Suriye'de devrik rejimin hapishanelerinde işkence görmüş Kattan, tanık olduğu zulmü AA'ya anlattı

Suriye'de devrik rejimin hapishanelerinde işkence görmüş Kattan, tanık olduğu zulmü AA'ya anlattı

GÜNDEM 31.12.2024 13:33:28 164 0
Suriye

ŞAM (AA) - Suriye'de iç savaşın başlamasıyla rejim güçleri tarafından alıkonulan binlerce kişi, hapishanelerde işkencelere maruz kaldı ve sistematik şekilde öldürüldü. Baas rejiminin devrilmesi, bu cezaevlerindeki insanlık dışı uygulamalara dair daha çok kanıtın gün yüzüne çıkmasına vesile oldu.

Mağdurların anlattıkları, Baas rejiminin, otoritesini sağlamak ve muhalif sesleri sindirebilmek için uyguladığı baskının boyutlarıyla zulmün kapsamını ortaya koyuyor.

Esed rejiminin mağdurlarından biri olan evli ve bir çocuk babası Mutasım Kattan, cezaevinde yaşadıklarını, kendisi gibi diğer tutsakların maruz kaldığı psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddeti AA muhabirine anlattı.

Hapishanelerde tutulanlar insanlıktan çıkarılıyordu

Esed rejiminin çıkardığı aftan yararlanmak için Eylül 2023'te teslim olduğunu belirten Kattan, kendisine, yaklaşık 1 gün kadar sürecek işlemlerin ardından serbest bırakılacağının söylendiğini ifade etti.

Kattan, tutuklanmasının ardından, rejimin yarım asırdan fazla süredir sorgu ve işkence merkezi olarak kullandığı Filistin Şubesine götürüldüğünü ve serbest kalmaya dair tüm ümitlerini yitirdiğini aktardı.

Filistin Şubesinin halk arasında dehşetle anıldığını söyleyen Kattan, "Daha önce Filistin Şubesi hakkında duyduğumuz bazı şeyler vardı. Oradan çıkanların ölü ya da bitkin çıktıklarını, hafızalarını kaybettiklerini anlatırlardı." dedi.

Burada alıkonulanların kimliklerinin unutturulduğuna ve insanlıktan çıkarıldığına işaret eden Kattan, bu yöntemle, tutsakların yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik olarak da sindirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Kattan, "Müdür, bana 'Şimdi içeri gireceksin ve adını unutacaksın. Sadece sana verilen numarayı hatırla.' dedi. Bana 49 numarasını verdiler. Adım 49 olarak kaldı." ifadesini kullandı.

İşkence altında zorla alınan "itiraflar"

Götürüldüğü koğuşta tutulanların maruz kaldığı insanlık dışı durumu detaylandıran Kattan, insanların, su ve gıdadan mahrum bırakıldıkları için bir deri bir kemik kaldığını, perişan ve hasta hale geldiklerini belirtti.

Cezaevindeki yetkililerin, dayakla kendisine işlemediği bir suçu itiraf ettirmeye çalıştığını ifade eden Kattan, ilk sorgusunun yaklaşık 6 saat sürdüğünü, elleri arkadan kelepçeli şekilde duvara asıldığını ve yoğun fiziksel şiddet uyguladıklarını kaydetti.

Kattan, ardı arkası kesilmeyen işkencelere dayanamadığı için kendisine denilenlere uymak zorunda kaldığını şu sözlerle anlattı:

"Üçüncü sorguda bana terörü finanse ettiğim söylendi. Ben de '25 yaşındayım, nasıl terörü finanse edebilirim? Bir çocuğum var, onun bezine bile para yetmiyor.' dedim. Bana inanmadılar, tekrar işkence yaptılar. Tırnaklarımı çektiler. İşkencelere artık dayanamıyordum. En sonunda, 'Ne isterseniz onu itiraf edeceğim' dedim. Beni imza atmaya zorladılar.”

Alıkonulanlar, temel ihtiyaçlar ve tıbbi bakımdan mahrum bırakıldı

Kattan, hapishanedeki koşulları, "tam bir felaket" kelimeleriyle tanımladı.

