Türkiye'nin uzaya 5 yıl içinde uydu, 10 yıl sonra insan taşıyabilecek potansiyeli var

Türkiye'nin uzaya 5 yıl içinde uydu, 10 yıl sonra insan taşıyabilecek potansiyeli var

GÜNDEM 28.07.2024 12:30:52 152 0
Türkiye

İSTANBUL (AA) - Türkiye'ye döndükten sonra özel bir uzay şirketinde araştırmalarını sürdüren, Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) de "uzay teknolojileri" dersi veren Umut Yıldız, NASA'daki yıllarını ve uzay teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri AA muhabirine değerlendirdi.

Uzay bilimine olan ilgisinin çocuklukta başladığını anlatan Yıldız, "Kendimi 'bilim hastası' bir çocuk olarak hatırlıyorum. Ansiklopedileri kuponlarla toplar ve okurdum. Sosyal bilimler hiç ilgimi çekmezdi. İlkokul yıllarımda bilime merakım o şekilde başladı, sonrasında arttı. Kendimi geliştirmem gerekiyordu. Babam neyi gözlemlemek istiyorsam, 'anlat bakayım bunları' derdi. Böyle kendimi sürekli kitapların içerisinde buldum. Kendimi bildim bileli bir uzay merakı ve uzay heyecanı içimde var. Çocukken bile tüm yıldızların isimlerini ezberlerdim." dedi.

NASA'nın kapılarını açan çalışma

Türkiye'de astronomi okuduktan sonra Hollanda'da doktora yaptığını belirten Yıldız, bu süreçte dünyadaki oksijen molekülünün nereden geldiğine ilişkin çalışmasının kendisine NASA'nın kapılarını açtığını vurguladı.

Dr. Yıldız, "Nefes aldığımız bir oksijen molekülü var ama bu nereden geliyor? Bu soruyu araştırmak için çalıştık. NASA'dan bir hocanın, Herschel Uzay Teleskobu'ndan yaptığı bir gözlemi vardı. Bu gözlemi bana verdi. Çünkü bu yerleri önceden biliyordum. Hocam, 'Sen bu yerleri biliyorsun, devam et bakalım oksijen molekülü var mıymış' dedi. O gözlemde hiçbir oksijen molekülü bulamadık. Bu, büyük bir hayal kırıklığı oldu. Oksijen molekülü yoksa, bu demek oluyor ki oksijen molekülleri yıldızların oluşumu sırasında oluşmamış. Elimizde bir veri var ve bu veriyle makale yazmak istiyorduk. Çünkü böyle bir gözlem bir daha olmayacak. Yeni bir teleskop gönderilmesi gerekiyor ve böyle bir plan henüz yok. Herschel Teleskobu 2013 yılında ölmüştü. Bu yüzden makale haline getirdik." diye konuştu.

Bu araştırmasının ardından NASA'da astrofizikçi olarak çalışmaya başladığını ve çeşitli projelerde görev aldığını dile getiren Yıldız, şunları kaydetti:

"NASA'daki ilk altı buçuk yılımda Arizona'da bulunan bir teleskopla çalıştım. Bu teleskop, yeni oluşan yıldızların bulunduğu molekül bulutlarını incelemek için kullanılıyordu. Ancak teleskobun teknik sorunları nedeniyle verimli çalışamadık. 64 megapiksel kameranın en az 30 megapikseli arızalıydı. Daha sonra "Sofia" adında bir uçak teleskobunda çalıştım. Bu teleskop, Boeing 737'nin arkasına monte edilmiş, 2,5 metre çapında bir teleskoptu. Sofia yılın farklı zamanlarında kuzey yarımkürede Kaliforniya'da ve güney yarımkürede Yeni Zelanda'da bulunuyordu. Yeni Zelanda'dan Avustralya'ya doğru uçarken gözlemler yaptım. Başka bir projede, yeni uzay araçlarının frekans tahsisleri üzerine çalıştım. Bu, Mars'a veya başka bir yere gönderilen araçlarla iletişim kurmak için belirli frekansların tahsis edilmesini içeriyordu. Eğer frekanslar doğru tahsis edilmezse, diğer misyonların frekanslarıyla karışabilirdi. Bu nedenle, NASA'nın özel bir birimi, bu frekans tahsislerini yapıyordu ve ben de bu birimde çalıştım."

