İSTANBUL (AA) - Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve TRT desteğiyle hayata geçirilen filmin müziklerini besteci Işın Eray hazırladı.
Çekimleri Bursa'nın İznik ilçesinde gerçekleştirilen, evlat acısını ve bu acı karşısında insan ruhunun direncini konu alan filmin başrollerini, Sennur Nogaylar, Hakan Bilgin ve Yağmur Damcıoğlu paylaşıyor.
Filme ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Çelenk, senarist olarak sektörde 30-40 yıldır var olduğunu belirterek, "Bu hikayeyi ve senaryoyu kimseye emanet edemedim. Hikaye o kadar duygu yüklü ve o kadar kendim anlatmak istedim ki, filmin yönetmenliğini de ben yapayım dedim." ifadelerini kullandı.
Çelenk, filmde, iki kadının hikayesinin işlendiğini aktararak, "Biri Anadolu kadını, tevekkül etmiş, zorlu doğa şartlarında yaşayan, birazcık inatçı bir yapıya sahip ve geleneksel değerlere sahip çıkan bir karakter. Diğeri ise ondan çok daha genç bir keman sanatçısı. Bu iki kadının hikayesi, heyelandan kapanan bir yolda birleşiyor ve burada, evlatlarını kaybetmiş olmaları ile annelik duygusu üzerinden bir 'yol alış' hikayesi başlıyor." dedi.
Herkesin yüreğine dokunacak bir hikaye olduğunu vurgulayan Çelenk, şunları kaydetti:
"Filmde de bunu, yani duyguları ön plana çıkarmaya çalıştım. Yakın tarihimizde hala devam eden İsrail'in Filistin'e uyguladığı bir soykırım var, hepimiz biliyoruz. 7 Ekim 2023 bir başlangıç tarihi gibi görünse bile süreç çok daha öncesinden geliyor. Hem bir kadın hem bir anne hem de bir yazar olarak kendimi çok çaresiz hissettiğim anlar ve zamanlar oldu. Bu hikayenin asıl hedefi, oradaki o direnişi, o acılara katlanan anneleri, çocukları, babaları ve aileleri anlatmak. Filmin içinde bununla ilgili küçük metaforlarımız da var. Keşke bu acılar yaşanmasaydı ama bizlere düşen görevlerden biri de bunları dile getirmek. Sanatın ve filmlerin kalıcılığıyla bu acıların yaşandığını ama insanların bunlara direndiğini anlatabilmekti amacım. Hikayenin içinde böyle minik dokunuşlar var."
Çelenk, filmdeki, baba karakterine de değinerek, "Filmdeki baba karakterini oynayan da bugüne kadar hep komedi filmi oynamış olan Hakan Bilgin. Sevenleri ve izleyicileri, bu filmde Hakan'dan çok daha dramatik bir karakter izleyecek." ifadelerini kullandı.
Nihal Menzil ilk kez başroldeBaşrol oyuncusu Nihal Menzil de filmde iki ana karakter olduğunun altını çizerek, "Birisi Anadolu kadını, diğeri şehirli bir anne. Ben Anadolu'daki Hacer Anne'yi canlandırıyorum. İki annenin, duygular anlamında değişik bir buluşması bu. Ekip, rol arkadaşlarım, hepimiz gayet iyi bir şekilde koordine olduk ve birbirimize çok iyi geldik. Buranın (İznik) atmosferi de çok güzel. Ben buraya geldiğimden beri hiç sıkılmadım, çok güzel bir havası var." değerlendirmesinde bulundu.
İlk kez başrol oynadığını aktaran Menzil, şu bilgileri verdi:
"Şu ana kadar oynadığım dizilerde ya da sinema filmlerinde hiç başrol oynamamışım. Bu benim için değişik bir deneyim. Bu tercihinden dolayı, bana güvendiği için Hilal Hoca'ya çok teşekkür ediyorum çünkü herkes güvenemeyebiliyor. Umarım hepimizin emekleri boşa çıkmadan, hikayenin anlatılmak istenen kısmı, yaptığımız çalışmayla seyirciye çok iyi geçer. Tek dileğim bu."
