Trump'ın "Savaş Bakanlığı" hamlesi ABD'nin "3. Dünya Savaşı'na hazırlandığı" tartışmalarını alevlendirdi

Trump'ın "Savaş Bakanlığı" hamlesi ABD'nin "3. Dünya Savaşı'na hazırlandığı" tartışmalarını alevlendirdi

GÜNDEM 10.09.2025 12:13:35 122 0
Trump

ANKARA (AA) - Donald Trump, 20 Ocak'ta göreve başlamasından bu yana yaptığı açıklamalar, aldığı kararlar ve imzaladığı kararnamelerle hem ülkenin hem de uluslararası kamuoyunun gündeminden düşmüyor.

  • Trump, Savunma Bakanlığı’nı "Savaş Bakanlığı" olarak değiştiren kararnameyi imzaladı

Bunların sonuncusu, ABD Anayasası'nın yürürlüğe girdiği 1789'da "Savaş Bakanlığı" adıyla kurulan ve İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminden iki yıl sonra, 1947'de çıkarılan yasayla "Savunma Bakanlığı" olarak yeniden adlandırılan kurumun ismini değiştirmeye yönelik kararname oldu.

Trump'ın bu adımı, "ABD'nin güvenlik stratejisi gerçekten daha saldırgan bir çizgiye mi kayıyor?" sorusunu gündeme taşıdı.

Uzmanlar, Trump'ın hamlesini "popülist güç gösterisi" olarak görürken bazı yorumcular da Washington yönetiminin küresel rekabet ortamında daha sert bir duruşa yöneldiğini savunuyor.

Önceki isim değişikliği zihniyet dönüşümünü temsil ediyordu

ABD’nin askeri yapılanmasında köklü bir isim değişikliği, İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşandı.

1947'de kabul edilen Ulusal Güvenlik Yasası (National Security Act) ile 1789’dan bu yana kullanılan "Savaş Bakanlığı" tarihe karıştı ve yerine "Ulusal Askeri Teşkilat" (National Military Establishment) kuruldu.

Ancak bu yapılanma kısa süre sonra yetersiz bulundu ve 1949’da Kongre kararıyla bugünkü adıyla "Savunma Bakanlığı" resmen oluşturuldu.

Çatışmayı ve saldırıyı çağrıştıran "Savaş Bakanlığı" yerine "Savunma Bakanlığı" adı, Soğuk Savaş'ın stratejik mantığını, caydırıcılığı, ittifaklar üzerinden kolektif güvenliği ve savaşın önlenmesi açısından temsili bir çerçeve sundu.

Nükleer silah rekabetinin zirveye ulaştığı bir dönemde, askeri gücün temel işlevinin doğrudan savaş açmak değil, savaşın çıkmasını engellemek olduğu tartışılıyordu. Bu nedenle isim değişikliğinin, sadece bir kelime oyunu değil, ABD'nin dış politika anlayışında "koruyucu" bir imaj yaratma çabasının ürünü olduğuna inanılıyordu.

Aynı zamanda, Birleşmiş Milletler (BM) gibi yeni uluslararası kurumlarla uyumlu, daha barışçıl bir dil inşa edilmek istenmişti.

Dolayısıyla "Savaş Bakanlığından Savunma Bakanlığına geçiş", hem içeride ordunun yeniden organize edilmesini sağlıyor hem de dışarıya, özellikle eski Sovyetler Birliği ve müttefik ülkelere, "ABD'nin amacı saldırı değil, güvenliği sağlamak" mesajı veriyordu.

Columbia Üniversitesinden Prof. Dr. Robert Y. Shapiro ve Prof. Dr. Richard K. Betts, Trump'ın söz konusu kararını AA muhabirine değerlendirdi.

Shapiro, "İkinci Dünya Savaşı sonrasında isim değişikliği, ordunun yeniden yapılanmasını, istihbarat kurumlarının doğuşunu ve savaş yerine caydırıcılığı önceleyen bir vizyonu ifade ediyordu. Nükleer caydırıcılık, savaşın kendisini değil, savaşın önlenmesini amaçlıyordu." dedi.

Prof. Dr. Shapiro, bugünkü çıkışın bu köklü dönüşümle kıyaslandığında yüzeysel kaldığını vurgulayarak "Trump'ın hamlesi, gücün sembolik gösteriminden ibaret. Stratejik olarak yeni bir vizyonu yok." ifadesini kullandı.