"Türkiye'de de uzay alanında önemli çalışmalar yapılabileceğini gördüm"

Yıldız, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nde 10 yıl çalıştıktan sonra Türkiye'ye dönme kararında özellikle pandeminin etkili olduğunu dile getirerek, uzaktan çalışma sisteminin oturmasıyla yaptığı işlerin benzer ve rutin hale geldiğini, bu durumun da kendisini rahatsız ettiğini söyledi.

Bu süreçte Türkiye'de kurulan özel bir uzay şirketiyle tanıştığını ve burada çalışma fırsatı bulduğunu anlatan Yıldız, şöyle devam etti:

"Türkiye'de de uzay alanında önemli çalışmalar yapılabileceğini gördüm. Türkiye, uzay konusunda sıfır değil ama çok ileri bir ülke de değil. 1994'ten beri Türksat uyduları fırlatılıyor, TÜBİTAK ve bazı kamu kurumları uzayla ilgili çalışmalar yapıyor. Ancak hala olması gereken düzeyde değiliz. Özel sektörün, özellikle Amerika'daki gibi, işleri hızlandırmada daha başarılı olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle, Türkiye'de özel sektörün başarılı olacağına inanarak geri döndüm. Türkiye'de ciddi bir potansiyel var, özellikle gençlerde. Bana yazan, uzayla ilgilenen pek çok öğrenci var. Ancak üniversite seçimleri sırasında çevre baskısıyla karşılaşıp, bu alanda kariyer yapmaktan vazgeçiyorlar. Bu yüzden, uzay konusunda deneyimli insanların gençlere motivasyon sağlaması ve onları bu alanda devam etmeye teşvik etmesi gerekiyor. Böylece potansiyel ve iş olanakları artacak. Ben de Türkiye'ye dönerek bu konuda daha fazla katkıda bulunmayı umuyorum ve bu doğrultuda çalışıyorum."

Dr. Umut Yıldız, 20 binden fazla kişinin çalıştığı NASA'da Türk bilim insanlarının sayısının diğer ülkelere göre az olduğunu, bu durumun lobi faaliyetlerini de etkilediğini dile getirdi.

Çalıştığı laboratuvarda 7-8 civarında Türk'ün bulunduğunu, bu kişilerden ikisinin yaklaşık 30 yıldır orada çalışan hocalar olduğunu aktaran Yıldız, "Özellikle Asyalılar, İranlılar, İtalyanlar ve İspanyollar çok daha fazlaydı. Bu durum, belirli pozisyonlara daha hızlı ilerleyebilmelerini sağlıyordu. Türk bilim insanları olarak öğle yemeklerinde bir araya gelir, buluşurduk. Ancak, diğer gruplar gibi yoğun bir lobicilik faaliyetimiz yoktu. Hem Amerika'da hem de Avrupa'da çok sayıda başarılı ve yönetici pozisyonuna gelmiş mühendis ve bilim insanımız var. Türkiye'ye dönmeleri gerekmiyor, yurt dışında kalsalar da Türkiye'ye destek verebilirler. Ancak Türkiye'ye dönüp buradaki uzay çalışmalarına katkıda bulunmak benim için önemliydi. Şu anda Amerika'daki ve Avrupa'daki Türk bilim insanlarıyla iletişim kuruyor, onların da Türkiye'ye katkıda bulunmalarını sağlıyorum. Oradaki arkadaşlarımızın başarılı çalışmaları Türkiye için de büyük önem taşıyor." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin uzaydaki geleceği

Türkiye'nin uzay çalışmalarında ciddi bir potansiyele sahip olduğunu, özellikle gençlerin bu alanda önemli işler yapabileceğini vurgulayan Yıldız, "Uzay konusunda Türkiye'de ve dünyada gelecekte inanılmaz projeler göreceğiz. Özellikle Space X ve Falcon 9 roketiyle beraber uzaya erişim zaten ucuzlamıştı. Arkadaşlar testleri takip etsin, özellikle lise çağındakiler... Önümüzdeki 5 sene içerisinde artık yörüngeye uydu gönderebilecek bir pozisyona gelmiş olacağımızı tahmin ediyorum. Belki 10 sene sonra da hep beraber uzaya gideriz. Bizim de aşağıya bakma fırsatımız olur ve bu, hayatın en normal şeylerinden biri haline gelir." ifadelerini kullandı.