Menzil, ekipte çokça kadın yer aldığının altını çizerek, "Kadın Cumhuriyeti gibi olduk ama aramızda erkekler de var tabii ki. Bu bir kadın hikayesi zaten ama bunu bir kadının anlatması daha başka. Filmimizin ağırlığı dram olduğu için ağlamalı sahneleri çok fazla ama güzel bir hikaye." görüşünü paylaştı.
Meslek hayatında genelde Anadolu kadınını oynadığının altını çizen Menzil, "Hacer Ana tabii ki daha oturmuş bir karakter. Çok güçlü bir kadın aslında. Anadolu kadını acılarını içine gömüp çok güçlü duruyor. Filmi izlediğinizde anlayacaksınız ne demek istediğimi. Anneler ve evlatlar. Hep derler ya 'Kadın kadının düşmanıdır.' diye, aslında kadının kadına düşmanı olmadığını göreceğiz." diye konuştu.
"İki kadının dramlarının kesiştiği bir hikaye"Oyuncu Yağmur Damcıoğlu Namak ise canlandırdığı karakterin bir dramın içinde olduğunu vurgulayarak, "İki kadının dramlarının kesiştiği bir hikaye. Yaşadıkları zor. Hayatın içindeki bütün bu süreç zor, üzücü ve çok yıkıcı. Çıkmazların arasında gidip geliyor. Genel olarak onun bütün bu taşıdığı şey tüm film boyunca da devam ediyor, üstünde kalıyor." ifadelerini kullandı.
Hikayeyi içselleştirdikten sonra karakter üzerinde derinleşmenin zor olmadığına değinen Namak, "Sürekli o anda kalmak, o anı yaratmak, o anın içinden çıkmamak, rüya ile yolculuk yorucu. 'Zor' demeyeyim ama yorucu bir şey. Onu hissettiğinizde zaten gerçekten bir acı olarak da kalıyor. Oynaması ve çıkartması çok keyifli tabii ki ama dediğim gibi, bir yükü var." dedi.
"Oynadığım tüm rollerle taban tabana zıt"Namak, rolün kendisini her şeyiyle çektiğini kaydederek, sözlerine şöyle devam etti:
"Neredeyse 13 yıldır hemen hemen sadece kara komedi, müzikal ya da komedi oyunlarında oynuyorum. O yüzden dramı çok özlemiştim, istiyordum. O anlamda çok mutluyum. Diğer oynadığım tüm rollerle taban tabana zıt. Çoğu açık biçim ya da hayatın içinde çok keyifli karakterler. Şu an çok özlediğim ve çok uzak kaldığım bir alanda çalışıyorum. Çekimler inanılmaz iyi geçti. Ekip inanılmaz iyi. Ben bu konularda biraz şanslıyım. Bugüne kadar hep öyle geldi. Hala da devam ettiğine inanıyorum. Çünkü herkes alanında çok profesyonel. Bir de buranın atmosferi o kadar güzel ki ne tarafına gidersek gidelim doğanın bir tarafından tutunmuş oluyoruz. Hep bir huzur var. Ben İstanbul'dan geldim ve İznik'in havası bile çok farklı, inanılmaz keyifli. Gerçekten rüya gibi geçiyor."
Filmin, izleyicinin kalbine dokunmasını istediğini aktaran Namak, "Filmin tamamı mutlaka buraya ulaşmalı. Bunun yanında, empati kurmak, daha çok anlamak ve tanık olmak var. Tanıklık edecekler. Çoğu kişi kendisinden bir şeyler bulacak. O yüzden ben en önemli noktanın samimiyet ve kalbe dokunmak olduğunu düşünüyorum. Zaten bu serüven içinde izlerken kendileri yolculuk etmiş olacak." diye konuştu.
Üveys Muhammet Kaya, Nurten Palabıyık ve Zeynep Küçükvardar'ın da rol aldığı filmin, yapımcısından uygulayıcı yapımcısına, sanat yönetmeninden yardımcı yönetmenine kadar tüm kilit pozisyonlarda kadınlar görev aldı. Filmdeki çocuk oyuncuların tamamı ise İznik ilçesinden seçildi.
Görüntü yönetmenliğini Kürşat Üresin'in yaptığı filmin yapımcılığını Hilal Film ile Mona Film üstlendi. Filmin sponsorları arasında İznik Belediyesi de yer aldı.
Muhabir: Ahmet Esad Şani,Ömer Mirza Şeker