"Hukuki olarak henüz hiçbir şey değişmiş değil"

ABD'de yürütme ile yasama arasındaki güç dengesi, bakanlıkların yapısal düzenlemelerinde en kritik unsurlardan biri.

Uzmanlar, Trump'ın tek taraflı kararının, kurumsal bir alışkanlık yaratabilse de hukuki bağlayıcılıktan yoksun göründüğünü belirtiyor.

Trump, söz konusu kararnameyi imzaladığı törende, "Bakanlık isminin değiştirilmesi konusunda Kongre yasal düzenlemeyi yapacak mı?" sorusuna, "Bilmiyorum, emin değilim ama bunu yapmak zorunda olduklarını biliyorum. Bugün bu başkanlık kararnamesini imzalıyoruz ama Kongre'nin ne yapacağını göreceğiz. Bu konuda çok kararlıyız ve bunu Kongre'ye sunacağız." diye yanıt verdi.

Öte yandan Cumhuriyetçilerin hem Senato hem de Temsilciler Meclisinde çoğunluğa sahip olması nedeniyle ilgili adımın yasal düzenlemesinin yapılmasının yüksek ihtimal olduğu belirtiliyor.

Prof. Dr. Betts, "Trump'ın duyurusu sadece sembolik ve en iyi ihtimalle gülünç bir sembolizm. Kararnamesi, devlet personelinin 'Savaş Bakanlığı' demesine izin veriyor ama bu adı yasallaştırması için Kongre'nin onayı şart. Hukuki olarak henüz hiçbir şey değişmiş değil." değerlendirmesinde bulundu.

Betts, bu çıkışın Trump'ın "çocuksu ve fevri doğasının bir yansıması" olduğunu, ABD'nin politikalarında köklü bir değişiklik anlamına gelmediğini ifade etti.

"Asıl amaç, Amerikan halkına 'savaşçı bir ulus' imajı sunmak"

ABD ordusu, hem ülke içinde konuşlandırılması hem de Karayipler'deki saldırısıyla son dönemde adından sıkça söz ettiriyor.

Trump yönetimi başkent Washington'da "güvenliği sağlamak ve suç oranlarını düşürmek" için kente Ulusal Muhafızları konuşlandırırken ABD ordusu Karayipler'in güneyinde Venezuela'dan ayrılan uyuşturucu taşıyan bir gemiye saldırı düzenledi.

Shapiro, bu durumun altını çizerek "Trump'ın eyaletlerde valilerin onayı olmadan ordu konuşlandırma girişimleri, dış tehditlere karşı güvenlik politikalarıyla ilgili değil. Daha çok otoriter bir güç gösterisi niteliği taşıyor. Bu, ulusal güvenlik stratejisinden çok, iç siyasette 'güçlü lider' imajını pekiştirme çabası." değerlendirmesini yaptı.

Savunma Bakanlığının adını "Savaş Bakanlığı"na çevirmenin, aynı çizginin bir parçası olduğunu savunan Shapiro, "Asıl amaç, Amerikan halkına 'savaşçı bir ulus' imajı sunmak. Ancak bu gerçek bir stratejik değişimden ziyade siyasi performans." dedi.

ABD'nin küresel güvenlik gündemi ile isim değişikliği arasındaki ilişki

Trump'ın çıkışı, ABD'nin küresel güvenlik gündeminin yoğun bir dönemine denk geldi.

Ukrayna'daki savaş, Rusya ile ABD arasındaki ilişkileri etkilerken Washington yönetiminin haziran ayında nükleer tesislerini bombaladığı İran'a yaklaşımı sertliğini koruyor.

Shapiro, bu bağlamı işaret ederek "Trump'ın İran'a dönük sert söylemleriyle 'Savaş Bakanlığı' imajı arasında bir paralellik kurulabilir ancak bu, doğrudan bir stratejik değişiklik anlamına gelmez. ABD’nin İran'a yönelik baskısı zaten isimden bağımsız olarak sürüyor." diye konuştu.

Trump'ın Rusya konusunda "kararsız" bir çizgi izlediğini savunan Shapiro, "Trump, (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin karşısında güçlü durmaktan kaçındı, Avrupa'nın savunmasına desteği azalttı. Eğer gerçekten savaşçı bir vizyon peşinde olsaydı, bu alanlarda daha farklı davranırdı." ifadelerini kullandı.

İsim değişikliği "küresel bir savaş riski" anlamı taşımıyor

Trump'ın söz konusu kararnamesi, uluslararası kamuoyunda "ABD yeni bir küresel savaşa mı hazırlanıyor?" sorusunu da gündeme taşıdı. Sosyal medyada yükselen bu tartışmalar, özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı'nın genişleme ihtimali ve Çin-ABD rekabetinin sertleşmesiyle daha da alevlendi.