Dr. Yıldız, uzay bilimine ilgi duyan gençlere şu tavsiyelerde bulundu:

"Uzay sektörü hızla büyüyor ve artık sadece NASA değil, özel şirketler de bu alanda büyük işler yapıyor. Bugünkü gençlerin gelecekte çalışabileceği birçok fırsat olacak. Türkiye'de de benzer bir sistem inşa edilmesini umuyorum. Türk uzay sektörü şu anda küçük bir topluluktan oluşuyor, ancak gelecekte büyüyeceğine inanıyorum. Gençlere somut tavsiyelerim var. Öncelikle İngilizceyi öğrenin. Çeviri araçlarına güvenmek yerine dili iyi bilmek çok önemli. Üniversiteye gidiyorsanız, not ortalamanızın en az 3.0 olmasına özen gösterin. Ayrıca, üniversitede sadece derslere odaklanmayın, kulüplere katılın ve projeler yapın. Kulüplerde ve projelerde aktif olmak, inisiyatif almak ve pratik deneyim kazanmak çok önemli. Anatolian Rover Challenge yarışmasında jüriydim ve finale kalan takımların tümü büyük bir gayretle çalışıyordu. Şirketlerde işe alımlarda ders notlarının yanı sıra projelerdeki deneyimlere de bakılıyor. Bu yüzden, üniversite sırasındayken boş durmayın ve bu tür projelere katılın."


Muhabir: Ümit Türk

Haber Kaynak : Anadolu Ajansı

İsrail ordusu, son 24 saatte İran'da 200'ün üzerinde hedefi vurduğunu öne sürdü

İran'ın başkenti Tahran'da patlamalar meydana geldi

Dışişleri Bakanı Fidan, İranlı mevkidaşı Erakçi ile telefonda savaşın gidişatını görüştü

Türkiye, Afganistan ve Pakistan’ın, Ramazan Bayramı döneminde ateşkes ilan etmesinden memnun

Gazze’de yerinden edilen aileler imkansızlıklara rağmen bayram çöreği geleneğini yaşatıyor

Mescid-i Aksa İmamı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İsrail'in Aksa'yı kapatmasına karşı sergilediği duruşu övdü

İletişim Başkanı Duran'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Eğitim Ailesi ile İftar Programı'ndaki konuşmasına ilişkin paylaşım

Borsa günü düşüşle tamamladı

Alanyaspor, Kocaelispor'u 5-0 mağlup etti

Irak, elektrik üretimi için İran'dan gelen gaz akışının tamamen durduğunu açıkladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şüheda 1915" Tiyatro Gösterimi'ni izledi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: GÖKBEY, sivil yolcu taşıma sertifikasyonunu tamamlayan ilk milli hava aracımız oldu

ABD'de üretici enflasyonu şubatta beklentileri aştı

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti yayımlandı

Hakkari'de beyaz örtüyle kaplı dağlardaki kar manzarası dronla görüntülendi

UEFA Konferans Ligi'nde çeyrek finalistler yarın belli olacak

Suriyeli Abdülbari için 15 yıldır sakladığı evinin anahtarı "umudun başlangıcını" simgeliyor

Eminönü'nde bayram alışverişi hareketliliği

Diyarbakır'da "bayramda sofralar tatlansın" diye kadayıf üreticilerinden vardiyalı çalışma

Trump, Hürmüz Boğazı'nı ele geçirmeleri halinde "müttefiklerinin harekete geçeceğini" savundu

Almanya'daki Müttefik Hava Komutanlığınca görevlendirilen patriot sistemi Adana'da konuşlandırılıyor

ABD Başkan Yardımcısı Vance'in İran'a yönelik saldırılar konusunda sessiz kalması dikkati çekiyor

73 ildeki uyuşturucu operasyonlarında 958 şüpheli yakalandı

Trabzon'da terzi kardeşlerin ömrü dikiş makinesinin başında geçti

Milli futbolcu Kenan Yıldız: 4 yıldır buradayım ve burası bana büyük güven gösterdi

Afrika Uluslar Kupası şampiyonluğu iptal edilen Senegal kararı tahkime taşıyacak

Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu yenilenen seçkisiyle açıldı

Özbek aileler ramazanda "ağız açar" iftar sofralarında bir araya geliyor

Depremzede anne, Türk Kızılay gönüllüsü olarak kız çocuklarına bayramlık dikti

Baharın müjdecisi leylekler Tunceli'deki köylerde bulunan yuvalarına dönmeye başladı

Yükleniyor

loading