Sarıkeçili Yörükleri kültürlerini yaşatmaya devam ediyor

Sarıkeçili Yörükleri kültürlerini yaşatmaya devam ediyor

KÜLTÜR-SANAT 3.08.2024 12:37:51 135 0
Sarıkeçili Yörükleri kültürlerini yaşatmaya devam ediyor

KONYA (AA) - Yüzlerce yıllık geleneklerini korumak için çaba gösteren Sarıkeçili Yörüklerinden 4'ü yetişkin 5 kişilik Uçar ailesi, teknolojiden uzakta, yaylalara kurdukları kıl çadırlarda yaşamlarını sürdürüyor.

Her yıl havaların ısınmasıyla Mersin'in Bozyazı ilçesinden keçi, at, deve ve köpekleriyle yola çıkan aile, 20 günde ulaştıkları Aladağ'da kurdukları kıl çadırda konaklıyor.

Geçimini hayvancılıkla sağlayan Uçar ailesinin en büyüğü 66 yaşındaki "Kuş Ali" lakabıyla tanınan Ali Uçar, AA muhabirine, atalarından miras kalan konargöçer kültürünü gücü yetene kadar yaşatmaya devam edeceğini söyledi.

Uçar, yörük kültürünün daha fazla tanıtılması, yok olmaması gerektiğini belirterek, "Doğma büyüme, ebemden dedemden gelen meslektir. Onlardan bize kaldı. Ben de aslımı neslimi kaybetmemek için bunu taşıyorum. Biz böyle gelmişiz, böyle görmüşüz. Gerçek Sarıkeçili'yiz. Bu kültürü yaşatanlara, sevip de buralara gelenlere, yerden göğe kadar teşekkür ediyorum." dedi.

"Dağın başında gelmiş, dağın başında geçmiş ömürlerimiz"

Ali Uçar'ın eşi 65 yaşındaki Hatice Uçar da eşinin develeri satmaya kıyamadığını, yolculuklarını onlarla yaptıklarını anlattı.

Konargöçerliğin kendilerine atalarından miras kaldığını vurgulayan Uçar, "Biz doğduk, büyüdük, bununla geldik, geçtik. Şimdi yeni yetişenler 'zor' diyor. Zor geliyor ama bize zor gelmiyordu, zor değildi. Dağlarda kendi işimizi yapıyoruz. Anamız, babamız, dedemizden geliyor Yörüklük. Dağın başından gelmiş, dağın başında geçmiş ömürlerimiz." diye konuştu.

Ailenin 27 yaşındaki kızı Fatma Dilekmen, eşi ve 3 yaşındaki oğluyla bu kültürü devam ettirmeye çalıştıklarını dile getirdi.

Kış mevsimini Mersin'in Bozyazı ilçesinde geçirdiklerini 8 ay ise Toros Dağları'nın yaylalarına çıktıklarını aktaran Dilekmen, şöyle konuştu:

"Oğlakların yavrulama dönemlerinde Bozyazı'da oluyoruz, oğlaklar yürümeye başladıklarında 20 günlük bir yolculuğumuz oluyor. Konarak göçerek buraya geliyoruz. Peynirlerimizi, yağımızı, yoğurdumuzu yapıyoruz. Onlarla uğraşırken bir bakmışız güz gelmiş, tekrar yollara koyuluyoruz. Tabii güz vakti farklı oluyor, ekinler, bahçeler olmuyor. Dinlene dinlene gidiyoruz ve dönüşün 2 ay sürdüğü zaman oluyor."

"Ali doğduğundan beri hayat değişti"

3 yaşındaki oğlu Ali'nin doğumuyla hayatın kendisi için daha da güzelleştiğini anlatan Dilekmen, şöyle devam etti:

"Benim günüm keçi gütmekle geçiyor. Sabah saat beşte kalkıyorum, çayı demliyorum. Fazla bir şey yenmiyor ama ne de olsa o çay bir demleniyor. Bir bardak çay içiyoruz, bir iki lokma bir şey yiyoruz. Keçilerin peşinden gidiyorum, keçileri otlatıp geliyorum. Sağım işi olmazsa biraz dinleniriz, diğer işlerimizi yaparız, tekrar keçilerimizi gütmeye çıkarız. Akşam sekize kadar dağda oluruz. Geri geliriz, yemeğimizi yeriz. Gelenimiz olursa oturup bir sohbet ederiz. Gelen olmazsa yorgun olduğumuz için yatarız. Ali 3 yaşında, bizden çok ebesi ilgileniyor. Biz öğlen boşluğunda görebiliyoruz. Akşama doğru geldiğimde uyumuş oluyor. Gündüz 'Dur Ali', 'Vur Ali' hiç dur durağı yok ama evimizin neşesidir. Ali doğduğundan beri hayat değişti."