Kaldığı hücrenin yaklaşık 1,5 ya da 2 metrekarelik bir alandan ibaret olduğunu, bu nedenle de hareket ederken zorlandığını belirten Kattan, tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için çok kısa süre tanındığını söyledi.

Kattan, genellikle su ve gıda gibi temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldıklarına, temin edilenin de doyurucu ve yeterli olmadığına işaret ederek "Su tüketimimiz çok sınırlıydı. Yemek derseniz de gün içinde bazen sadece yarım lavaş ekmeği verdikleri olurdu. O da bana bir ziyafet gibi gelirdi." dedi.

Yaklaşık 2 ay sonra kendisini başka bir koğuşa aldıklarını aktaran Kattan, burada 150 kişi bulunduğunu, sıkışık şekilde uyumak zorunda kaldıklarını ve bazen saatlerce ayakta beklettirildiklerinden bahsetti.

Kattan; havasız ve güneş ışığının olmadığı hapishanede temizlik ihtiyaçlarının karşılanmadığı "insanlık dışı şartlar" nedeniyle birçok arkadaşının hastalık kaparak öldüğünü ifade etti.

Hücrede ölen olunca gardiyanlara hemen haber vermelerine rağmen cesedin götürülmesinin bazen günler aldığını söyleyen Kattan, "Gardiyanlar cesedi göstererek 'Bakın şu köpek nasıl öldü!' diye alay ederlerdi. Daha sonra cesedi nereye götürdüklerini kimse bilmezdi, tamamen belirsizdi." diye konuştu.

"Kadınlar tecavüze uğrardı ve bazıları bu tecavüzlerden hamile kalırdı"

Kattan, erkeklerin sorgularının genellikle sabah 10'dan gece 12'ye kadar sürdüğünü, gece 12'den sonra da kadınların sorguya çekildiğini belirtti.

Sorgudaki kadınların gece boyunca çığlıklarını, dayak seslerini ve onlara edilen hakaretleri duyduklarını kaydeden Kattan, "Kadınların çığlık seslerini işitirdik. Kadınlar tecavüze uğrardı ve bazılarının bu tecavüzlerden hamile kaldığını duyardık. Bazıları, Filistin Şubesi'nde doğum yaptı ve buradan çocuklarıyla birlikte çıktı." dedi.

Kattan, kadınların tutulduğu koğuşun hemen yanında doğum için bir oda hazırlandığını, burada bir yatak ve doktorun bulunduğunu ifade etti.

"Kurtuluşun bu kadar hızlı gerçekleşeceğini hiç düşünmemiştik"

Suriye'de 27 Kasım'da rejim karşıtı silahlı gruplar ile Esed güçleri arasında başlayan ve rejimin devrilmesine kadar süren çatışmaların etkisinin hapishanede de hissedildiğini aktaran Kattan, bu dönemde, her zamanki sorgu rutininin ve mahkum hareketliliğinin durduğunu söyledi.

Kattan o anları şöyle anlattı:

"Hapishanede bir şeylerin yolunda gitmediğini fark ettik. Gardiyanlardan biri bize durumun ne olduğunu anlattı. Silahlı grupların Halep'e girdiğini, askeri polisi ve güvenlik güçlerini ele geçirdiğini söyledi. Ayrıca Hama'da da 1817 köyün kontrolünü sağlamışlardı. Bu bilgiyi duyunca, 'Allah Suriye ordusuna yardım etsin' dedik. Ancak kurtuluşun bu kadar hızlı gerçekleşeceğini hiç düşünmemiştik."

Bir gece yarısı dışarıdan silah sesleri duyduklarını ifade eden Kattan, hapishaneye giren grupların kendilerine özgür olduklarını ve eve gidebileceklerini söylediğini anlattı.

Özgür kaldıktan sonra babasına ulaştığını aktaran Kattan, "Hücredeyken her gün babamın telefon numarasını tekrar ederdim. Burada birçok kişi hafıza kaybı yaşıyordu, ben de hafızamı kaybetmekten çok korkuyordum." dedi.

Hapishaneden çıkan oğullarını tanıyamadılar

Baba Muhammed Kattan, rejimin devrilmesinin ardından Filistin Şubesinde tutulan oğlundan haber alabilmek için tüm gece telefonun başında beklediğini anlattı.

