MUĞLA (AA) - Birçok antik kent ve ören yeri UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunan Muğla'nın tarihi mirasları yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Karia ve Likya uygarlıklarının hüküm sürdüğü, bünyesinde barındırdığı çok sayıda ören yeri ile öne çıkan Muğla, tarihi ve kültürel zenginliklerinin oluşturduğu potansiyelle Ege Bölgesi'nin açık hava müzesi konumunda.
Milas'taki Karia Kralı Hekatomnos'a ait mezar ve çevresinde elde edilen buluntuların yanı sıra Beçin Kalesi, Kayaköy, Lagina, Stratonikeia, Kaunos, Knidos, Euromos, Labranda, Herakleia, Hyllarima ve Tlos'un da aralarında bulunduğu tarihi zenginliklere her yıl yenileri ekleniyor.
Helenistik, Roma ve Bizans'ın yanı sıra Menteşe Beyliği ve Osmanlı dönemi kalıntılarının da gün yüzüne çıkarıldığı antik kentleri gezen ziyaretçiler tarihi bir yolculuğa çıkıyor.
Turistler deniz, kum ve güneşin yanında geçmişi binlerce yıl öncesine uzanan antik kentler ile buralarda gün yüzüne çıkarılan eserlerin sergilendiği müzeleri gezmek için de bölgeyi tercih ediyor.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Toprak, AA muhabirine, Muğla'nın Karia ve Likya gibi uygarlıkların hüküm sürdüğü bir yörede kurulduğunu söyledi.
Sahip olduğu doğal güzelliklerinin yanında, tarihi zenginliklerinin oluşturduğu potansiyelle Muğla'nın ülke turizminin en önemli odak noktalarından olduğunu ifade eden Toprak, "Muğla çok önemli bir kültürel mirasa sahip. Türkiye arkeolojik buluntu ve çalışmalar anlamında çok yoğun. Ülkemizde de Muğla ve Antalya bu anlamda başı çekiyor." dedi.
Muğla'da 1000'in üzerinde antik yerleşimin söz konusu olduğunu, kentte 25 ören yerinde arkeolojik kazı çalışması gerçekleştirildiğini anlatan Toprak, bu kazıların 12'sinin de Geleceğe Miras Projesi kapsamında yıl boyu sürdüğünü dile getirdi.
"Geleceğe Miras Projesi ile 12 ay kazı yapılıyor"Önceki yıllarda kazı alanlarında birkaç ay süren çalışmaların, Kültür ve Turizm Bakanlığınca yürütülen Geleceğe Miras Projesi ile 12 ay devam ettiğine dikkati çeken Toprak, şöyle konuştu:
"Kazılarımızda artık daha yoğun bir çalışma yapılıyor. Bu anlamda hem istihdam yarattı hem de ciddi anlamda turizm potansiyeli oluşturdu. Bunun karşılığını hem turizmde hem de bilimsel çalışmalarda görmekteyiz. Muğla'mızın kültürel değerleri çok kıymetli. Geçmiş yıllarda bu alanları ziyaret eden kişi sayısı hep 1 milyonun altındaydı. Şimdi yürütülen yoğun çalışmalar sayesinde hem merak uyandırıyor hem de Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının tanıtım çalışmalarıyla turistlerin dikkatini ciddi anlamda çekmeye başladı. Bu yıl 1 milyon 300 bin civarında bir ziyaretçi ağırladık ve sayı önümüzdeki yıllarda giderek artacak. Bu turizm sezonunun 12 aya çıkarılması için büyük bir fırsat. Kazılarda elde edilen yeni veriler dünyada da büyük merak uyandırmaya başladı. Elde ettiğimiz her yeni veri arkeoloji ve bilimsel anlamda ilgi görüyor."
"Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi dünyanın en zengin sualtı koleksiyonuna sahip"
Geçen yıl kent merkezi ve ilçelerindeki 5 müze ve kazı çalışması devam eden ören yerlerini yaklaşık 1 milyon 300 bin ziyaretçinin gezdiğini belirten Toprak, "Bodrum Kalesi'nde kurulu Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi en çok ziyaret edilen müze oldu. Marmaris Müzesi ikinci sırada yer aldı. Knidos antik kenti birinci, Kayaköy Ören Yeri ise en çok ziyaret edilen ikinci yer oldu." dedi.
Toprak, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'nin Türkiye'de tek sualtı arkeoloji müzesi olmasının yanı sıra dünyada en zengin sualtı koleksiyonuna sahip müze durumunda olduğunu, gece müzeciliğine de Kültür ve Turizm Bakanlığının onayı ile ilk kez Bodrum Kalesi'nde başladıklarını ve çok ciddi rağbet gördüğünü dile getirdi.
Toprak, bunların yanı sıra Yatağan ilçesindeki Stratonikeia ve Lagina antik kentleri ile Milas ilçesindeki Beçin, Labranda, Euromos ve Herakleia, Köyceğiz'deki Kaunos ile Datça'daki Knidos antik kentlerini çok sayıda yerli ve yabancı turistin gezdiğini kaydetti.
Muhabir: Durmuş Genç