Ancak uzmanlar, isim değişikliğinin küresel savaş olasılığını artıracak bir anlam taşımadığını düşünüyor.

Shapiro, "Bu, daha çok Trump'ın siyasi skandallardan dikkatleri uzaklaştırmak için başvurduğu bir şov. Eğer yasa dışı askeri operasyonlar yapacaksa, bunu bakanlığın adı değişmeden de yapardı." dedi.

Uluslararası toplumun, bunu Trump'ın kendi iç kamuoyuna dönük politik performansı olarak okuması gerektiğinin altını çizen Shapiro, ABD'nin küresel güvenlik önceliklerinde radikal bir kayma söz konusu olmadığını ifade etti.

Shapiro, Trump'ın Nobel Barış Ödülü alma arzusunu da hatırlatarak "Gerçekte savaş vurgusunu öne çıkarması, bu hedefiyle çelişir. Dolayısıyla bu çıkışın ciddiyeti sınırlı." ifadesini kullandı.

Betts de benzer şekilde, "Trump'ın askeri girişimleri isimden bağımsız olarak değişebilir ama bu karar onları motive etmez. Bu yüzden 3. Dünya Savaşı hazırlığı iddiaları abartılı." yorumunda bulundu.


Muhabir: Yasin Yorgancı

Haber Kaynak : Anadolu Ajansı

İsrail ordusu, son 24 saatte İran'da 200'ün üzerinde hedefi vurduğunu öne sürdü

İran'ın başkenti Tahran'da patlamalar meydana geldi

Dışişleri Bakanı Fidan, İranlı mevkidaşı Erakçi ile telefonda savaşın gidişatını görüştü

Türkiye, Afganistan ve Pakistan’ın, Ramazan Bayramı döneminde ateşkes ilan etmesinden memnun

Gazze’de yerinden edilen aileler imkansızlıklara rağmen bayram çöreği geleneğini yaşatıyor

Mescid-i Aksa İmamı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İsrail'in Aksa'yı kapatmasına karşı sergilediği duruşu övdü

İletişim Başkanı Duran'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Eğitim Ailesi ile İftar Programı'ndaki konuşmasına ilişkin paylaşım

Borsa günü düşüşle tamamladı

Alanyaspor, Kocaelispor'u 5-0 mağlup etti

Irak, elektrik üretimi için İran'dan gelen gaz akışının tamamen durduğunu açıkladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şüheda 1915" Tiyatro Gösterimi'ni izledi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: GÖKBEY, sivil yolcu taşıma sertifikasyonunu tamamlayan ilk milli hava aracımız oldu

ABD'de üretici enflasyonu şubatta beklentileri aştı

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti yayımlandı

Hakkari'de beyaz örtüyle kaplı dağlardaki kar manzarası dronla görüntülendi

UEFA Konferans Ligi'nde çeyrek finalistler yarın belli olacak

Suriyeli Abdülbari için 15 yıldır sakladığı evinin anahtarı "umudun başlangıcını" simgeliyor

Eminönü'nde bayram alışverişi hareketliliği

Diyarbakır'da "bayramda sofralar tatlansın" diye kadayıf üreticilerinden vardiyalı çalışma

Trump, Hürmüz Boğazı'nı ele geçirmeleri halinde "müttefiklerinin harekete geçeceğini" savundu

Almanya'daki Müttefik Hava Komutanlığınca görevlendirilen patriot sistemi Adana'da konuşlandırılıyor

ABD Başkan Yardımcısı Vance'in İran'a yönelik saldırılar konusunda sessiz kalması dikkati çekiyor

73 ildeki uyuşturucu operasyonlarında 958 şüpheli yakalandı

Trabzon'da terzi kardeşlerin ömrü dikiş makinesinin başında geçti

Milli futbolcu Kenan Yıldız: 4 yıldır buradayım ve burası bana büyük güven gösterdi

Afrika Uluslar Kupası şampiyonluğu iptal edilen Senegal kararı tahkime taşıyacak

Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu yenilenen seçkisiyle açıldı

Özbek aileler ramazanda "ağız açar" iftar sofralarında bir araya geliyor

Depremzede anne, Türk Kızılay gönüllüsü olarak kız çocuklarına bayramlık dikti

Baharın müjdecisi leylekler Tunceli'deki köylerde bulunan yuvalarına dönmeye başladı

Yükleniyor

loading