Oğlu Mutasım'ın, bir gece yarısı bilinmeyen bir numaradan kendisini aradığını aktaran baba Kattan, "Oğlumla buluştuğumda onu tanıyamadım bile. Çok zayıflamıştı ve yürüyemiyordu. Onu kucakladım, taşıdım ve bir şekilde motosiklete bindirip hastaneye götürdüm." diye konuştu.

Kattan, oğlunun, eve geldikten sonra uzun bir hapishanedeki rutinlerini sürdürdüğünü şöyle anlattı:

"Eve geldiğinde kendini hala hücrede sanıyordu. Üstünü çıkarıp yeniden giyiyor, sürekli eski hücredeki rutinleri tekrar ediyordu. Yediği ekmeği bile ölçerek yiyordu, orada hayatta kalabilmek için bu tür yöntemlere başvurmuştu. 'Oğlum, artık evdesin,' dedim ama zihni hala karışıktı."

Yıllarca pes etmeden hem oğlu hem de erkek kardeşini aradığını, kayıp başvurularında bulunduğunu söyleyen anne Sena Kattan da oğlunu ilk gördüğünde onu tanıyamadığını belirtti.

Anne Kattan, "O kadar yorgun ve değişmişti ki, Mutasım geldiğinde, 'Bu o olamaz, başka biri.' dedim." diye konuştu.


Muhabir: Ömer Koparan,Zeynep Katre Oran

Haber Kaynak : Anadolu Ajansı

TÜBA-TEKNOFEST Doktora Bilim Ödülleri'nin başvuru süresi 1 Nisan'a uzatıldı

Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon şubatta yüzde 1,9’a çıktı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: Şu an için ülkemizde enerji arzıyla ilgili sıkıntımız yok

Dron ve tarım robotunu senkronize eden yerli sistem çiftçiye maliyet avantajı sağlıyor

Ramazan Bayramı ve ara tatil yoğunluğuna karşı iç hatlarda 867 ek uçak seferi planlandı

Yapay zeka yanıtlarının içine yerleştirilen reklamlar, bilgiye erişim biçimini değiştiriyor

Yenilenebilir enerjide yatırım süresinin yarıya inmesi 2035 hedeflerine giden yolu açıyor

Tüketicilere bayramlık çikolata ve şeker alışverişinde "açıkta satılan ürün" uyarısı

Petrol fiyatında 100 dolar seviyesi dünya ekonomisinde 500 milyar dolarlık şok yaratabilir

Ticaret Bakanlığı, sosyal medyada yayımlanan gayrimenkul ve taşıt ilanlarını mercek altına aldı

THY'den Ramazan Bayramı tatili için 297 ek sefer

Şanlıurfa'da "turizm polisi" rehberlik hizmetiyle turistlere güven veriyor

Kapadokya bayram tatilinde yerli turistleri ağırlamaya hazırlanıyor

İstanbul'da bayramda soğuk ve yağışlı hava etkili olacak

İllere göre bayram namazı saatleri

TÜİK ocak ayı dış ticaret endekslerini açıkladı

Tarımsal girdi fiyat endeksi ocakta yıllık bazda yüzde 30,59, aylık yüzde 3,86 arttı

Ramazanın son iftarı Çanakkale'de yapılacak

Ticaret Bakanlığı, gıda arz güvenliğine yönelik tedbirlerin etkin şekilde alındığını bildirdi

Samsunspor, Avrupa kupalarında 22. kez sahaya çıkacak

Anadolu'nun giriş kapısı Ani her yıl daha fazla ziyaretçi çekiyor

Şehit subayın 111 yıllık emanetleri Çanakkale Deniz Müzesi'nde sergileniyor

Beşiktaş ile Kasımpaşa 46. randevuda

Adem Bonalı Philadelphia 76ers, deplasmanda Denver Nuggets'a yenildi

İnceelek tatlısı

Aşmalı yahni

Endonezya, bölgesel gerilim nedeniyle Gazze'ye asker konuşlandırma planını askıya aldı

AB liderleri Orta Doğu'daki gelişmeleri ve ekonomik etkilerini görüşecek

Liderlerin Ramazan Bayramı programı belli oldu

Berlin-Brandenburg Havalimanı'nda grev nedeniyle 57 bin yolcu mağdur oldu

Yükleniyor

loading