sunuldu

Yükleniyor

loading