Hayvanlar açısından kurt saldırılarının sıkıntı olduğuna işaret eden Dilekmen, her şeye rağmen Yörük kültürünü severek devam ettirdiklerini söyledi.

Dilekmen, temiz hava ve doğal yaşamla içiçe olmanın keyifli olduğu gibi zor tarafları da olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bazen ışıksız kalıyoruz. Daha da önemlisi bir çamaşır makinemizin olmasını çok istemişimdir. O da olmayınca hep elimizde yıkıyoruz. En zorlandığımız yer burası. Dağdayız, temiz havadayız, doğal yaşamdayız. Doğal gaz kokusu, çöp kokusu yok. Bundan dolayı biraz zenginiz. Doğduğumuzdan bu yana bu hayatın içinde olduğum için bana zor gelmiyor. 10 kardeşiz 3-4 tanesi yerleşik hayatta ama biz severek yapıyoruz. Yörük kültürünü bilmeyenler gördüğü zaman merak ediyorlar. Tabii ki herkes bilsin, görsün, duyrulsun isterim. Herkes dört odalı dam içinde yaşamıyor. Bizim tek odalı kıl çadırımız var. Gücümüzün yettiği kadar, yapabildiğimiz kadar, son noktaya kadar bu geleneği yaşatmaya çalışacağız."


Muhabir: Havva Dereağzı

Haber Kaynak : Anadolu Ajansı

Bakan Fidan: Savaşın durdurulması için atılabilecek adımları görüşmek üzere yakında bir bölge ziyaretim olacak

Antalya Havalimanı 2 ayda yaklaşık 2 milyon yolcuya hizmet verdi

Sakarya, yılın ilk 2 ayında 26 bin 314 aracı yurt dışına gönderdi

Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi toplandı

Küresel Para Haftası sunum ve panellerle devam ediyor

AB, Macaristan ve Slovakya'ya petrol akışını sağlamaya çalışıyor

Fitch: Orta Doğu'daki gerilimin kısa sürmesi halinde Türkiye'ye yönelik riskler yönetilebilir

A Milli Kadın Basketbol Takımı, 2026 Dünya Kupası'na katılmayı garantiledi

TRT'de Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yılına özel içerikler izleyiciyle buluşacak

İsrail, Mescid-i Aksa’yı 18 gündür kapalı tutuyor

Yasa dışı tütün operasyonlarında 337 şüpheli hakkında işlem yapıldı

STM, NATO'nun bilgi sistemleri projesine katkı sağlayacak

Yarım asırlık terzilik mesleğini huzurevinde sürdürüyor

Polonya: İran'a asker göndermeyeceğiz, bu çatışma güvenliğimizi doğrudan etkilemiyor

Diyarbakır'da su altındaki yaklaşık 2 bin 400 yıllık tarihi yapılar görüntülendi

Uzun yıllar sigara içenler poliklinik desteğiyle bağımlılıktan kurtuluyor

Fas’ta Kadir Gecesi’nde çocuklar geleneksel kıyafetlerle süsleniyor

Türkiye'de bisiklet 2026 sezonuna geniş yarış takvimiyle hazırlanıyor

ODAK Projesi kültür sanat alanındaki veri eksikliğini gidermeyi amaçlıyor

Vakıflardan ramazan boyunca "en özel" iftar

Giresunlu fındık kıran imalatçısı 87 yıllık patozu restore etti

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, ara tatilde ve bayramda ücretsiz gezilebilecek

Beşiktaş GAİN Genel Menajeri Nedim Yücel: Camiamıza bir kupa kazandırmak istiyoruz

Çanakkale destanının hatırası 1917'den beri Şanlıurfa'da yaşıyor

Sultan 2. Abdülhamid'in şehit yakınları ve gaziler yararına bağışladığı ahşap dolap restore edildi

Hassas ameliyatlara saat tamir ederek hazırlanıyor

Kırşehir'de hayırsever kadınlar, 7 yıldır "zimem defteri" geleneğini yaşatıyor

İtalya'ya kaçırılmak istenen tarihi eserleri şoför kabinindeki sıra dışı yoğunluk ele vermiş

Gaziantep turizminde "çifte bayram" beklentisi

Türk sinemasının Turist Ömer'i: Sadri Alışık

Yükleniyor

loading